TİSK Başkanı Kudret Önen’e AA’dan gelen sorular ve cevapları

1)TİSK’in 2019’da geçerli olacak asgari ücret ile ilgili önerisi nedir ? Bu önerimizi hangi unsurlarla gerekçelendirirsiniz?

Herşeyden önce belirtmek isterimki; asgari ücret ile geçim ücretini karıştırılarak kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Asgari ücret çalışanlara ödenebilecek alt limiti tarif eder ve asgari ücret tespit ediliş şekli Anayasamızda yer almaktadır.

Asgari ücretin hedef enflasyon ile birlikte ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu, hedef yatırımlar, verimlilik, işsizlik ve enflasyon ile mücadele hedeflerinin dikkate alınarak tespit edilmesini öneriyoruz. Bu önerimiz, hükümetin enflasyonla mücadele programına destek veren bir tekliftir. Buna ek olarak 2016 yılında başlayan asgari ücret için işverene 100 TL’lik desteğin güncellenerek, 150 TL olarak 2019’da da devam etmesi bizler için çok önemlidir.

Bu teklifimizin gerekçelerine gelince; ülkemizde fiyatlama davranışlarının Yeni Ekonomik Program’da belirtildiği gibi hedef enflasyon oranında yapılmasının enflasyon ile mücadelede bir tutarlılık göstergesidir. İşverenler olarak hedefimiz; rekabet kurallarının hızla sertleştiği dünyada, ülkemizin değişime ayak uydurmasını ve küresel yarışta verimliliğini artırarak rekabet gücünü korumasını sağlamaktır. 2019 yılı için belirlenecek asgari ücret de bu hedefin önemli bir parçasıdır. Asgari ücretin belirlenmesinde ülkenin ekonomik durumu, işletmelere olan etkisi ve ülkemizin rekabet gücü dikkate alınmalıdır. Ayrıca mevcut çalışanların yanı sıra iş aramakta olan işsizlerimizin de dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Hükümetimiz tarafından asgari ücret için işverene 100 TL’lik destek Ekim ayı itibarıyla durdurulmuştur. Sadece bu desteğin durdurulması bile asgari ücretlinin istihdam maliyetinin yüzde 5 yükseltmektedir. Diğer bir deyişle, asgari ücrette değişiklik olmamasına rağmen Ekim ayından itibaren kesilen destek ile birlikte istihdam maliyeti % 5 yükselmiştir.

Bilindiği gibi, 2016 yılında asgari ücrette yapılan yüzde 30 oranındaki artışın son üç yıldaki kümülatif etkisi yaklaşık yüzde 69 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönem için TÜFE oranında yaklaşık yüzde 50 artış yaşanmıştır.

2) İşverenleri ilgilendiren asgari ücret desteği, işsizlik sigortasının işveren payı ve asgari geçim indirimi gibi konularda hükümetten talepleriniz nedir?

2016 yılında başlayan ve 2018 yılı ekim ayına kadar asgari ücret için işverene sağlanan 100 TL’lik desteğin güncellenerek 150 TL olarak 2019’da da devam etmesi bizlerin en önemli talebidir. 2019 Ekonomik hedeflerimizi tutturmada işverenin bu desteğe kesin ihtiyacı vardır.

Bizler için çok önemli olan bu desteğin haricinde TİSK olarak, ülkemizin rekabet gücünü desteklemek, ihracatta yaşanan ivmenin devam etmesi adına, alınması gereken diğer önlemler olarak yüzde 2 olan İşsizlik Sigortası İşveren Payı’nın 2019 yılı için alınmamasını, SGK İşveren Desteğinin yüzde 5’ten yüzde 6’ya yükseltilmesini ve bu oranın toplu iş sözleşmeli yerlerde % 7 olarak uygulanmasını talep ediyoruz. Bunların yanı sıra ücretlerde vergi dilimleri ve kesinti oranlarının tekrar gözden geçirilmesini öneriyoruz.

3) – Çeşitli kurum ve kuruluşların yeni yılda geçerli olacak asgari ücretin 2 bin liranın üzerinde olması yönünde görüşleri oldu, bu talepleri nasıl değerlendirirsiniz?

Bu tür taleplerin yeni ekonomik program içinde yer alan, enflasyon ve işsizlik ile mücadele ve diğer hedeflere uygun olmadığını düşünüyoruz. Ülkemizin rekabet gücünü olumsuz etkileyeceğini, istihdamın sürdürülebilirliği ve yeni iş alanlarının açılması açısından da destekleyici bulmuyoruz.