İŞ KANUNU TASARISI NELER GETİRİYOR?
1- TASARI İLE GETİRİLEN YENİ ÇALIŞMA BİÇİMLERİ
- Kısmi süreli çalışma,- Çağrı üzerine çalışma,- Geçici (Ödünç) iş
ilişkisi,- Telafi çalışması,- Belirli süreli çalışma,- Alt işveren,- Kısa
süreli çalışma.
2- İŞÇİ TANIMINDA DEĞİŞİKLİK
• İşçi tanımından “herhangi bir işte” ve “ücret karşılığı
çalışmak” ibareleri çıkartılarak iş sözleşmesine dayanarak çalışma
yeterli görülmektedir.
• İşçinin “gerçek kişi” özelliği vurgulanmaktadır.
• Çırak ve stajyerler iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinden yararlanacak
kişiler arasına alınmaktadır.
3- İŞVEREN TANIMINDA DEĞİŞİKLİK
“Gerçek ve tüzel kişiler” dışında iş sözleşmesine göre işçi
istihdam eden ve tüzel kişiliği bulunmayan kurum ve kuruluşlarda (örneğin,
adi ortaklıklar) işveren sayılmaktadır.
4- İŞYERİ TANIMI DEĞİŞTİRİLMEKTEDİR
İşyeri kapsamı genişletilmekte ve başka işverenin işyerinin de gerekirse
işyeri sayılabileceği öngörülmektedir.
5- İŞVEREN VEKİLİ TANIMINA İLAVE YAPILMAKTADIR
İşveren vekili tanımına “işletme” sözcüğü eklenerek, işveren
vekiline verilen temsil yetkisinin işyeri ve işler dışında “işletme”
ile ilgili bulunduğu vurgulanmaktadır.
6- ASIL İŞVERENİN ALT İŞVERENİN ÇALIŞTIRDIĞI
İŞÇİLERE YÖNELİK SORUMLULUĞU GENİŞLETİLMEKTEDİR
Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili
olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu
iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu
olacaktır. Bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine
ilişkin asıl işin;
• Bir bölümünde veya yardımcı işlerinde işletmenin ve işin
gereği ile teknik nedenlerle iş alan ve,
• Bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı
işte çalıştıran, diğer işverenle asıl işveren arasında kurulan ilişkiye
asıl işveren-alt işveren ilişkisi denecektir.
Asıl işverenin işçileri, alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya
devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamayacak ya da daha önce o
işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamayacaktır.
Aksi halde asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazalı işleme dayandığı
kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin
işçisi sayılacaktır. Diğer taraftan işyerinde yürütülen asli ve yardımcı
işler dışında iş alan bir işverenin, örneğin işyerinde bir ek inşaat yapılması
ya da bina onarım işini alan işverenin alt işveren kapsamında nitelendirilmesi
mümkün olmayacaktır.
7- İŞYERİNİ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Mevcut madde korunmakta, ancak herhangi bir sebeple işyerinde faaliyete
son verilmesi işyerinin “kapatılması” anlamını taşıyacak ve bu durumda
bildirim yapılması gerekecektir.Alt işverenin kendi işyeri için bildirim
yapması öngörülmektedir. Böylece SSK uygulamasındaki alt işveren işyerinin
asıl işverenin işyeri numarası altında kayıt edilmesi durumu yerine ayrı
bir numara alınması gerekecektir. (Madde 3).
8- KAPSAM DIŞI SAYILACAKLAR AÇISINDAN HISIMLIK
DERECESİ 3 OLARAK BELİRLENMEKTEDİR
İş Kanunundan istisna tutulacaklar arasında yer alan hısımlar arasında
ve evlerde yürütülen el sanatı işlerinde “hısımlık derecesi 3” olarak
belirlenmektedir.(Madde 4).
9- İŞÇİLERE EŞİT DAVRANMA VE CİNSİYET AYRIMI
YASAĞI
Tüm çalışma koşulları yönünden işverenlere çalıştırdıkları işçiler
için eşit davranma yükümlülüğü getirilmekte ve cinsiyet ayrımı yasağı öngörülmektedir.(Madde
5).İşçinin ispat etmesi halinde iş ilişkisi sona ermiş ya da devam ediyor
olsa bile bu yasağa aykırı davranan işverenlere işçinin dört aya kadar
ücret tutarında tazminat ödeme yükümlülüğü getirilmektedir. Bu tazminatın
hesabına ikramiye ve sosyal yardımlar dahil edilmeyecektir.
10- İŞYERİNİN VEYA BİR BÖLÜMÜNÜN DEVREDİLMESİ
HALİNDE İŞ AKİTLERİ SONA ERMİŞ OLMAYACAK VE BU DEVİR İŞÇİ YÖNÜNDEN FESİH
İÇİN HAKLI SEBEP OLUŞTURMAYACAKTIR
İşyerinin veya bir bölümünün devredilmesi durumu işçiye iş akdini fesih
hakkı vermeyecektir. Devreden işverenin sorumluluğu 2 yıl ile sınırlandırılmakta
ve bu süre içinde müteselsil sorumluluk kabul edilmektedir.
11- GEÇİCİ İŞ İLİŞKİSİ (ÖDÜNÇ İŞ İLİŞKİSİ)
DÜZENLEMEYE KAVUŞTURULMAKTADIR.
İşveren, yazılı rızasını almak koşuluyla bir işçisini başka bir işverene
iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak verebilecektir. Ödünç
iş ilişkisi belirli süreli ve yazılı olarak yapılacak, gerektiğinde en
fazla bir defa yenilenebilecektir. Ücret ödeme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadıkça,
ödünç veren işverende olacaktır. Ödünç alan ücret ve sigorta primlerinden
mütelsilen sorumlu olacaktır.Ayrıca toplu işçi çıkarmaya gidilen işyerlerinde
çıkarma tarihinden itibaren altı ay içinde toplu işçi çıkarmanın konusu
olan işlerde geçici iş ilişkisi gerçekleşemeyecektir.
12- BELİRLİ SÜRELİ SÖZLEŞMELER TANIMLANMAKTADIR.
Belirli süreli iş sözleşmelerinin tanımı yapılarak; süresi zaman ve
tarih olarak belirlenen veya işçinin üstlendiği işin türü, amacı veya niteliğinden
sürenin belli olduğu anlaşılan sözleşmeler olduğu vurgulanmakta, esaslı
bir neden olmaksızın birden fazla üst üste yapılamayacağı esası getirilmektedir.
Ayrıca esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmelerinin, belirli süreli
olma özelliğini koruyacağı da hükme bağlanmaktadır.
13- KISMİ SÜRELİ (PART-TIME) İŞ SÖZLEŞMESİ
YAPILABİLMESİ YASAL DÜZENLEMEYE KAVUŞTURULMAKTADIR.
Part-time çalışmalar yasal zemine oturtulmakta ve işverene bu yönde
hizmet akdi yapma serbestisi getirilmektedir.Belli bir zaman dilimi öngörülmemekle
birlikte haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan
emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi kriteri kabul edilmektedir.
14- ÇAĞRI ÜZERİNE ÇALIŞMA BİÇİMİ KABUL EDİLMEKTEDİR.
Kısmi süreli çalışmanın özel bir biçimi olan ve işçinin devamlı olarak
işyerinde bulunmasını gerektirmeyen bazı işlerin gördürülmesine yönelik
çağrı üzerine çalışma sistemi getirilmektedir. Buna göre; işçinin üstlendiği
işin çıkması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı
iş ilişkisi olarak tanımlanan çağrı üzerine çalışma ile işveren ihtiyaç
duyduğu zaman işçisini işe çağıracaktır. Yazılı olarak böyle bir hizmet
akdi yapıldığında işçinin ne kadar çalışacağının belirlenmemesi durumunda
işçi çağrılmasa bile haftalık en az 10 saat çalışmış kabul edilerek ücret
verilmesi durumu ortaya çıkmaktadır.
15- DENEME SÜRESİ İKİ AYA ÇIKARTILMAKTA VE
TOPLU İŞ SÖZLEŞMELERİ İLE BU SÜRENİN 4 AYA KADAR UZATILABİLECEĞİ DÜZENLENMEKTEDİR.
İş piyasası şartlarına uygun olarak deneme süresi uzatılmaktadır.
16- ÜLKEMİZCE ONAYLANMIŞ BULUNAN 158 SAYILI
ILO SÖZLEŞMESİNE UYUM SĞLANMAKTADIR.
On veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi
olan işçinin belirsiz süreli hizmet akdinin işverence feshinde geçerli
bir sebebe dayanma zorunluluğu getirilmektedir.Feshe karşı işçiye dava
açma hakkı tanınmakta; işverenin feshin geçerli bir sebebe dayandığını
ispat edememesi halinde işçinin işe iadesi veya 6 ay ile bir yıllık ücreti
tutarında tazminat ödenmesi öngörülmektedir.Fesih bildirimlerinin işverence
yapılması ve fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi zorunluluğu
getirilmektedir.İş güvencesi ile ilgili olarak 4773 sayılı Kanun ile öngörülen
sistem büyük ölçüde korunmakla birlikte aşağıdaki üç hususta değişikliğe
gidilmektedir.
• İşveren vekili kavramı genişletilmekte,
• İspat yükümlülüğü açısından işçiye de iddiasını ispat yükümlülüğü
öngörülmekte,
• Toplu işçi çıkarmalarda 10 işçi kriteri yerine,
a- 20 ile 100 işçi arasında çalışanı bulunan işyerleri için
en az 10 içinin,
b- 101 ile 300 işçi arasında ise en az yüzde on oranında işçinin,
c- 301 ve daha fazla ise en az 30 işçinin
çıkartılması toplu işçi çıkarma sayılacağı öngörülmektedir.
17- KIDEM TAZMİNATI FONU ÖNGÖRÜLMEKTE, BUNA
İLİŞKİN YASA YÜRÜRLÜLÜĞE GİRİNCEYE KADAR MEVCUT SİSTEM KORUNMAKTADIR.
Hazırlanan Tasarıda kıdem tazminatının kurulacak bir Fondan karşılanacağı
öngörülmekte, ancak buna ilişkin Yasa yürürlüğe girinceye kadar 1475 sayılı
İş Kanununun 14. maddesinin yürürlüğünün devam edeceği öngörülmektedir.
18- ÖZÜRLÜ, ESKİ HÜKÜMLÜ VE TERÖRDEN MAĞDUR
OLANLARI ÇALIŞTIRMA ZORUNLULUĞU İLE İLGİLİ OLARAK TOPLAM % 6’LIK ORAN GETİRİLMEKTEDİR.
50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerleri için öngörülen % 3 özürlü,
% 3 eski hükümlü ve % 2 terörden zarar görenlerle ilgili toplam % 8’lik
zorunlu istihdam kotası % 6’ya çekilmektedir. Özürlülerle ilgili oran %3’ten
aşağı olmamak üzere toplam oranının dağılımı Bakanlar Kurulunca belirlenecektir.
19- ÜCRET GARANTİ FONU OLUŞTURULMAKTADIR.
İşverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması
veya iflası nedenleri ile ödeme güçlüğüne düşmesi halinde çalıştırdığı
işçilerin son üç aylık ücret alacaklarını karşılamak üzere ücret garanti
fonu oluşturulmaktadır.Bu fon için işverenin ayrı bir prim ödeme yükümlülüğü
bulunmamaktadır. Fon, işverenlerce işsizlik sigortası primi olarak yapılan
ödemelerin yıllık toplamının yüzde birinden oluşacaktır.
20- İŞÇİYE ÇALIŞMAMA HAKKI VERİLMEKTEDİR.
Ücreti, ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir sebep dışında
ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilecektir. Gününde
ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanacaktır.
21- FAZLA ÇALIŞMA VE FAZLA SÜRELİ ÇALIŞMA AYRIMINA
GİDİLMEKTE, FAZLA ÇALIŞMALAR, GÜNLÜK DEĞİL HAFTALIK ÇALIŞMA SÜRESİNİ AŞAN
ÇALIŞMALAR OLARAK KABUL EDİLMEKTEDİR.
İş sürelerinde yapılan değişiklikler esas alınarak fazla çalışma
ve fazla süreli çalışma ayrımı yapılmakta ve bu tür çalışmalara
ödenecek ücretlerin hesaplama yöntemleri düzenlenmektedir. Fazla
çalışma ve fazla süreli çalışmanın belirlenmesinde; günlük çalışma süresi
yerine haftalık çalışma süresinin esas alınması kabul edilerek haftalık
en çok 45 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olacağı hükme bağlanmaktadır.
Ancak getirilen denkleştirme esası uyarınca işçinin haftalık ortalama çalışma
süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda
toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmayacaktır.Haftalık
çalışma süresinin 45 saatin altında belirlendiği durumlarda ise, denkleştirme
esası içinde ortalama haftalık çalışma süresini aşan, fakat 45 saatlik
kanuni haftalık çalışma süresinin altında kalan süreler fazla süreli
çalışma olarak kabul edilmekte ve bunlara ödenecek ücretin, normal
çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının %25 yükseltilmesi ile belirleneceği
ifade edilmektedir.
22- FAZLA ÇALIŞMA SERBEST ZAMAN OLARAK KULLANILABİLECEKTİR.
İşçi istediği takdirde fazla çalışmalar için ücret yerine serbest zaman
kullanabilecektir. Fazla çalışılan her saat için 1 saat 30 dakika, fazla
sürelerle çalışıldığında ise 1 saat 15 dakika serbest zaman olarak kullanılabilecektir.
23- YILLIK ÜCRETLİ İZİN SÜRELERİ 2’ŞER GÜN
ARTIRILARAK AB MEVZUATINA YAKINLAŞTIRILMAKTADIR.
Kıdem süresine göre 12, 18 ve 24 gün olan mevcut yıllık ücretli izin
süreleri sırasıyla 14, 20 ve 26 gün olarak değiştirilmektedir. Tarafların
anlaşması halinde yıllık izin süresi bir bölümü on günden aşağı olmamak
üzere ençok üçe bölünebilecektir.
24- HAFTALIK ÇALIŞMA SÜRESİNİN, HAFTANIN ÇALIŞILAN
GÜNLERİNE EŞİT BÖLÜNME ZORUNLULUĞU KALDIRILMAKTA, GÜNLÜK ÇALIŞMA SÜRESİ
FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ ÖDENMEKSİZİN 11 SAATE KADAR ÇIKARTILABİLECEKTİR.
Haftalık 45 saat olan çalışma süresi, tarafların anlaşması ile işyerlerinde
haftanın çalışılan günlerine, günde 11 saati aşmamak koşulu ile farklı
şekilde dağıtılabilecektir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık
ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme
süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilecektir.Ortalama
çalışma süresi, fazla çalışmalarda dahil olmak üzere, haftada 48 saati
aşamayacaktır. Haftalık çalışma süresinin haftanın çalışılan günlerine
farklı şekilde dağıtılması durumunda, 6 gün çalışılan bir işyerinde işçi
haftada en çok (11x6=66 saat), 5 gün çalışılan işyerinde ise (11x5=55 saat)
çalıştırılabilecektir. Böylece “yoğunlaştırılmış iş haftası” uygulanabilecek,
bu haftalarda sonraki haftalarda (iki ay-dört ay) işveren işçiyi daha az
sürelerle çalıştırması halinde işçiye fazla çalışma ücreti ödemeyecektir.
25- FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ ÖDENMEKSİZİN, ZORUNLU
NEDENLERİN ORTAYA ÇIKMASI VEYA İŞÇİNİN TALEBİ HALİNDE TELAFİ ÇALIŞMASI
YAPTIRILABİLECEKTİR.
Getirilen düzenlemeye göre;· Zorunlu nedenlerle işin durması,· Ulusal
bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi,·
Benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında
çalışılması veya tamamen tatil edilmesi,· İşçinin talebi ile kendisine
izin verilmesi,hallerinde işveren söz konusu çalışılmayan süreler için
iki ay içinde telafi çalışması yaptırabilecektir. Bu çalışmalar fazla çalışma
veya fazla sürelerle çalışma sayılmayacaktır.
26- GENEL EKONOMİK KRİZ VEYA ZORLAYICI SEBEPLERLE
FAALİYETLERİNİ AZALTAN VEYA DURDURAN İŞYERLERİNDE ÇALIŞANLARA İŞSİZLİK
SİGORTASINDAN KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ BAĞLANACAKTIR.
Genel ekonomik kriz ve zorlayıcı sebeplerle işyerinde geçici olarak
en az dört hafta işin durması veya haftalık çalışma süresinin önemli ölçüde
azalması nedeniyle kısa çalışma yapılması hallerinde işçilere çalıştırılmadıkları
süre için işsizlik sigortasından kısa çalışma ödeneği ödenecektir.Kısa
çalışma süresi, zorlayıcı sebebin devam süresini ve herhalde üç ayı aşamayacaktır.
27- ARA DİNLENMELERİNDE ESNEK BİR DÜZENLEMEYE
GİDİLMEKTEDİR.
Ara dinlenmeleri bir işyerinde işçilere aynı veya değişik saatlerde
kullandırılabilecektir.
28- ANALIK HALİNDE İZİN SÜRELERİ 1’ER HAFTA
ARTIRILMAKTA, BU SÜRENİN 11 HAFTALIK BÖLÜMÜNÜN DOĞUMDAN SONRA KULLANILMASINA
İMKAN TANINMAKTADIR.
Kadın işçilerin doğumdan önce 7 ve doğumdan sonra 7 hafta olmak üzere
toplam 14 hafta çalıştırılmamaları esası getirilmekte; sağlık durumu elverdiği
takdirde kadına doğumdan önce üç haftaya kadar çalışabilme ve kalan süreyi
doğum sonrası süreye ekleme imkanı tanınmaktadır.
29- İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KONUSUNDA İŞVERENLERE;
İŞÇİLERE EĞİTİM VERME, BİLGİLENDİRME VE DENETLEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİLMEKTEDİR.
Bir yönetmelikle belirlenecek esas ve usuller çerçevesinde işverenler
tarafından işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, mesleki
riskler, yasal hak ve sorumluluklar konularında işçilere eğitim vermek,
bilgilendirmek ve denetleme zorunluluğu getirilmektedir.
30- İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULU OLUŞTURMA
ZORUNLULUĞU YASA İLE DÜZENLENMEKTE VE KURUL KARARLARINA UYMA ZORUNLULUĞU
GETİRİLMEKTEDİR.
Sanayiden sayılan ve devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı
aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği
kurulu kurma yükümlülüğü yasa ile düzenlenmektedir.Ayrıca, bu kurulların
iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak verilen kararlarını işverenler
uygulamakla yükümlü olacaktır.
31- İŞYERİ HEKİMİ BULUNDURMA ZORUNLULUĞU ÖNGÖRÜLMEKTEDİR.
50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerine bir veya daha fazla işyeri
hekimi çalıştırma ve işyeri sağlık birimi oluşturma yükümlülüğü öngörülmektedir.
32- İŞ GÜVENLİĞİNDEN SORUMLU MÜHENDİS VEYA
TEKNİK ELEMAN GÖREVLENDİRME ZORUNLULUĞU GETİRİLMEKTEDİR.
Sanayiden sayılan ve devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı
aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işverenlere, iş güvenliği
önlemlerinin sağlanması bakımından bir veya daha fazla mühendis veya teknik
eleman görevlendirme yükümlülüğü öngörülmektedir.
33- İŞÇİYE ÇALIŞMAMA HAKKI ÖNGÖRÜLMEKTEDİR.
İş sağlığı ve güvenliği açısından işçinin sağlığını bozacak veya vücut
bütünlüğünü tehlikeye sokacak yakın, acil ve hayati bir durumun varlığı
halinde işçiye, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna; bulunmaması halinde işveren
veya işveren vekiline riskin giderilmesi konusunda talepte bulunması, Kurulun
işçinin talebi yönünde karar vermesi halinde gerekli tedbirler alınıncaya
kadar ücreti ve diğer hakları saklı tutularak çalışmaktan kaçınma hakkı
(ücretli hak grevi) verilmektedir.Kurul kararına ve işçinin talebine rağmen
gerekli tedbirler alınmadığı takdirde, işçi hizmet akdini haklı nedenle
feshedilebilecektir.
34- ÖZEL İSTİHDAM BÜROLARININ KURULMASINA İMKAN
TANINMAKTADIR.
Halen özel kesim işyerleri için yasak faaliyetlerden olan iş ve işçi
bulmaya aracılık hizmetleri ile ilgili olarak özel istihdam bürolarının
kurulmasına imkan tanınmaktadır.
35- İDARİ PARA CEZALARI YENİDEN DÜZENLENMEKTEDİR.
Tasarı ile getirilen yükümlülüklere uyulmaması halinde verilecek idari
para cezaları, özel hukuk-kamu hukuku ayrımı göz önünde tutularak yeniden
düzenlenmekte, özel hukuk yaptırımına bağlanan aykırılıklar bakımından
ayrıca idari para cezası uygulamasına son verilmekte, bunun sonucu olarak
idari para cezaları sadece tasarıda öngörülen hallerle sınırlı tutulmaktadır.İdari
para cezaları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilecektir.
36- BİLDİRİMLERİN YAZILI YAPILMASI HÜKÜM ALTINA
ALINMAKTADIR.
İspat yönünden, Kanunda öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazılı olarak
ve imza karşılığında yapılması zorunluluğu öngörülmektedir.İmzadan kaçınma
halinde tutanak tutulacaktır.
37- KANUNUN UYGULANMASI BAKIMINDAN BİR İŞİN,
HANGİ İŞLERDEN SAYILACAĞI, BAKANLIKÇA ÇIKARTILACAK YÖNETMELİKLE BELİRLENECEKTİR.
İş Kanununun uygulanması bakımından bir işin sanayi, ticaret, tarım
ve orman işlerinden sayılıp sayılmayacağının Kanunla belirlenmesinden vazgeçilerek,
bu hususu belirleme yetkisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bırakılmaktadır.
MART 2003
|