ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU İLK TOPLANTISI ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI’NDA YAPILDI.

ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU İLK TOPLANTISI ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI’NDA YAPILDI.
ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU İLK TOPLANTISI ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI’NDA YAPILDI.

2018 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmaları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu’nun başkanlığında 01 Aralık 2017 tarihinde başladı.

Komisyonda, işveren tarafı sözcülüğünü Akansel Koç yaparken, İşçi tarafının sözcülüğünü Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat yaptı.

Toplantıda ayrıca, TİSK Asgari Ücret Komisyonu Üyeleri Türkiye Tekstil Sanayii İşveren Sendikası Genel Sekreteri Av. Başar Ay ve Çimento Endüstrisi İşverenleri Genel Sekreteri Dr. Serdar Şardan  hazır bulundu.

Bakan Sarıeroğlu konuşmasında:

  • Hükümet olarak görevlerinin işçi ve işveren tarafından meseleye bakarak en doğru sonucun hayata geçirilmesinde garantör olmak olduğunu,
  • İşçilerin hak kaybına uğramamalarını sağlarken, işverenlerimizin de piyasa koşulları karşısında rekabet edebilirliklerini teminat altına almak gerektiğini,
  • İşçi ve işverenlerden fedakârlık beklediklerini,
  • Asgari ücretin belirlenmesinde hükümetin popülist bir tavır ve tutum içerisinde olmadığını ve bundan sonra da olmayacağını,
  • Asgari ücretteki değişimin beraberinde birçok faktörü etkilediğini; dolaylı olarak genel ücret seviyesini, istihdamı, üretim ve tüketim dengesini ve yatırım rekabetini yani bir bütün olarak ülke ekonomisini etkilediğini belirtti.

 

TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç İşverenleri temsilen yaptığı konuşmada:

  • Asgari ücretin ülkenin ekonomik durumu ve bu durumun işletmeler üzerindeki etkisi gözetilmeksizin, sadece geçim şartları temelinde tartışılmasını doğru bulmadıklarını,
  • Rekabet gücümüzün yatırımların belirleyicisi olduğunu, üretim ve ihracatın kapısının ancak yatırımla açılacağını ve istihdamın da bu şekilde artacağını,
  • Son 2 yıllık birikimli asgari ücret zammının % 48 olarak gerçekleştiğini yine bu dönemde asgari ücretteki artışın enflasyon oranının neredeyse 3 katına ulaştığını,
  • Asgari ücrete Hükümetimizin iki yıldır verdiği desteğin kesilmesi halinde, biz Komisyon olarak herhangi bir karar almasak bile, mevcut asgari ücretin maliyetinin işverenlerimiz için yaklaşık %6 oranında artacağını,
  • İşçilerimiz kadar işsizlerimizi de düşünmenin ortak sorumluluğumuz olduğunu,
  • Hükümet, işveren ve işçi ilişkilerindeki uyum, çalışma barışının ve ekonomik gelişmelerin belirleyicilerinden biri olduğunu ve bu uyumun siyaset üstü olduğunu belirtti.

Bu düşünceler doğrultusunda İşveren tarafı olarak TİSK:

  • 2018 yılı asgari ücret desteğinin sürdürülmesini ve toplu iş sözleşmeli iş yerlerinde uygulanan desteğin kapsamının genişletilmesini,
  • İşsizlik sigortası işveren payının 2018 yılında alınmamasını,
  • 2018 yılı asgari ücretinin altışar aylık dönemler itibariyle belirlenmesini,
  • Artış oranının belirlenmesinde enflasyon verileri dışında, verimlilik artışı, işsizlik oranları, küresel ekonomik ve siyasi gelişmeler, ekonomik riskler ve rekabet gücü gibi belirleyici diğer değişkenlerin de dikkate alınmasını talep etti.

TÜRK-İŞ Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat işçileri temsilen yaptığı konuşmada:

  • Anayasa’da yer alan “geçim şartları” yaklaşımına uyulmasını,
  • İşçinin ailesi ile birlikte günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak, insanlık onuruyla bağdaşacak bir tutar olması gerektiğini,
  • Perakende fiyatlar kullanılarak hesaplanan net harcama tutarının, işçinin eline net geçecek biçimde düzenlenmesini,
  • Asgari ücretin, işçilerin arasında nitelik, kıdem, işin mahiyeti gibi ekonomik amaçlı değerlendirmelerin tümünden bağımsız olarak ele alınmalı, ekonomik ölçülerin ötesinde sosyal bir ücret olarak kabul edilmesini,
  • İşçinin satın alma gücünün ileriye dönük olarak korunabilmesi için gerekli bir iyileştirmenin ayrıca ilave edilmesini,
  • Asgari ücret belirlenirken net olarak belirlenmesini, gelir dağılımında adaleti sağlamaya yönelik olarak ayrıca refahtan pay verilmesini,
  • Ücretlerde adaleti sağlamak açısından, en düşük devlet memuru maaşının da dikkate alınması gibi taleplerde bulundu.