KALİFİYE İŞGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİNDE EĞİTİM KURUMU-İŞLETME İŞBİRLİĞİ:
TÜRKİYE UYGULAMASI
Doç. Dr. Ayten ULUSOY
G.Ü. Mesleki Eğitim Fakültesi
Hızlı teknolojik gelişmeler iletişim ve ulaştırmanın kolaylaşması uluslar
arası düzeyde rekabeti büyük oranda arttırmış bulunmaktadır. Kaliteli işgücü,
uluslar arası yarışta en önemli unsur haline gelmiştir. Teknoloji iletişim
ve küreselleşmede yaşanan hızlı değişiklikler ve yenilikler tüm ülkelerde
insan kaynaklarında aranılan nitelikleri de etkilemektedir.
21. yüzyılda tüm çalışanların teknolojiyi anlayabilecek kadar temel
becerilere sahip olmaları, ekip halinde çalışabilmeleri, değişikliklere
kolayca uyum sağlayabilmeleri, karar verme ve problem çözebilmeleri, yazılı
ve sözlü iletişim kurabilmeleri, kaliteli ürün ve hizmet üretiminde sorumluluk
alabilmeleri beklenmektedir. Bu tür yeterlikleri eğitim kurumlarının tek
başına geliştirmeleri mümkün görülmemektedir.
Okulların hem deneyimlerinin hem de kapasitelerinin bu yeterlikleri
geliştirmeye yeterli olmadığı kanısı yaygındır. Genç ve yetişkinlerin 21.
yüzyılda sahip olmaları gerekli yeterlikler ancak okullarla-işletmelerin
işbirliği yapmaları ile gerçekleşebilir. Okul-İşletme işbirliğini gerektiren
bir başka önemli nokta ise, öğrencilerin sınıfta öğrendiği kavramları günlük
ve iş yaşamında kullanabilmesi için öğrenilen kavramlar ile bu kavramların
kullanılacağı ortamlar arasında ilişki kurulması gerekliliğidir. Başka
bir deyişle öğrenci yeni bilgileri bildiği ve koşullarını anladığı bir
çevre ile ilişki kurarak öğrenmektedir. Bu bakımdan öğrenme ortamı sınıf,
laboratuar ve işletmeyi içerecek biçimde kapsamlı olarak ele alınmalıdır.
Ülkemizde son otuz yıllık uğraşılar okul ile iş hayatı arısındaki etkileşimi
geliştirmeye yöneliktir. 3308 Sayılı Yasa bu uğraşların somut ürünüdür.
Bu yasa ile okul-işletme işbirliği yasal bir tabana oturmuştur.
Meslek Liselerinin işletmelerle işbirliği yapmalarını zorunlu kılan
bir gelişme de üretimde önemli bir yeri olan özel makine ve cihazların
okullara alınmaları güçleşmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bazı makine
ve cihazlar çok pahalı olup, çok kısa zamanda değerini yitirmektedir. Ayrıca
bu makine cihazları okullarda kullanacak elemanlar yetersizdir. Bu durum
okul-işletme işbirliğini zorunlu hale getirmektedir.
3308 SAYILI MESLEKÎ EĞİTİM KANUNU
19.6.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3308 Sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi
Kanunu ile çıraklık ve meslek eğitimin günümüz şartlarına göre bir
sistem bütünlüğü içinde düzenlenmesi amaçlanmıştır.
3308 sayılı Kanun; çıraklık, örgün ve yaygın mesleki ve teknik öğretim
kurumlarında işgücünün mesleki eğitimi için üç temel yaklaşımı benimsemiştir.
Bu yaklaşımlar şunlardır:
· Çıraklık eğitimi (İkili eğitim sistemi)
· Tam ve yarı zamanlı okul sistemi
· Yaygın Meslek Eğitimi (Meslek Kursları)
3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitim Kanunu’nun adı 10.07.2001 tarihinde
yürürlüğe giren ve bu Kanunun bazı maddelerini değiştiren 4702 sayılı Kanun
ile Meslekî Eğitim Kanunu olarak değiştirilmiştir.
3308 SAYILI MESLEKÎ EĞİTİM KANUNU İLE ÖNGÖRÜLEN
SİSTEMİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER
Kanunun amaçlarını şu şekilde özetlemek mümkündür:
1. Zorunlu eğitimden sonra çeşitli sebeplerle eğitime devam
etmeyen veya eğitimin çeşitli kademelerinden ayrılan gençlere düzenli ÇIRAKLIK
EĞİTİMİ ile mesleki eğitim vermek,
2. Çıraklık eğitimi veya meslek liselerine devam etme imkanı bulamamış,
istihdam için gerekli temel yeterliklere sahip olmayan genç ve yetişkinlere
meslek kursları yoluyla istihdama hazırlamak,
3. Çalışan insan gücünün iş verimini yükseltmek ve yeni teknolojilere
uyumunu sağlamak amacıyla GELİŞTİRME VE UYUM KURSLARI açmak,
4. İş hayatının mesleki eğitimi planlama, geliştirme ve değerlendirme
süreçlerine katılımını sağlamak,
5. Mesleki eğitim hizmetlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması
için yeni finansman kaynakları sağlamak,
6. Araştırmalarla mesleki eğitimi sürekli destekleyip gelişmesine yardımcı
olmak,
7. Meslek Lisesi öğrencilerinin beceri eğitimi, işletmelerde gerçek
iş ortamında yapılmasına imkan vermek,
Kısacası bu kanunun amacı; çırak, kalfa ve ustaların eğitimi ile okullarda
ve işletmelerde yapılacak mesleki eğitime ilişkin esasları düzenlemektir.
3308 SAYILI MESLEKÎ EĞİTİM KANUNU’NUN SAĞLADIĞI
FAYDALAR
Devlete Sağladığı Bazı Faydalar
-
Çıraklık eğitimi sistemi ile hızlı bir endüstrileşme süreci içerisinde
bulunan ülkemizde, ihtiyaç duyulan nitelikli insan gücünün ekonomik ve
etkin bir şekilde karşılanmasına önemli katkı sağlaması.
Öğrencilere Sağladığı Bazı Faydalar
-
Çıraklar ve meslek lisesi öğrencileri sosyal güvenlik şemsiyesi altına
alınmakla iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigorta primleri devlet
tarafından karşılanması.
-
İşyerlerinden asgari ücretin %30’undan aşağı olmamak kaydıyla ücret almaları.
-
Örgün, yaygın ve çıraklık eğitimi arasında yatay ve dikey geçişlerle denklik
sağlanması ve Bakanlıkça hazırlanan telafi eğitim programlarına katılan
ve başarılı olan kalfa, usta ve genel lise mezunlarına meslek lisesi diploması
verilmesi.
İşverene sağladığı bazı faydalar
-
Endüstrinin ihtiyacı olan nitelikli insan gücünü beceri eğitimi ile işletmelerin
gerçek etkileşim ortamında yetiştirilmesi,
-
İşletmelerin eğitimine katılmasını sağlayarak okullarla bütünleştirme,
okul ve işletmeler arasında teknoloji akışını hızlandırılması,
-
Öğrencinin işgücü katılımı ile üretimin artırılması,
-
İşyerinde çalışan ve eğitime alınan çırakların sigorta primlerinin devlet
tarafından ödenmesi sonucu işverenlerin maddi yükünü azaltması,
-
Teorik meslek eğitimi gören çıraklar işyerine daha faydalı olmakla, yapılan
üretimin kalitesinin yükseltilmesine ve iş veriminin artmasına katkı sağlaması,
-
Eğitime bir sözleşme ile başlanmak suretiyle, aday çırak ve çırakların
gelişigüzel işyeri değiştirmelerinin önlenmesi ve iş hayatına çalışma disiplini
getirilmesi,
-
İşyeri açmanın belli kurallara bağlanması sonucu gelişigüzel işyeri
açılmasının önlenmesi.
MESLEK DALLARININ ÇIRAKLIK EĞİTİMİ UYGULAMA KAPSAMINA
ALINMASI
İl ve meslek dallarının çıraklık eğitimi uygulama kapsamına alınması
Çıraklık Eğitim yönetmeliği çerçevesinde yapılmaktadır. Kapsama alınacak
meslek alan/dalları, il mesleki eğitim kurulunun görüşü doğrultusunda bakanlığa
teklif edilir.
Bu teklif bakanlıkça incelenir, kapsama alınacak meslek alan/dalları
Mesleki eğitim kuruluna sunulur. Kurulca da kanun kapsamına alınmasına
karar verilen il ve meslekler resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer.
Halen ülkemizdeki bütün iller 110 meslek dalında çıraklık
eğitimi uygulama kapsamına alınmıştır. İllerde kapsamda bulunan meslek
dallarına yenilerin eklenmesi Mesleki Eğitim Kurulu’nun kararı ile
olmaktadır
ÇIRAKLARIN EĞİTİMİ
14 Yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış, en az İlköğretim okulu
mezunu olan, bünyesi ve sağlığı gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya
uygun olanlar çıraklık eğitimine alınırlar. Yaşları 19’u geçmiş olanlardan
daha önce çıraklık eğitiminden geçmemiş olanlar da yaşlarına ve seviyelerine
uygun olarak düzenlenecek mesleki eğitim programlarına göre çıraklık eğitimi
programına alınabilir.
507 Sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanununa tabi işyerlerinde çalışan
çırak yaşındaki gençlerin çıraklık eğitimi uygulama kapsamına alınmış il
ve meslek dallarında çalışan gençlerin çıraklık eğitimi görmesi zorunludur.
Bu eğitim çıraklık sisteminin özünü oluşturmaktadır. Çırakların devam
ettiği eğitim süresi mesleklerin özelliği dikkate alınarak 2-4 yıl arasında
belirlenmektedir için.(Lise ve daha üst seviyede bir okuldan mezun olup
çıraklık eğitimine devam edenlerde bu süre yarıya kadar kısaltılabilir.)
Bu eğitim kalfalık sınavının verilmesiyle son bulmaktadır. Çıraklık eğitim
süresince çıraklar haftada (5) gün işyerine pratik eğitim için; (1) günde
(8 saatten az olmayan) teorik eğitim görmek üzere mesleki eğitim merkezlerine
devam ederler. Çıraklık döneminde uygulanan haftalık ders dağıtımı mesleklere
göre farklılık göstermektedir. Çıraklık eğitiminde Genel bilgi Dersleri
bütün meslek dallarında ortak uygulanmaktadır.
ÇIRAKLIK SÖZLEŞMESİ
Çırak ile onu eğitmek amacıyla işe alan işyeri sahibi, okul müdürü ve
öğrenci velisi tarafından imzalanan işyerinin bağlı bulunduğu oda tarafından
onaylanan tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen sözleşmeye
“Çıraklık Sözleşmesi” denmektedir.Çırağın kaydı sırasında düzenlenir.
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 15.maddesi gereğince, bir işyerinde
aday çırak ve çırakların pratik eğitimini yürütmek için usta öğretici bulundurulması
şarttır.
ÖĞRENCİLERİN SİGORTA İŞLEMLERİ
Aday çırak, ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere, sözleşmenin
yapılması ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun iş kazaları meslek
hastalıkları ile hastalık sigortaları hükümlerinin uygulanacağı, sigorta
primlerinin 1475 sayılı İş Kanunun 33.maddesi gereğince bunların yaşına
uygun asgari ücretin %50’si üzerinden Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine
konulan ödenekten karşılanacağı, 3308 sayılı Kanunun 25.maddesi ile hüküm
altına alınmıştır
Çırakların sigorta primleri Mesleki eğitim merkezi müdürlüklerince
ödenir.
KALFALARIN EĞİTİMİ (USTALIK EĞİTİM KURSLARI)
Kalfalık yeterliğini kazanmış olanların, mesleki yönden gelişmelerini
ve bağımsız işyeri açabilmelerini sağlamak için, gerekli yeterlikleri kazandırmak
amacıyla, Bakanlıkça ustalık eğitimi kursları düzenlenir. Bu kurslarda
okutulacak derslerin kapsam ve süreleri Mesleki Eğitim Kurulunun görüşü
alınarak Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenmektedir.
Ustalık eğitimi kurslarına kayıt yaptıracaklardan:
1. Milli Eğitim Bakanlığı’nca verilmiş kalfalık belgesi bulunmak
veya meslek lisesi mezunu olmak,
2. Bir işyerinde kendi mesleğinde çalışıyor olmak, şartları aranır.
3. Eğitime devam eden,(3)yıl kendi mesleğinde çalışan kalfalar
eğitim sonunda ustalık sınavına girerler, sınavı başaranlara ustalık
belgesi veriliri .meslek lisesi mezunları doğrudan ustalık sınavına girebildikleri
gibi ,ustalık eğitimine de devam edebilirler.
USTALARIN EĞİTİMİ (USTA ÖĞRETİCİ KURSLARI)
İşyerinde, sanatını çıraklara öğretmekle görevli ustaların katıldığı
eğitimdir. Bu eğitimi görmeyen işyeri sahibi veya ustaların yanlarında
veya işyerlerinde çırak çalıştırmaları mümkün bulunmamaktadır. Bu eğitimle
çırak yetiştirme sorumluluğunu üstlenen ustaların sanatını başkasına iyi
bir şekilde öğretme method ve tekniklerini öğrenmelerini hedeflenmektedir.
Bu amaçla hazırlanmış bulunan “İş Pedagojisi Kurs Programı” 40 saat sürelidir.
MESLEK KURSLARI
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 37.maddesi gereğince Bakanlığımız,
örgün eğitim sisteminden ayrılmış, istihdam için gerekli yeterliliklere
sahip olmayan kişileri, iş hayatında istihdam imkanı olan görevlere hazırlamak
amacıyla meslek kursları düzenlemektedir.Kursiyerler işyerindeki eğitim
sırasında iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı devletçe sigorta
edilmektedir. Aldıkları eğitim değerlendirilerek, kalfalık sınavlarına
katılabilmektedirler
ÇIRAKLIK EĞİTİMİ UYGULAMA KAPSAMINDAKİ MESLEKLERDE
İŞYERİ AÇMA
3308 sayılı yasa gereğince çıraklık eğitimi uygulama kapsamındaki meslek
dallarında işyeri açacakların Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenmiş ustalık
belgesine sahip olması ya da bu belgeye sahip olanları işyerinde çalıştırması
gerekmektedir.
MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN İŞLETMELERDE MESLEK
EĞİTİMİ
3308 sayılı yasa gereğince yirmi ve daha fazla personel çalıştıran işletmeler,
çalıştırdıkları personel sayısının yüzde beşinden az, yüzde onundan fazla
olmamak üzere mesleki ve teknik eğitim okul ve kurum öğrencilerine, beceri
eğitimi yaptırır. Meslek lisesi öğrencileri Alt yapı uygunsa 10. sınıftan
başlamak üzere haftada üç gün işletmede, iki gün okulda mesleki eğitim
görmektedirler.
Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Liselerinde 3308 Sayılı Kanun hükümlerine
göre gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri turizm mevsimi ile paralel olarak
sürdürülmektedir. Bu okullarda öğrenim gören öğrenciler her yıl Ekim-Mart
ayları arasında teorik ve uygulamalı eğitimlerini okulda; Nisan-Eylül ayları
arasında uygulamalı (beceri) eğitimlerini bu alanda faaliyet gösteren otellerde
veya diğer turistik tesislerde yapmaktadırlar.
Okul tarafından belirlenen işletmelerin seçiminde, belirlenen mesleki
eğitim programını uygulayabilecek fiziki olanakların, yeni teknolojiyi
içeren makine takım ve cihazların eğitim formasyonu almış eğitici personelin
bulunması v.b. gibi ölçütler aranmaktadır. İlgili yasaya göre Lise 2. ve
3. sınıf öğrencilerinden kabul edilebilir bir not ortalamasına sahip öğrencilerden
istekli olanlar (ya da tüm öğrenciler) seçilerek, okul tarafından koordinatör
öğretmenler vasıtasıyla işletmelere yerleştirilirler. Yerleştirme sırasında
işletme ile bir anlaşma yapılır. Bu anlaşmayı Okul Müdürü, İşveren, Öğrenci
ve Veli taraf olarak imzalarlar. Ayrıca İşletme ile Okul arasında bir sözleşme
yapılır. Bu sözleşmeye göre öğrenciye, yaşlarına uygun olarak işveren tarafından
o yıl belirlenmiş olan asgari ücretin %30’undan az olmamak koşulu ile ücret
ödenir. Ayrıca öğrenciler okul tarafından sigorta işlemleri gerçekleştirilerek
Sosyal Sigortalar Kurumuna sigorta primleri ödenir. Sigortalanan öğrencinin
böylece iş kazaları ve meslek hastalıkları ile ilgili sigortalı olma haklarından
yararlanması sağlanmaktadır.
İşletmeye yerleştirilen öğrencinin eğitiminden işletme tarafından görevlendirilen
eğitici personel (Usta Öğretici) sorumludur. Okul tarafından görevlendirilen
koordinatör öğretmenler tarafından işletmelerde öğrencilerin eğitim etkinlikleri
izlenmekte, karşılaştıkları sorunların çözümünde rehberlik yapılmaktadır.
Usta öğreticiler öğrencilerin devam durumunu izleyerek, koordinatör öğretmene
bilgi vermektedirler. Devamsız öğrencilerin durumları hakkında okul yönetimi
ve veliye koordinatör öğretmen tarafından bilgi verilmektedir. Devam koşulları
ilgili yönetmelikte belirlenmiştir. Buna göre öğrencilere tatil aylarında
bir ay ücretli izin verilmektedir. Ayrıca mazeretleri kabul edilenlere
okul müdürlüğünün görüşü alınarak mazeret izni de verilmektedir.
İşletmelerde beceri eğitimi gören öğrencilerin başarısı usta öğretici
tarafından değerlendirme formları yardımıyla değerlendirilir. Öğrencilerin
mesleki gelişimleri gelişim tabloları ile değerlendirilerek ve dönem sonunda
yapılan beceri eğitimi sınav sonuçları ile birlikte okul yönetimine bildirilir.
Okul tarafından beceri eğitimi ile ilgili eksiklerin tamamlanabilmesi için
telafi eğitimi programı hazırlanarak dönem sonunda okulda telafi eğitimi
yapılmaktadır. Böylece öğrencilerin meslek alanı ile ilgili bilgi, beceri,
tavır tutum ve iş alışkanlıklarına sahip olarak mezun olmaları amaçlanmaktadır.
Bugüne kadar okul-işletme işbirliği kapsamında ilgili genel müdürlükler
uyguladıkları çeşitli projeler ve protokoller çerçevesinde okulların bulundukları
çevrenin eğitim ihtiyaçlarına uygun ve mezunların istihdam edilmesini
sağlayan çalışmalar yapmaktadırlar.
Okul Sanayi Ortaklaşa Eğitimi Projesi (OSANOR), Türk Alman Mesleki Eğitim
Merkezi (TAMEM), Mesleki ve Teknik Eğitimi Geliştirme Projesi (METGE) gibi
projelere katılan okullar, yörenin eğitim ihtiyacını belirleme, ihtiyaçları
karşılayacak şekilde eğitim programlarını uyarlama, yeni programları yürütebilecek
şekilde öğretmenlerin hizmetiçi eğitimlerini planlama ve yürütme, öğretim
materyali hazırlama, yerel düzeyde parasal kaynak oluşturma sorumluluklarını
belirli bir başarı ile proje süresince yerine getirmişlerdir. Ancak bu
tür girişimler sistemin bütününe mal edilememiştir (METE-2000).
MESLEKÎ EĞİTİM KURULLARI
A- Meslekî Eğitim Kurulu
3308 sayılı Yasaya göre mesleki ve teknik eğitim programlarının uygulandığı
her tür ve derecedeki örgün, yaygın ve çıraklık eğitimi, mesleki ve teknik
eğitim okul ve kurumları ile işletmelerde yapılacak mesleki eğitimin; planlanması,
geliştirilmesi ve değerlendirilmesi konularında kararlar almak ve Bakanlığa
görüş bildirmek üzere, Mesleki Eğitim Kurulu kurulmaktadır. Bu kurulun
kararları Bakanlık ve ilgili meslek kuruluşlarınca yürütülür.
Kurulun başkanı M.E.B. Müsteşarıdır. İlgili Bakanlıklar, Sektörler,
Kurum ve Kuruluşlar, İşçi ve İşveren Kuruluşları temsilcileri bu kurulun
üyesidirler.
B- İl Meslekî Eğitim Kurulu
Bu Kanun kapsamında mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları ile işletmelerde
yapılacak mesleki eğitimin planlanması, geliştirilmesi, değerlendirilmesi
konularında karar almak ve valiliğe görüş ve tavsiyelerde bulunmak üzere
illerde il mesleki eğitim kurulu kurulmaktadır.
İl Mesleki Eğitim Kurulunun başkanı il milli eğitim müdürüdür.
İlgili bakanlıkların il düzeyindeki temsilcileri, ilgili sektörlerin işçi
ve işveren kuruluşlarının il düzeyindeki temsilcileri bu kurulun üyesidirler.
Mesleki ve teknik öğretim kurumlarının uyguladığı bazı proje çalışmalarında
meslek ve okul düzeyinde de okul–işletme işbirliğini geliştirmek için danışma
kurulları oluşturulmuştur. Okul danışma kurulu çevrenin ihtiyaç ve sorunlarına
yönelik olarak faaliyetler yaparak, il mesleki eğitim kurulu ile işbirliği
yapar. Meslek danışma kurulu ise çeşitli meslek alanlarını geliştirmek
üzere oluşturulmaktadır. Bu kurullar mesleğin eğitim standartlarını yükseltmek
üzere okulun diğer okullar ve işletmelerle işbirliği halinde çalışmasını
amaçlar. Bu kurulu eğitim ihtiyacını ve okutulacak içeriği belirleme, öğretmen
ve öğrencilere teknik yardım ve hizmet etme faaliyetlerini sürdürür. Kurulun
görev alanına giren konularda yeterli hizmeti verebilmesi için işçi ve
işveren gruplarını temsil eden üyelerin meslek alanında yüksek düzeyde
beceriye sahip işçi, usta, formen gibi elemanlar arasından seçilmelidir.
3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitim Kanunu’nun adı 10.07.2001 tarihinde
yürürlüğe giren ve bu Kanunun bazı maddelerini değiştiren 4702 sayılı Kanun
ile Mesleki Eğitim Kanunu olarak değiştirilmiştir.
4702 SAYILI YASANIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER
1. Meslekî ve teknik eğitim bölgelerinin kurulması
Mevcut kaynakları daha etkili ve verimli kullanarak, çağdaş bilim ve
teknolojideki değişme ve gelişmelere uygun olarak ekonominin gereksinim
duyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla bir veya
daha fazla meslek yüksekokulu ile meslekî ve teknik orta öğretim kurumlarının,
öğretim programları bütünlüğü ve devamlılığı içinde ilişkilendirildiği,
her ilde bir Meslekî ve Teknik Eğitim Bölgesi kurulması Milli Eğitim Bakanlığı
ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı işbirliği ile oluşturulmuştur.
2. İş yeri açabilmek ve istihdam edilebilmek için meslekî eğitim
alma zorunluluğu
3308 sayılı Kanun kapsamına alınan il ve mesleklerde, üretim ve hizmet
sektöründe verimliliği ve kaliteyi artırmak, meslekî eğitimi özendirmek,
tüketiciyi korumak için; iş yeri açacakların ve iş yerinde istihdam edileceklerin
yapacağı işe uygun meslekî eğitim almış olmaları zorunluluğu getirilmiştir.
3. Halen çalışanların çalıştıkları işe uygun meslekî eğitim almaları
Kanun kapsamında olan il ve mesleklerde faaliyet gösteren iş yerlerinde
çalışanlar; durumlarına uygun belgelendirme yapılması veya çalıştıkları
işe uygun meslekî eğitim almaları için işverence meslekî ve teknik eğitim
okul ve kurumlarına yönlendirilecektir.
4. Çalışanların meslekî yeterliliklerinin değerlendirilmesi.
Halen çalışanlardan yaptıkları işe uygun eğitim aldığını gösterir belgesi
bulunmayanların, bilgi ve becerilerini ölçmek, ülke genelinde aynı alanda
birlikteliği ve standardı sağlamak için Meslekî Eğitim Kurulu'nca uzmanlardan
oluşan ihtisas komisyonları kurulacaktır.
Bu komisyonlar, çalışanların çalıştıkları işe uygun;
· meslekî yeterliliklerini ölçecek yöntem ve araçları,
· bilgi ve becerileri yeterli görülenlere verilecek belgeyi,
· bilgi ve becerileri yeterli görülmeyenler için uygulanacak eğitim
programlarının tür ve seviyelerini, belirleyerek hazırlayacakları raporu
Meslekî Eğitim Kurulu'na sunacaklardır.
5. İllerde meslekî eğitim-istihdam gereksiniminin belirlenmesi
İllerde eğitim-istihdam dengesinin sağlanabilmesi için, işverenler hangi
alanlarda, hangi tür ve seviyede meslekî eğitim almış olanları istihdam
edeceklerini ve mevcut personelin eğitim gereksinimini sayısal olarak Türkiye
İş Kurumu il müdürlüğüne bildirecek, bu kurum ile millî eğitim müdürlüğü
işbirliği yaparak, hangi okul ve kurumlarda ne tür eğitim programlarının
uygulanacağını belirleyeceklerdir.
6. Meslekî eğitim almamış olanların istihdama hazırlanması
İlköğretim mezunu, orta öğretimin her hangi bir kademesinden ayrılmış
veya mezun olup istihdam için gerekli niteliklere sahip olmayan kişileri
iş hayatında istihdam olanağı bulunan görevlere hazırlamak, ilgi alanlarına,
yeteneklerine ve sektörün gereksinim duyduğu niteliklere uygun olarak,
o mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarının kazandırılması
amacıyla meslekî ve teknik eğitim okul ve kurumlarında, gereksinim duyulması
halinde o bölgedeki kamu ve özel kurum ve kuruluşların olanaklarından da
yararlanılarak meslek kursları düzenlenecektir.
7. İşletmelerin eğitim birimi kurması
Meslekî ve teknik eğitimin işletme ile bütünlük sağlaması için on veya
daha fazla öğrenciye beceri eğitimi yaptıracak işletmeler, ilgili Yönetmeliğin
202-209'uncu maddeleri hükümlerine göre eğitim birimi kuracaklardır.Bu
eğitim birimlerinde çırak, kalfa ve ustalar ile meslekî ve teknik orta
öğretim kurumu öğrencilerinin işletmede meslekî eğitim çalışmaları yanında
işletmenin kendi personeli için zorunlu gördüğü eğitim uygulamaları gerçekleştirilecektir.
Bu çalışmalarda, meslekî ve teknik eğitim okul ve kurumlarıyla işbirliği
yapılacaktır.
8. İşletmelerin usta öğretici gereksinimini karşılamak üzere iş pedagojisi
kursları açılması
Çırak, kalfa ve öğrencilerin iş yerindeki eğitiminden sorumlu, meslekî
eğitim tekniklerini bilen ve uygulayan kişileri yetiştirmek üzere, ilgili
Yönetmeliğin 70'inci maddesi kapsamında meslekî ve teknik eğitim okul ve
kurumlarında iş pedagojisi kursu açılacaktır. İş yerleri ve işletmeler,
iş pedagojisi kursu almamış personelini yukarıda belirtilen eğitim çalışmalarında
görevlendiremeyeceklerdir. İşletmelerin iş pedagojisi eğitimi almış personel
gereksinimini karşılamak için iş pedagojisi kursları açılması konusunda
İl Millî Eğitim Müdürlükleri gerekli planlamayı ve eşgüdümü sağlayacaktır.
9. Kalfa, usta ve genel lise mezunlarının meslek lisesi diploması
alabilmesi
Çıraklık eğitimi sisteminden mesleği ile ilgili bilgi, beceri ve iş
alışkanlıklarını kazanarak kalfa veya usta unvanını alanlar ile genel lise
mezunlarının telafi eğitimi alarak meslek alanı diplomasına erişmelerine
olanak sağlanmıştır.
10. Meslek lisesi mezunlarının doğrudan ustalık sınavına girebilmeleri
Meslek lisesi mezunlarının ustalık sınavına girebilmeleri için mesleğinde
bir yıl çalışma şartı kaldırılarak doğrudan ustalık sınavına girebilmeleri,
ayrıca en az üç yıl süreli meslekî ve teknik eğitim okul ve kurumlarından
mezun olup iki yıllık bir yaygın meslekî ve teknik eğitim programından
belge alanlara doğrudan "ustalık belgesi" verilmesine olanak sağlanmıştır.Bunlara
"Ustalık Belgesi" verilmesi ile teknik lise mezunlarına ustalık belgesinin
yetki ve sorumluluklarını taşıyan, mesleklerinde bağımsız "İş Yeri Açma
Belgesi" düzenlenmesine ilişkin iş ve işlemler meslekî eğitim merkezleri
tarafından yürütülecektir.
11. Meslekî ve teknik eğitim merkezlerinin kurulması
Eğitim maliyetini azaltmak, kaynak savurganlığını önlemek ve eğitimin
niteliğini artırmak amacıyla meslekî ve teknik eğitim alanında orta öğretim
diploması, sertifika ve belge veren programları uygulayan; çok program,
tek yönetim ilkesine uygun olarak meslekî ve teknik eğitim merkezlerinin
(METEM) kurulmasına olanak sağlanmıştır.
“Meslekî ve Teknik Eğitim Merkezi (METEM)” adı ile tek yönetim altında
yeniden yapılandırılması çalışmaları başlatılmıştır. Bu kapsamda değerlendirilmeye
alınan 226 okul ve kurumun birleştirilerek 91 Meslekî ve Teknik Eğitim
Merkezi olarak yapılandırılması uygun bulunmuştur.
12. Vakıflarca meslek yüksekokulu açılması
Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak koşuluyla, bir üniversite veya
ileri teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın ekonominin gereksinim duyduğu
alanlarda yüksek nitelikli iş gücü yetiştirmek amacıyla meslek yüksekokulu
kurabileceklerdir. Kurulacak meslek yüksekokulu bünyesinde açılacak programlara,
Meslekî ve Teknik Eğitim bölgesinde gereksinim duyulması esas olacaktır.
13. Denetim
İşletmelerde yapılan meslekî eğitimin denetlenmesinde meslek kuruluşlarının
da katılımı sağlanmıştır. Bu amaçla, ilgili Yönetmeliğin 288'inci maddesine
göre denetleme komisyonu oluşturulmuştur.
İşletmelerde yapılan meslekî eğitim bu eğitimden sorumlu işletmelerin
bağlı olduğu oda veya birliklerin katılımı ile M.E.Bakanlığınca, çalışanların
meslekî eğitim alıp almadığı, iş ortamı, sosyal güvenlik, iş güvenliği
ve sağlık şartları bakımından ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca
denetlenecektir.
OKUL-İŞLETME İŞBİRLİĞİNDE MEVCUT DURUM
3308 sayılı Yasaya göre 2003-2004 Öğretim Yılında yaklaşık 150.000 öğrenci
işletmelerde beceri eğitimine katılmaktadır. İşletmelerle iş birliğinin
gelecek yıllarda daha da yoğunlaşacağı düşünülmektedir. Bu bakımdan mevcut
okul işletme iş birliğinin olumlu ve zayıf noktalarının incelenmesi büyük
önem taşımaktadır. Bu konuyla ilgili çeşitli araştırmalar yapılmıştır.
Araştırma bulguları birbirini destekler durumdadır. Aşağıda okul-işletme
işbirliğine ilişkin araştırma sonuçları görülmektedir.
-
İşletmelerin, yasal bir zorunluluk olmasa dahi, “İşletmenin iyi eğitilmiş
işçiye ihtiyacı olması” nedeni ile kaliteli iş gücünün yetiştirilmesinde
sorumluluk almaya hazır oldukları gözlenmektedir. 3308 sayılı yasaya göre
öğrenci alması zorunlu olmayan birçok işletme tesislerini meslek lisesi
öğrencilerine açmaktadır.
-
İşletmelerin büyük çoğunluğu öğrencileri lise ikinci sınıftan itibaren
kabul edebileceklerini söyleyerek mesleki eğitimde daha çok sorumluluk
almak istedikleri anlaşılmaktadır.
-
İşletmelerde yapılan beceri eğitimi genelde tüm taraflarca (öğrenci, öğretmen,
eğitici, usta, işveren) başarılı bulunmaktadır. Ancak geliştirilecek noktaların
varlığı kabul edilmektedir.
-
İşletmelerde öğrencilerin mesleki becerilerini geliştirmek için, işlerde
tekrara dayalı işlerden çok farklı işlerde çalışmaları gerekir. Bu amacın
tam olarak gerçekleşmediği birçok öğrencinin aynı tür işleri yaparak beceri
eğitimini tamamladığı anlaşılmaktadır.
-
Okul yöneticileri il çıraklık ve mesleki eğitimin kurallarının okul işletme
iş birliğine yönelik görevlerini etkin olarak yapamadıkları gözlenmektedir.
-
İşletmede beceri eğitimini yönlendiren mevzuat yeniden düzenlenmelidir.
İl ve okul-işletme düzeyindeki koordinasyon geliştirilmelidir (MEB.Cumhuriyet
Döneminde Eğitim II.1999).
OKUL-İŞLETME İŞBİRLİĞİNDE SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Başlıca sorunlar;
-
Okul-İşletme işbirliğinde eğitim ve iş hayatı ile ilgili kurumlar arasında
koordinasyon ve iletişim yetersizliği,
-
Çevrede bulunan ilgili tarafların meslek alanlarının işgücü ihtiyaçlarını
belirleme çalışmalarına yeterince katılamaması ve sorumlulukların yeterince
paylaşılamaması,
-
Okul ve işletmede sürdürülen eğitim programlarında bütünlük sağlanamaması
-
Bölgesel ve yerel özelliklere uygun programların geliştirilmesinde ihtiyaç
belirleme çalışmalarının yeterli düzeyde yapılamaması
-
Eğitim programlarının geliştirilmesinde ulusal ve uluslar arası standartların
esas alınmaması,
-
Mesleki teknik eğitimde uygulanan programların modüler yapıda olmayışı,
-
İşletmelerde beceri eğitimi uygulamalarında öğrencilere mesleki yeterliklerin
aynı düzeyde kazandırılamaması, işletmelerde öğrencilerin mesleki becerilerini
geliştirmek için daha çok tekrara dayalı işler üzerinde beceri eğitimini
sürdürmeleri,
-
Okul-İşletme işbirliğinin yürütülmesinde Yasanın öngördüğü koşulların sağlanamaması,
finansman kaynaklarının sınırlı olması ve fon kaynaklarının mesleki teknik
eğitim harcamalarında etkin kullanılamaması,Okul ile işletmenin eğitici
personel alış verişinin yeterli düzeyde olmaması,
-
Bina, tesis ve araç gereçlerin teknolojiye uygun biçimde ve yeterli sayıda
kullanıma sunulmaması,
-
3308 sayılı Yasada bazı hükümlerin ilgili taraflarca tam olarak anlaşılamaması
ve titizlikle uygulanmaması,
-
Eğitimde uygulanan merkeziyetçi sistemin okulların çevrelerindeki işgücü
ihtiyacını karşılamalarını yavaşlatması,
-
Okulda verilen kavramların günlük yaşamda ve iş hayatında kullanılamaması,
Öneriler;
-
Okul-İşletme işbirliğinde eğitim ve iş hayatı ile ilgili kurumlar arasında
etkili koordinasyon ve iletişimi sağlamak amacıyla ulusal, il ve okul düzeyindeki
kurulların çalışmalarının etkinleştirilmesi için gerekli önlemler alınmalıdır.
-
İş yaşamı ile ilgili kurumların meslek alanlarının işgücü ihtiyaçlarını
belirlenmesi çalışmalarına etkin katılımı ve sorumlulukları yeterince paylaşmalarına
ilişkin önlemler alınmalıdır.
-
Ulusal meslek standartlarına yönelik çalışmalar hızla tamamlanması için
gerekli önlemler alınmalıdır.
-
Okullarda uygulanan eğitim programlarının geliştirilmesinde bölgesel ve
yerel ihtiyaçların belirlenmesi ve programların iş hayatının ihtiyaçları
doğrultusunda modüler bir anlayışla geliştirilmesi benimsenmelidir. Eğitim
programlarının geliştirilmesinde ulusal ve uluslar arası standartlar esas
alınmalıdır.
-
MEB Merkez Örgütündeki bazı yetki ve sorumlulukların il ve okullara devredilmesi
sağlanmalıdır. Böylece okullar daha girişimci, yaratıcı ve karar alıcı
duruma getirilmelidir.
-
Gençlerimizi bilgi çağımızın gereklerine göre yetiştirebilmek için onların
bilgiyi bulma, sınıflandırma ve kullanma yeterliklerini geliştirilmesi
gerekir. Öğrencileri bilgi çağına hazırlayabilmek için yeni yöntem, kaynak
ve materyalleri eğitim sistemine kazandıracak önlemler alınmalıdır.
-
İşletmelerde beceri eğitiminin planlanması ve uygulanması sürecinde okullar
ile işletmeler yeterli işbirliği sağlayarak, etkili denetimi gerçekleştirecek
önlemleri almalıdırlar.
-
Mesleki eğitime yerel düzeyde parasal destek sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.
KAYNAKÇA
Alkan, C.Doğan, H. ve Sezgin, İ. (1998) Mesleki ve Teknik Eğitimin
Esasları, İstanbul, Alkım Yayınevi.
Doğan, H. (1997) Ülkemizde Endüstrileşme ve Teknik Eğitim, Ankara,
A.Ü. Eğitim Fakültesi Yayımları.
Doğan, H. Hacıoğlu, F. ve Ulusoy, A. (1977) Okul Sanayi İlişkileri:
Okuldan İş Hayatına Geçiş. Ankara. Önder Matbaacılık Ltd. Şti.
MEB (1999) Cumhuriyet Döneminde Eğitim II. Ankara. Milli Eğitim Basımevi.
…….(1994) METE 2000 Raporu, Projeler Koordinasyon Kurulu Başkanlığı.
…….(1997) Orta Dereceli Mesleki Eğitimde Fizibilite Çalışması: İşgücü
Piyasası ve İş Vasıf Profili, Projeler Koordinasyon Kurulu Başkanlığı
…….(1997) Orta Dereceli Mesleki Eğitimde Fizibilite Çalışması: Nihai
Rapor, Projeler Koordinasyon Kurulu Başkanlığı
…….APK, İstatistik Daire Başkanlığı İstatistikleri 1999-2000-2001-1002-2003-2004
www.meb.gov.tr
Sağcan, E. (2003) “Çıraklık Eğitiminin Tarihçesi” Mesleki-Teknik Eğitimde
Bölgesel ve Uluslar Arası İşbirliği Konferansı (20-22 Ekim) Ankara, A.Ü.
Çankırı Meslek Yüksek Okulu
MAYIS 2004
|