BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ VE EMEKLİLİK YATIRIM FONLARI
Dr. Doğan CANSIZLAR
Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı
|
Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Doğan Cansızlar, Bireysel
Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu çerçevesinde Kurulun
görev ve yetkilerinin emeklilik yatırım fonlarının kuruluş ve faaliyet
esasları ile ilgili düzenleme, gözetim ve denetim yapmak olduğunu belirterek,
emeklilik yatırım fonlarının günlük olarak gözetimini yapmanın yanısıra,
yılda bir defa denetleyeceklerini ifade etti.Tüm dünyada özel emeklilik
fonlarının gelişebilmesinde en önemli unsurun vergisel teşvikler olduğunu
vurgulayan Doğan Cansızlar, tasarrufların katılımcıların bireysel
tercihlerine göre yönlendirildiği ve yatırım riskinin katılımcıda
bulunduğu dikkate alındığında, sistemin doğru şekilde tanıtımının
büyük önem taşıdığını kaydetti. |
|
Günümüzde gelişmiş ülkelerin yanısıra, sosyal güvenlik
alanında reform gerçekleştirmiş ülkelerin birçoğunda özel emeklilik fonlarının
sermaye piyasalarındaki en önemli kurumsal yatırımcılardan birisi olduğu
görülmektedir. İngiltere, ABD, Hollanda gibi ülkelerde özel emeklilik fonlarının
portföylerinin milli gelire oranı %60’ların üzerindedir. |
İŞVEREN - Yürürlüğe giren 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf
ve Yatırım Sistemi Kanunu çerçevesinde Sermaye Piyasası Kurulu’nun görev
ve yetkilerini açıklayabilir misiniz ?
DR.DOĞAN CANSIZLAR - SPK’nın anılan kanun çerçevesindeki görev
ve yetkileri, emeklilik yatırım fonlarının kuruluş ve faaliyet esasları
ile ilgili düzenleme, gözetim ve denetim konusundadır.
Bu görev ve yetkileri teknik olarak ifade etmek gerekirse emeklilik
yatırım fonlarının kuruluş sürecinden başlayarak;
- organizasyon yapısı,
- iç denetimi ve bağımsız denetimi,
- muhasebe, belge ve kayıt düzeni,
- katılımcıların bilgilendirilmesine ilişkin esaslar,
- yatırım fonu paylarının kayda alınmasına ilişkin esaslar,
- fon türlerine ve portföy sınırlamalarına ilişkin ilkeler,
- fon portföyündeki varlıkların değerlendirilmesine ve saklanmasına
ilişkin esaslar,
- fonların birleştirilmelerine ve devirlerine yönelik esaslar,
SPK tarafından düzenlenecektir. SPK emeklilik yatırım fonlarının günlük
olarak gözetimini yapmanın yanısıra, belirtilen kanun gereği yılda bir
defa olmak üzere emeklilik yatırım fonlarını denetleyecektir.
İŞVEREN - Türk finans sektörünün son yıllarda yaşadığı ciddi sorunları
da göz önünde tutarak, bireysel emeklilik şirketlerinde birikecek büyük
fonların sağlıklı, ekonomiye ve bireylere yararlı şekilde işletilebilmesi
için sizce ne tür mekanizmalar gerekmektedir ?
DR.DOĞAN CANSIZLAR - Öncelikle belirtmek gerekir ki, bireysel
emeklilik sistemi yasal altyapısı ve sistemde yer alan kurumların niteliği
itibariyle, ekonomik, sosyal ve siyasi istikrarın sağlandığı makroekonomik
koşullarda, emeklilik döneminde ek bir gelir sağlanarak refah düzeyinin
yükseltilmesi, ekonomiye uzun vadeli kaynak yaratarak istihdamın artırılması,
ekonomik kalkınmaya katkıda bulunulması, sosyal güvenliğin kapsamının genişletilmesi,
kamunun sosyal güvenlikten kaynaklanan yükünün azaltılması ve mali sektörde
uzun vadeli fonların artarak kurumsal yatırımcıların gelişmesi ve sermaye
piyasalarının derinleşmesine üst düzeyde faydayı sağlayabilecek şekilde
dizayn edilmiştir.
Ancak bu sistemin başarılı olabilmesinde 4 temel hususun özellikle vurgulanması
gerekmektedir. Bunlar;
- teşvik mekanizmaları
- güvenlik
- şeffaflık, başka bir deyişle kamunun doğru aydınlatılması ve sistemin
iyi tanıtımı
- maliyet
konularıdır.
Günümüzde gelişmiş ülkelerin yanısıra, sosyal güvenlik alanında reform
gerçekleştirmiş ülkelerin birçoğunda özel emeklilik fonlarının sermaye
piyasalarındaki en önemli kurumsal yatırımcılardan birisi olduğu görülmektedir.
İngiltere, ABD, Hollanda gibi ülkelerde özel emeklilik fonlarının portföylerinin
milli gelire oranı %60’ların üzerindedir. Emeklilik fonlarının ülke ekonomilerinde
önemli bir yeri olmasına bağlı olarak bu fonlar en üst düzeyde teşvik edilmektedir.
Tüm dünyada özel emeklilik fonlarının gelişebilmesinde en önemli unsur
vergisel teşviklerdir. Ülkemizde, sisteme önemli düzeyde vergi teşvikleri
getirilmiş olmasına rağmen, Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılacak düzenlemeler
ile öncelikle ödenecek katkı paylarının vergiden indirim oranının Bakanlar
Kurulu kararı ile %10’dan %20’ye yükseltilmesinin, indirimin yıllık olarak
asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacağına ilişkin hükmün kaldırılmasının,
özellikle sistemin esas olarak hitap ettiği orta-üst gelir düzeyindeki
katılımcıların sisteme girmesini teşvik edeceğine inanılmaktadır.
Güvenlik, bu sistem kurulurken üzerinde en çok durulan ve hassasiyetle
dizayn edilen konu olmuştur. Bireysel emeklilik sisteminde, emeklilik şirketlerinin
faaliyetlerinin günlük gözetimi Emeklilik Gözetim Merkezi tarafından sağlanırken,
emeklilik fonu varlıkları da Takasbank nezdinde saklanacaktır. Takasbank,
fon portföyünde yer alan varlıkların saklanması dışında bireysel emeklilik
sisteminde çok önemli başka görevleri de yerine getirecektir. Bunlar, fon
paylarının katılımcı bazında tutulması ve katılımcılara fon hesaplarında
yatırıma yönlendirilecek katkı payı tutarı ile bunlara karşılık gelen pay
sayılarını fon bazında izleme imkanı sağlanması, fon portföyünün mevzuatta
belirlenen sınırlara uyumunun kontrolü, fon portföy değerinin ve birim
pay değerinin mevzuatta öngörülen değerleme esasları çerçevesinde hesaplanmasının
kontrolü, fon hesabından yapılacak ödeme ve virman işlemlerinin kontrol
edilmesi, emeklilik şirketine, portföy yönetim şirketine, katılımcılara
ve SPK ile Hazine Müsteşarlığına fon ile ilgili bilgileri izleme imkanının
ve gerekli raporların elektronik ortamda sağlanması olarak sayılabilir.
Tabi bu sistem, tasarrufların bireysel tercihlere göre yatırıma yönlendirildiği
ve yatırım riskinin katılımcıda olduğu belirli katkı esasına göre dizayn
edildiğinden, sistemin katılımcılara doğru şekilde tanıtımı bir diğer önemli
mekanizma olacaktır. Bu sistemde kişilerin bireysel risk ve getiri tercihlerine
göre yatırım yapabilme imkanlarının bulunduğuna özellikle dikkat çekilmesi
gerekmektedir. Katılımcıların risk ve getiri tercihlerinin doğru bir şekilde
ortaya konabilmesi ve katılımcıların uygun emeklilik planlarına yönlendirilebilmeleri
için sistemin tanıtımında fonların risk yapıları, yatırım stratejileri,
gibi yatırım kararı verilmesine etki edecek hususların ayrıntılı olarak
açıklanmasına dikkat edilmelidir. Hazırlanan tanıtım dökümanları, katılımcının
karar vermesini etkileyebilecek tüm bilgileri içermek suretiyle katılımcıya
sunulmalıdır. Bu konuda emeklilik planlarının ve emeklilik fonlarının tanıtımını
yapacak bireysel emeklilik aracılarına önemli bir rol düşmektedir. Bu aracıları
istihdam edecek emeklilik şirketlerinin de bu aracılar üzerinde etkili
bir gözetim sağlamaları gereği açıktır.
Kamunun aydınlatılmasında bir diğer nokta, emeklilik yatırım fonlarının
getirilerini doğru bir şekilde açıklamaları olacaktır. Bu konuda
SPK tarafından hazırlanan performans sunum standartlarına ilişkin düzenlemelere
uyulması ve fonların performanslarının objektif kriterlere göre katılımcılara
açıklanması büyük önem taşımaktadır.
Burada özellikle katılımcıların fon paylarına ilişkin kayıtların Takasbank’ta
tutulacak olması sistemin şeffaflığını ortaya koyan önemli bir husus olarak
vurgulanabilir. Bu sistemde katılımcının hangi fonda ne kadar tutarda birikimi
olduğunu ve bu birikim karşılığında kaç adet fon payının bulunduğunu Takasbank’ı
aramak suretiyle her an öğrenmesi mümkün bulunmaktadır.
Elbette özel sektör tarafından hizmet sunulması esas olduğundan ve sistemin
daha güvenilir ve kaliteli bir hizmet sunabilmesi açısından belirli bir
maliyet olması da doğaldır. Bununla birlikte bireysel emeklilik sisteminde
yapılabilecek kesintiler belirli esaslara bağlanmıştır. Katılımcının bireysel
emeklilik sistemine ilk kez katılması sırasında veya yeni bir bireysel
emeklilik hesabı açtırması halinde belirli bir giriş aidatı alınabilecektir.
Ayrıca; katkı payları üzerinden azami %8 oranını aşmamak kaydıyla, yönetim
gideri kesintisi, fonun net varlık değeri üzerinden hesaplanan günlük
azami % 0,010 (yüzbindeon) oranında fon işletim gideri kesintisi, katkı
payı ödenmesine ara verilmesi veya yasal bildirimler ve sunulan standart
hizmetler dışında emeklilik sözleşmesinde tanımlanmış özel hizmetlerin
talep edilmesi halinde mevzuatta öngörülen ilkeler çerçevesinde kesinti
yapılması mümkündür.
Ancak burada katılımcıya yansıyabilecek kuruluş, yapılanma ve faaliyet
ile ilgili giderlerin uzun vadede katılımcıların sistemden elde edeceği
getirilerden fazla olması, sistemin etkinliğini azaltabileceğinden, sistemin
maliyet yapısına ilişkin denge noktaları üzerinde hassasiyetle durulmalıdır.
Ayrıca bu noktada şirketlerin maliyetleri katılımcıların yararına düşürmeleri
yönünde dahi olsa piyasa etkinliğini bozucu bir ücret rekabetine girilmemesi
gerektiği, özellikle vurgulanması gereken bir konudur.
KASIM 2003
|