EKİM 2003
 
Arama  
 
 
 « Dergi İndeksi
   Son Sayı
   Tüm Sayılar
   TİSK Ana Sayfa



TÜRKİYE VE YABANCI YATIRIMLAR

Dr. Abdurrahman ARIMAN
YASED Genel Sekreteri


Dünyada Yatırımlar ve Türkiye’nin Potansiyeli

2000 yılında toplam 1.5 trilyon dolarla dünyada tepe noktasına ulaşan doğrudan yabancı yatırımlar, 2001 yılında 735 milyar dolara, 2002 yılında ise ilk tahminlere göre, 600 milyar dolara düşmüş bulunmaktadır. 90’lı yılların başında Türkiye için rakip kabul edilmeyen Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, bugün yılda 10 milyar doların üzerinde yatırım çeker, İrlanda gibi 3.5 milyon nüfuslu bir ülke 20 milyar doların üzerine çıkar, Çin 100 milyar dolara ulaşırken, Türkiye’nin bugün hala 1990 yılında sahip olduğu 1 milyar dolar seviyesinin altında bulunması, kabul edilecek gibi değildir. Türkiye’nin yıllık yabancı yatırım çekme potansiyeli, ABD Hazinesi, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Teşkilatı UNCTAD ve Türkiye Kalkınma Bankası gibi güvenilir kurumlar tarafından yapılan pek çok araştırmanın işaret ettiği gibi, yılda 30 milyar dolar seviyesindedir. Bu gerçek ifade edildiğinde, Türkiye’nin niçin potansiyeline uygun miktarlarda yatırım çekemediği ve çekmek için ne yapılması gerektiği soruları hayati önem kazanmaktadır.

Yatırımcının Önem Verdiği Koşullar

Dünyada doğrudan yabancı yatırımların genel olarak makroekonomik ve politik istikrara sahip, riskin düşük olduğu ülkeleri tercih ettiği bilinmektedir. İstikrarla birlikte, yatırım ortamının durumu, yatırımcıların yatırım kararlarını alırken baktığı ikinci önemli faktör olmaktadır. Yatırımcı tarafından tercih edilen yatırım ortamlarını, rekabetin, tüketicinin ve fikri mülkiyet haklarının uluslararası standartta korunduğu, bürokrasinin asgariye indirilmiş olduğu, vergi sistemlerinin basit olduğu, yerel yönetimlerin yatırımcıya azami kolaylığı sağladığı ve yabancı yatırımların son derece cazip olanaklarla teşvik edildiği ortamlar olarak tanımlamak mümkündür.

Tanıtım ve Tedarik İmkanlarının Önemi

Günümüz dünyasında yabancı yatırımları çekme konusunda ülkeler arasında son derece şiddetli bir rekabet hüküm sürmekte, pek çok ülke yatırımcıya son derece cazip olanaklar sunmaktadır. Buna rağmen, birinci nesil tercih faktörü kabul edilen “uygun yatırım koşullarının yaratılması”nın ardından, “aktif tanıtım” dahi ikinci nesil kabul edilmekte, bugün ülkeler üçüncü nesil tercih faktörü olarak, yatırımcıya “tedarik imkanlarının zenginliği”ni (backward linkages) sağlamaya çalışmaktadır. UNCTAD’ın 2002 Dünya Yatırım Raporu’nda belirtildiği gibi, uluslararası yatırımcılar, ihracata odaklanmış yatırım yaparken, 6 faktöre,

  • AB, NAFTA gibi kilit pazarlara giriş imkanına,
  • rekabet edebilir ücretler ve kalifiye işgücüne,
  • yüksek kaliteli altyapı ve lojistik imkanlarına,
  • yoğun endüstri bölgelerine,
  • şirketlerin uluslararası üretim sistemleri açısından elverişli bir konuma ve
  • etkin bürokrasiye
bakmaktadır.

Rahatlıkla görülebileceği gibi, dünyada pek az ülkenin biraraya getirebildiği bu koşullardan, Türkiye’de yalnız “etkin bürokrasi” eksiktir. Dolayısıyla, yatırım ortamı iyileştirilip, etkin bir tanıtım yapılması halinde, Türkiye, tedarik imkanlarının zenginliği dolayısıyla, dünyada yatırım çekme konusunda en fazla avantaja sahip ülkeler arasına girecektir.

Türkiye’de Yatırım Ortamının İyileştirilmesi (YOİ) Çalışmaları

2000 yılında YASED ve Dünya Bankası’nın inisiyatifi ile başlatılan yatırım ortamının iyileştirilmesi çalışmaları sonucunda, önce Dünya Bankası kuruluşu FIAS’la (Foreign Investment Advisory Service) “Türkiye’de Yatırım Ortamının Analizi” ve “Türkiye’de İdari Engeller” raporları hazırlanmış, daha sonra da, 57inci Hükümet’in 31 Ocak 2002 tarihinde aldığı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Reform Programı Prensip Kararı çerçevesinde başlatılan çalışmalar sonucu, 30 yasa tasarısı hazırlanmış, ancak 57inci Hükümet döneminde çalışmalar tıkanmış ve hiçbir yasa çıkarılamamıştır. 58inci Hükümet’in işbaşına gelmesi ile yeniden hız kazanan çalışmalar, 59uncu Hükümet döneminde ilk meyvelerini vermiş, Mart ayında çıkarılan Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile birlikte, Haziran ayı başından itibaren aralarında 4875 sayılı yeni Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun da bulunduğu ondört yasa çıkarılmıştır. Burada, yatırımcının en fazla önem verdiği ve 2inci Vergi Paketi içinde yeralan enflasyon muhasebesi sistemine geçilmesinin arzettiği önemin özellikle vurgulanmasında yarar bulunmaktadır.

YOİ İçin Gerekli İlave Adımlar

Yatırım ortamının iyileştirilmesi için bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin basitleştirilmesi, olmazsa olmaz koşullardır. Ne var ki, bürokrasinin azaltılması, yatırım ortamının tümüyle yatırımlar için elverişli bir hale geldiği anlamına gelmemektedir. Türkiye, hukukun üstünlüğünün sağlanmaya çalışıldığı bir ülkedir ve bu yabancılar tarafından çok iyi bilinmektedir. Hukukun üstünlüğünün sağlanması hususuna iki açıdan yaklaşılmak gerekmektedir. Bunlardan ilki, çıkarılan yasaların uluslararası standartta uygulanması, diğeri de adalet sisteminin ıslah edilerek, adaletin süratle tecelli etmesinin sağlanmasıdır. Bu iki hususun yerine getirilebilmesi ve yerel yönetimlerde de mevcut bürokrasinin azaltılması için, 59uncu Hükümet’in başlattığı Kamu Kesimi, Yerel Yönetimler ve Adalet Reformlarına da hız kazandırılması gerekmektedir.

YASED Eylem Planı

YASED olarak, Türkiye için yabancı yatırımların arzettiği önemin bilinciyle, Mayıs ayı içinde katıldığı Yönetim Kurulu toplantımızda, Maliye Bakanımız Sayın Kemal Unakıtan’a bir eylem planı sunmuş ve düzenlemelerin tamamlanarak, yatırım ortamının iyileştirilmesi durumunda, yeni yatırım ortamının dünya yatırımcılarına duyurulması işini üstlenebileceğimizi arzetmiş bulunmaktayız. Bu çerçevede,

  • YASED olarak bir kitap bastırarak tüm dünyada dağıtabileceğimizi,
  • geçen yıl toplanamayan, Hükümetimizin ve Dünya Bankası Başkanı J. Wolfensohn’ın ortak davet sahibi olacakları Yatırımcı Konseyi’nin bu yıl toplanması için gerekli tüm çabayı göstereceğimizi ve
  • dünyanın New York, Londra, Tokyo, Frankfurt, Paris ve Zürih gibi belli başlı merkezlerinde ‘roadshow’lar düzenleyebileceğimizi arzettik.
Yatırımcıların Türkiye’den beklediği ortamın iyileştirmesi çalışmalarının tamamlanması ve düzenlemesi çıkarılacak yasalar arasında bulunan Yatırım Promosyon Ajansı’nın süratle kurularak, YASED ve diğer özel sektör kuruluşlarının desteği ile etkin bir tanıtım kampanyasının başlatılması sonucunda, Türkiye’nin potansiyelini realize etmemesi ve beş yıl içinde artan bir biçimde, 2008 yılından itibaren, yılda 30 milyar dolar yatırım çekmemesi için hiçbir neden bulunmamaktadır.

EKİM 2003