SOSYAL GÜVENLİKTE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİNDE SSK’NIN TEMEL SORUNLARI VE UYGULAMA REFORMLARI
Prof. Dr. Gürol BANGER
SSK Başkanı
GİRİŞ
Sosyal Sigortalar kurumu ülkemiz nüfusunun yaklaşık %50(sine günün 24
saati sağlık ve sigortacılık hizmeti veren ülkemizin en büyük sosyal güvenlik
kuruluşudur. 1946 yılında kurulan Kurum, işçilerin ve ailelerinin sosyal
güvenliğini sağlamaktadır. Sosyal Sigortalar Kurumu’nun finansal yapısı,
erken emeklilik, prim karşılığı olmayan ödemeler vb. nedenlerle bozulmuştur.
Çalışmamız Kurumun temel sorunlarını, ve Kurum’da gerçekleştirilen yeni
yönetim uygulamalarını ve Kurum’un sorunlarına temel çözüm yaklaşımlarını
incelemektedir.
I- SOSYAL SİGORTALAR KURUMU’NUN TEMEL SORUNLARI
Kurum’un temel sorunu bütçesinin sürekli açık vermesidir. Kuşkusuz bunda
geçmiş dönemlerde çıkartılan ve sosyal sigortacılık ilkeleri ile bağdaşmayan
erken emeklilik, prim karşılığı olmayan ödemeler, borçlanma kanunları gibi
uygulamaların etkisi büyüktür. Aşağıda kısaca bu uygulamalara yer verilmiştir.
A- ERKEN EMEKLİLİK UYGULAMASI
Erken emeklilik uygulaması sosyal güvenlikte yaşanan krizin başlıca
nedenlerinden bir tanesidir. Emeklilik yaşı ile ilgili tartışmaların yoğun
olarak sürdüğü ülkemizde, emeklilik yaşındaki düşüklülük, SSK’nın aktüaryal
dengesini olumsuz etkilemiştir. Yıllar itibariyle Sosyal Sigortalar Kanununda
emeklilik koşullarında yapılan düzenlemeler tablo 1’de gösterilmiştir.
TABLO: 1
ÜLKEMİZDE EMEKLİLİK YAŞINDA YAPILAN DÜZENLEMELER
|
Kanun No
|
Yürürlük Tarihi
|
Emeklilik Yaşı
|
Hayatta Kalma Ümidi (*)
|
En Az Sigortalılık Süresi
|
En Az Prim Ödeme Gün Sayısı
|
|
5417
|
1.4.1954
|
Kadın 60
Erkek 60
|
41.04
38.82
|
25
25
|
Yılda Ort. en az 200 gün
|
|
6391
|
1.4.1954
|
Kadın 60
Erkek 60
|
46.10
42.90
|
25
25
|
5.000
5.000
|
|
6900
|
1.6.1957
|
Kadın 60
Erkek 60
|
48.80
45.60
|
25
25
|
5.000
5.000
|
|
506
|
1.3.1965
|
Kadın 55
Erkek 60
|
54.82
51.66
|
25
25
|
5.000
5.000
|
|
1186
|
1.3.1969
|
Kadın -
Erkek -
|
57.00
53.90
|
25
25
|
5.000
5.000
|
|
1992
|
26.5.1976
|
Kadın -
Erkek -
|
62.59
57.28
|
20
25
|
5.000
5.000
|
|
3246 (**)
|
10.1.1986
|
Kadın 55
Erkek 60
|
67.04
62.19
|
-
-
|
5.000
5.000
|
|
3774
|
20.2.1992
|
Kadın -
Erkek -
|
69.50
64.90
|
20
25
|
5.000
5.000
|
|
4447
|
8.9.1999
|
Kadın 58
Erkek 60
|
|
|
7.000
7.000
|
(*) Ortalamalar sıfır yaş grubundan başlanarak
hesaplanmıştır.
(**) 20.2.1992 tarihli ve 3774 sayılı Kanunla
yürürlükten kaldırılmıştır.
20.02.1994 tarih ve 3374 sayılı Kanunla emeklilik için yaş sınırı kaldırılmıştır.
Bu durum erkeklerin 43, kadınların 38 yaşında emekli olmalarına imkan tanınmıştır.
Hatta 1.4.1981 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanunda 18 yaşından önceki
hizmetlerin yıl olarak sayılmaması şeklinde yapılan değişiklikten önce
sigortalı çalışması olan yukarıda belirtilen 3374 sayılı yasa hükmünden
de yararlanarak 43 ve 38 yaşından da önce emekli olabileceklerdir. Tüm
bunlarla beraber yapılan düzenlemelerin, hayatta kalma umudundaki artışa
rağmen yapıldığı dikkat çekmektedir. Oysa ekonomik ve sosyal göstergeleri
ülkemize göre daha düşük düzeyde olan ülkelerde bile emeklilik yaşı aşağıda
görüldüğü gibi 38 – 43 yaşın çok üzerindedir. Nihayet 4447 sayılı Kanunla
erken emeklilik uygulamasına son verilmiştir. Ancak kademeli geçiş uygulaması
nedeniyle erken emeklilik uygulamasının etkileri 2050 yılına kadar devam
edecektir. Tablo 2’de çeşitli ülkelerde uygulanan emeklilik yaşı gösterilmiştir.
TABLO 2:
ÇEŞİTLİ ÜLKELERDE
UYGULANAN EMEKLİLİK YAŞI
|
Ülke
|
Emeklilik
|
Yaşı |
| |
Kadın
|
Erkek
|
|
Almanya
|
65
|
65
|
|
Belçika
|
60
|
65
|
|
Danimarka
|
67
|
67
|
|
Portekiz
|
62
|
65
|
|
İtalya
|
55
|
60
|
|
Yunanistan
|
60
|
65
|
|
Çin
|
55
|
60
|
|
Suriye
|
60
|
60
|
|
Libya
|
65
|
65
|
|
Fas
|
60
|
60
|
|
Ruanda
|
55
|
55
|
|
Tunus
|
60
|
60
|
|
Zaire
|
60
|
62
|
KAYNAK: Dünya Bankası |
Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı üzere üçüncü dünya ülkeleri dahil
pek çok ülkede emeklilik yaşı 60’lar seviyesindedir.
Emeklilik koşullarının kolaylaştırılması ile Kurumların pasif sigortalı
sayısındaki hızlı artışa karşılık, aktif sigortalı sayılarının yeterli
derecede artırılamaması sonucu aktif/pasif sigortalı dengesi bozulmuştur.
Örneğin, SSK’da 1975 yılında bir pasif sigortalıya karşılık 6.2 aktif sigortalı
prim öderken bugün bu oran 1.7’ye düşmüştür. Sağlıklı bir sosyal sigorta
kurumunun aktif/pasif sigortalı dengesi 4 çalışanın bir emekliyi finanse
etmesi şeklinde ifade edilmektedir.
B-BORÇLANMA KANUNLARI( SİGORTA HİZMET AFFI
KANUNLARI)
Borçlanma, sosyal sigortalara, kanunla kurulu emekli sandıklarına,
Bağ-Kur’a tabi olmaksızın ve bir hizmet akdine dayanarak geçen hizmetlerin,
uzun vadede sigorta primleri ödenmek suretiyle değerlendirilmesi ve sigortalılık
süresine eklenmesidir. Borçlanmalar bir nevi af niteliğini taşımaktadır.
1969 yılında çıkan borçlanma Yasası ile yıllarca kaçak çalışmış ya da hiçbir
yerde çalışmamış bir sigortalı, on yıl öncesinin primi üzerinden on yıllık
süre itibariyle borçlanabilmiş ve bu borcu beş yılda ödemiş ve emekli olmuş,
bu şekilde Kurumu büyük zararlara uğratabilmiştir. Diğer yandan borçlanılan
sürelerin belgelerinin sahte olduğuna da dikkat çekilmektedir. Örneğin
1990 yılının primi 20,000 Tl. olsun. Bu durumda kişinin yıllık prim borcu
240.000 on yıllık prim borcu ise 2.400.000 TL. olacaktır. Ki 1186 sayılı
kanunla bunun da beş yıl içerisinde taksitler halinde ödenmesi gibi
garip bir uygulama getirilmiştir.Borçlanma Yasaları ile ödenen primler
emekli maaşı olarak iki-üç ay içerisinde geri alınabilmektedir. Borçlanma
Kanunları SSK’yı olumsuz yönde etkilemesine karşın bu kanunları çıkartılmaya,
özellikle seçim zamanlarında çıkartılmaya devam edilmiştir. Günümüze kadar
3’ü genel hizmet borçlanması olmak üzere 11 borçlanma Kanunu çıkartılmıştır.
C- PRİM KARŞILIĞI OLMAYAN ÖDEMELER
Sosyal sigortacılıkta sürdürülebilirlik ve etkinlik alınan primlerle
verilen aylıklar arasında etkin korelasyonun kurulabilmesine bağlıdır.
Primi alınmayan bir riskin, yardım olarak karşılanması aktüaryal dengeleri
bozmaktadır. SSK’da başta sosyal yardım zammı olmak üzere, özürlü
çocuklara verilen yardımlar, isteğe bağlı sigortalılara emekliliklerinde
sağlık yardımı sağlanması gibi bir çok prim karşılığı olmayan ödeme bulunmaktadır.
1- Sosyal Yardım Zammı Uygulaması
Sosyal sigortacılıkta nimet-külfet dengesi gereği, verilen sigorta hizmetinin
karşılığı prim olarak alınır. Nitekim SSK kısa vadeli sigorta kolları olan
1) İş kazası, meslek hastalığı, 2) Hastalık, 3) Analık sigorta kollarının,
4) Malullük, yaşlılık, ölüm sigorta kollarından sayılan her bir madde için
prim almaktadır.
Öte yandan 1977 yılından bu yana SSK’ndan gelir ve aylık almakta olanlara,
aylık ve gelirlerine ek olarak her ay prim karşılığı olmayan, Sosyal Yardım
Zammı adı altında ödemede bulunulmaktadır. Bu ödeme SSK tarafından karşılanmaktadır.
Bu hüküm 506 sayılı Kanununun EK 24. Maddesinde düzenlenmiştir.
Bu uygulama ilk kez 1977 yılında yakacak yardımı adı altında emeklilerin
daha
sonraki emekli aylıklarından kesilmek üzere ayda 750 lira avans olarak
ödenmesi ile başlamıştır. Ancak daha sonra bu ödemenin emekli aylıklarından
kesilmesinden vazgeçilmiştir. Ancak ödemeye sosyal yardım zammı adı altında
devam edilmiştir.
Sosyal yardım zammı ödemelerinin Kurum için ne gibi bir sorun oluşturduğu
aşağıdaki tablonun incelenmesinden anlaşılabilir.
TABLO: 3
YILLAR İTİBARİYLE SOSYAL YARDIM ZAMMI VE
AYLIK ÖDEMELERİ
(milyon TL)
|
Yıllar
|
Sosyal Yardım Zammı
|
Aylıklar Zammı
|
Toplam
|
SYZ'nin Top. Aylık
Ödemeleri İçindeki Payı
|
|
1987
|
335.022
|
519.581
|
854.603
|
39
|
|
1988
|
724.918
|
1.149.541
|
1.874.460
|
38
|
|
1989
|
1.258.880
|
1.937.942
|
3.196.823
|
39
|
|
1990
|
2.760.410
|
3.488.652
|
6.249.062
|
44
|
|
1991
|
5.528.381
|
6.744.729
|
12.273.110
|
45
|
|
1992
|
10.838.018
|
12.437.562
|
23.775.580
|
47
|
|
1993
|
21.062.576
|
21.308.869
|
42.371.445
|
50
|
|
1994
|
47.589.395
|
32.681.168
|
80.270.563
|
59
|
|
1995
|
98.773.803
|
57.656.092
|
156.429.896
|
63
|
|
1996
|
115.680.093
|
227.881.700
|
343.561.793
|
34
|
Kaynak: SSK Genel Müdürlüğü; 1996 Faaliyet Raporu.
Tablonun incelenilmesinden de anlaşılacağı üzere sosyal yardım zammı
ödemeleri son yıllarda büyük bir artış göstermiş, 1995 yılına gelindiğinde
ödemeler aylıkların % 63’üne ulaşmıştır. Öte yandan 1996 yılında emekli
aylıklarında yapılan artışların katsayı ve gösterge artışlarıyla sağlanması
sebebiyle 1996 yılında sosyal yardım zammının toplam aylık ödemeleri içindeki
payı % 34 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Sosyal yardım zammı, 27.04.1995 tarih ve 95/6776 sayılı kararnameyle
(R.G. 5.5.1995/No: 22278) 4.690.000.-TL. olarak belirlenmiştir.
Oysa SSK bu dönemde asgari ücretten emekli birine ancak 930.000.-TL.
maaş vermekteydi. Bu maaşı verebilmek için asgari ücretliden çalıştığı
sene içerisinde işçi ve işveren payları toplamı olarak yaklaşık 1,5 milyon
TL. prim almaktaydı. Oysa bir kuruş bile vermeden bu maaşın yaklaşık beş
katı sosyal yardım zammı olarak veriliyordu.
Sosyal yardım zammı 4447 sayılı Kanunla da dondurulmuştur.
2- Özürlü Çocuklara Yapılan Prim Karşılığı Olmayan Ödemeler
6.6.1997 tarihli, 23011 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak
aynı tarihte yürürlüğe giren, bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin
KHK / 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, 21 inci maddesi ile 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununa eklenen Ek-37 nci maddede;
"Sigortalılar ve Kurumdan sürekli işgöremezlik geliri,
malüllük veya yaşlılık aylığı almakta olanların geçindirmekle yükümlü oldukları
zihinsel, bedensel, ruhsal ve duygusal özürü bulunan çocukları ile Kurumdan
haksahibi olarak gelir veya aylık alan aynı durumdaki çocuklardan, Kurum
sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile resmi veya özel eğitim merkezlerine
gönderilenlerin gelişim ve eğitimine ilişkin yardımların, Bütçe Uygulama
Talimatında belirtilen esas ve miktarlarda Kurumca sağlanacağı"
Hükme bağlanmıştır. Verilen hizmet prim alınmadan verilmekte ve Kurumun
mali yapısını olumsuz yönde etkilemektedir.
3- İsteğe Bağlı Sigortalılara Emekliliklerinde Sağlık Yardımı Verilmesi
İsteğe bağlı sigortalı olan kişiler , kanunun kendilerine tanıdığı haktan
yararlanıp % 20 oranında malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kollarına prim
ödemekte, ancak emekliliklerinde kendilerine ve ailelerine zorunlu sigortalıların
ailelere tanınan sağlık yardımlarından faydalanmaktadır.İsteğe bağlı sigortaya
prim ödeyenler çalışmamaları gerektiği halde kaçak çalışmaktadırlar. Sağlık
yardımlarını ise, çoğunlukla yeşil kart üzerinden sağlamaktadırlar. Bugün
ülkemizde 10.000.000’u geçkin yeşil kart sahibi vatandaş bulunmaktadır.Bu
uygulama ile de prim karşılığı alınmadan, edim-karşı edim ilkesine uygun
düşmeyen bir hizmet verilmektedir. Diğer bir deyişle Kurumun aldığı
prim, verdiği hizmet karşısında düşük kalmaktadır.
II- SOSYAL GÜVENLİKTE TEK ÇATI UYGULAMASI VE
GENEL SAĞLIK SİGORTASI
Sosyal güvenlikte tek çatı uygulamasının gerçekleştirilebilmesi için
Bağ-Kur, SSK ve T.C. Emekli Sandığı arasındaki norm ve standart farklılıklarının
kaldırılması gerekmektedir. Her üç sosyal güvenlik kuruluşunda primlerin
alınmasından, sosyal sigorta yardımlarının verilmesine kadar bir çok alanda
farklı uygulamalar mevcuttur. Belirtilen farklılıklar zaman zaman özellikle
Bağ-Kur sigortalılığından SSK sigortalılığına kaçışa ve suistimallere
yol açmaktadır. Hem bürokrasinin azalması, hem de vatandaşın memnuniyetinin
arttırılması ve suistimallerin önlenmesi açısından sosyal güvenlik kurumlarının
tek çatı altında toplanması yararlı bir uygulama olacaktır.
Gündemde olan bir diğer konu genel sağlık sigortasıdır. Burada en önemli
nokta genel sağlık sigortasında primi devletçe sağlanacak geliri yetersiz
kimselerin tespiti konusudur. Konu ile ilgili çalışmalar Bakanlığımızda
sürmektedir.
A- KURUM HİZMETLERİNİN TAM OTOMASYONA GEÇMEMİŞ
OLMASI VE VATANDAŞIN KURUM HİZMETLERİNE BAKIŞ AÇISININ OLUMSUZLUĞU
Kurum hizmetlerinin yakın zamana kadar tam otomasyona geçmemiş
olması nedeniyle sosyal sigortacılık alanında suistimaller yaşanmaktaydı.
Diğer yandan vatandaşın başta sağlık hizmetleri olmak üzere Kurum
hizmetleri bakış açısının olumsuzluğu da Kuruma kayıtlılık oranını
düşürebilmekteydi.
III- SOSYAL SİGORTALAR KURUMU’NUN KURUMUN UYGULAMADAN
KAYNAKLANAN SORUNLARINA YÖNELİK OLARAK YAPTIĞI REFORMLAR
SSK gerek bürokrasiyi azaltmak, gerekse müşteri memnuniyetini
arttırmak ve suistimallerin önüne geçmek üzere 2002 yılında e- sigorta
ve internetteki sanal sigorta müdürlüğü www.ssk.gov.tr projelerini
uygulamaya sokmuştur. Ayrıca Kurumun sağlık ve sigortacılık tesislerinde
toplam kalite yönetimi uygulamaları başlatılmıştır. Aşağıda kısaca bu uygulamalara
yer verilmiştir.
A- SANAL SİGORTA MÜDÜRLÜĞÜ PROJESİ www.ssk.gov.tr
Sosyal Sigortalar Kurumu'nun erişim sayfası çağımızın gereklerine uygun
olarak, bürokrasiyi azaltacak ve kişilerin sosyal güvenlikle ilgili soru
ve sorunlarına cevap bulabilmek amacıyla yapılandırılmıştır.
Vatandaşlarımızın günlerini toplatmak, sigortalı çalışıp çalışmadıklarını,
ne zaman emekli olacaklarını, emekli iseler o ayki aylık miktarlarını öğrenmek,
mevzuat ile ilgili sorularına cevap bulmak, form ve dilekçelere ulaşmak,
sigortalı çalışmaya başladıklarında kendilerini Kuruma bildirmek, için
özellikle sigorta müdürlüklerine uzak yöreler için sigorta müdürlüklerine
gitmelerine gerek kalmamış, böylelikle vatandaşın yol, zaman ve emek, sigorta
müdürlüklerinde ise memurdan işgücü tasarrufu sağlanmıştır. Sayfaya günde
50.000 tekil ziyaretçi ziyaret etmektedir. Ortalama günlük hit sayısı ise
2.000.000 civarındadır. Sayfanın hizmete açılması ile birlikte günde 50.000
ayda yaklaşık 1.000.000 vatandaşımızın sigorta müdürlüklerine gitmeleri
önlenmiştir.
Sigortalı, işveren, emekli ve hak sahipleri ile yurt dışındaki Türk
İşçileri mevzuat hakkında bilinçlendirilmiş ve en önemlisi müşteri memnuniyeti
sağlanmıştır. SSK'nın web sayfasından hizmet vermesiyle birlikte sigorta
müdürlüklerindeki iş yükü %60 oranında azalmış, sigortalılarımızın sigortalı
gün dökümlerini almak, ne zaman emekli olacaklarını öğrenmek vb. işlemler
için sigorta müdürlüklerine gitmeleri önlenerek yıllık 360 trilyon TL.
lik iş gücü tasarrufu sağlanmıştır.
SSK'nın sunduğu hizmeti dünyada ULUSLARARASI SOSYAL GÜVENLİK TEŞKİLATI
(ISSA)'ya kayıtlı 306 sosyal güvenlik kuruluşundan sadece, A.B.D., FRANSA
ve İTALYA'daki sosyal güvenlik kurumları vermektedir. SSK, bu hizmeti ile
Dünya'da sanal sigorta müdürlüğündeki hizmetleri veren 4. sosyal güvenlik
kurumu olmuştur.
SSK SANAL SİGORTA MÜDÜRLÜĞÜ PROJESİ İnterpro 2003 Yılı Ödülleri
E Devlet Ödülünü almıştır. Ayrıca belirtilen proje TUSİAD tarafından
eylül 2002'de düzenlenen e-Avrupa yolunda e-Türkiye devletten bireye en
iyi web sayfası dalında 542 kamu kurumu web sitesi içerisinde ikinci olarak
"BAŞARI ÖDÜLÜ" almıştır.
B- E-SİGORTA PROJESİ
E- Sigorta projesi sigorta müdürlükleri üzerinde tutulan her türlü bilginin
son durumuna merkezden anında Türkiye genelinden ulaşılabilmesini sağlayan,
bu özelliği itibariyle sadece SSK için değil, başta Maliye Bakanlığı, DİE,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü, Türkiye İş
Kurumu Genel Müdürlüğü başta olmak üzere işverenlere iş veren kamu ihale
makamları vb. için gerekli yönetim bilgilerini içeren geniş kapsamlı otomasyon
projesidir. Proje kapsamda 85 sigorta il ve sigorta müdürlüğünün donanım
alt yapıları yenilenmiş ve bu donanımlar üzerinde gelişen mevzuata uyumlu
yeni programlar merkezden işletilmeye başlanmıştır.Böylelikle prim tahakkuk
ve tahsilatları günlük izlenmeye başlanmış, diğer yandan işverenlerin
prim tahakkuk ve tahsilatı ile ilgili işlemlerinin daha kolay ve çabuk
yapılması hedeflenmiştir.
C- TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ ÇALIŞMALARI
SSK’da yapılan ve bürokrasinin azaltılmasına ve müşteri memnuniyetinin
arttırılmasına yönelik toplam kalite yönetimi çalışmaları sonucunda 41
hastane ve 64 sigorta müdürlüğü, 1 ilaç fabrikası ve 1 huzurevi ISO-9000
kalite yönetim belgesi almaya hak kazanmıştır.
Yapılan kalite çalışmaları sonucu sigorta işleri genel müdürlüğüne bağlı
sigorta müdürlüklerinde işlem süreleri kısaltılmış, müşteri memnuniyeti
arttırılmış, arşivler yeniden düzenlenmiş ve standardın istediği şartlar
sağlanmıştır. Hedef standardın da ötesinde toplam kalite yönetimine yönelik
çalışmalardır.
SİGORTA MÜDÜRLÜKLERİNDEKİ DEĞİŞİMLER
(19 Sigorta Müdürlüğü Ortalaması)
| |
KALİTE GÜVENCE
SİSTEMİ ÖNCESİ |
KALİTE GÜVENCE
SİSTEMİ SONRASI |
| Müşteri Memnuniyeti |
% 66.4
|
% 84.6
|
| Çalışan Memnuniyeti |
% 61.8
|
% 84.2
|
| Aylık Bağlanması |
43 gün
|
17 gün
|
| Gelen Başvurulara Cevap |
23 gün
|
10 gün
|
| Geçici İş Görmezlik Ödeneği Verilmesi |
52 dakika
|
16 dakika
|
| Gelen Evrağın İlgili Servise Havalesi |
2.6 gün
|
1 gün
|
| Sigorta Sicil Kartı Verilmesi |
132 dakika
|
5 dakika
|
| Sağlık Karnesi Verilmesi |
85 dakika
|
11 dakika
|
|
Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı üzere işlem sürelerinde
büyük düşüşler meydana gelirken, müşteri ve personel memnuniyeti de arttırılmıştır.
19 sigorta il ve sigorta müdürlüğünde müşteri memnuniyeti
%66.4’den %84.6’ya personel memnuniyeti ise %61.6’dan %84.2’ye
yükseltilmiştir. Bu müdürlüklerden aylık bağlayanlarda aylık bağlama
süresi 43 günden 17 güne, gelen başvurulara cevap 23 günden 10 güne
düşürülmüştür. Sağlık karnesi verilmesi için bekleme süresi ise 85 dakikadan
ortalama 11 dakikaya düşürülmüştür. Sağlık karnesi verilmede işlem sürelerinin
kısaltılmasında iletişim hatlarının iyileştirilmesi kadar, sağlık
karnesi için sırada bekleyenlerin evraklarının tamam olup olmadığının kontrolü
ile eksik evrakı olanların evraklarının tamamlattırılması için uyarılarak
sırada beklemeleri önlenmiştir. Basit iyileştirmeler büyük zaman tasarrufları
sağlamıştır.
Diğer yandan sigorta müdürlükleri tarafından yapılmaması gereken ancak,
tam otomasyonun olmaması nedeniyle SSK ile ilişkisi olan kişilerin SSK
önlerinde kuyrukta beklemesine neden olan, yeşil kart, pasaport vb işlemlerle
ilgili yıllık 4.000.000 kişinin sigorta müdürlüklerinde sıra beklemesini
önlemek için ilgili kamu kurumları ile SSK arasında bağlantı kurulup, bilgisayar
aracılığı ile bu sorgulamaların yapılabilmesi yönünde çalışmalar devam
etmektedir.
SONUÇ
Sosyal güvenlik sistemindeki sorunların çözülebilmesi için öncelikle
bundan sonraki yıllarda sosyal sigortacılık ilkelerine ters uygulamaların
yasallaştırılmaması gerekmektedir. Diğer yandan sadece mali yapıyı düzeltecek
reformlar yeterli değildir. SSK’nın hizmet verdiği sigortalı, emekli hak
sahibi, işverenlerin Kurum hizmetlerin memnuniyetinin arttırılmasına yönelik
hizmetlere devam edilmelidir. Böylelikle vatandaş memnuniyeti artarken,
belirtilen kesimlerin Kuruma kayıtlı olma yönündeki istekleri de artacaktır.
MAYIS 2003
|