ARALIK 2002
 
Arama  
 
 
 « Dergi İndeksi
   Son Sayı
   Tüm Sayılar
   TİSK Ana Sayfa



YATIRIM VE İSTİHDAM YARATMA ALANINDA İRLANDA DENEYİMİ

Sean WHELAN
İrlanda Büyükelçisi


 

 


Konfederasyonumuzun 40.kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen seminer ve panelde yapılan bazı konuşmaların tam metnini okurlarımızın bilgisine sunuyoruz.

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) 40. Kuruluş Yıldönümü münasebetiyle düzenlenen bu konferansa davet edilmekten büyük bir memnuniyet ve onur duyuyorum.

Benim için seçtiğiniz “Yatırım ve İstihdam Yaratımı Alanında İrlanda Deneyimi” konusu, zamanlaması bakımından isabetli olmuştur.

Yatırım ve istihdam meseleleri, modernleşen her ekonominin birinci uğraşı olmaktadır. İrlanda olayında, yatırım politikası ve iş yaratımı, son yıllarda yaşadığımız ekonomik başarının temelini teşkil etmekte ve bu başarı ile çok yakın bağlantısı bulunmaktadır.

Vereceğim birkaç örnek bu hususu daha iyi açıklayacaktır.

İrlanda 1990’larda AB içinde en hızlı büyüyen ekonomi olmuştur. 1996’dan 2000’e kadar GSYİH’daki yıllık büyüme oranı, Avrupa ortalamasının üç katına ulaşarak %8.5 gelişme sağlanmıştır. Normal olarak, dünya ekonomisindeki olumsuz gelişmelere paralel olarak son zamanlarda bu büyüme oranı da düşmüştür. Ancak İrlanda için büyüme tahminleri hala cesaret vericidir. Bu yıl GSYİH’da %3-4, gelecek yıl %4.2 ve takibeden iki yılda da %5 bir artış beklemekteyiz.

Nüfusu 3.8 milyon olan İrlanda’nın işgücü 1.75 milyondur. İrlanda’da 1994’den bu yana iş sayısı üçte bir artmıştır. 1997’den bu yana da 400.000 yeni iş açılmıştır. Böylece işsizlik oranı yarıdan daha aza düşerek tarihinin en düşük seviyesi olan %5’in altına inmiştir.

Bu ekonomik performans nasıl elde edilmiştir?

İrlanda ekonomisinin son yıllardaki başarısı aşağıdaki nedenlere dayanmaktadır:

1. Kuvvetli, açık ve serbest bir pazar ekonomisinin yaratılmasına destek olan, vergileme alanı dahil, pragmatik ve yenileştirici hükümet politikaları
2. Genç ve oldukça eğitimli işgücü
3. Ekonominin maliyet rekabetçiliğini oldukça destekleyen rekabetçi ücret seviyelerinin de yer aldığı uyumlu bir sosyal katılımcılık yaklaşımı
4. İrlanda’nın Tek Avrupa Pazarına ve Avrupa Birliğine üyeliği
5. Önemli derecede yabancı yatırımın gelişi
6. Yatırımı ve dış ticareti destekleyen bir yasal çerçeve
7. Tutarlı bir uluslararası ticaret ortamı.
Daha fazla ayrıntıya girmeden, İrlanda’nın son zamanlardaki, yabancı yatırımı çekme ve yeni iş yaratımı konularındaki deneyimlerinden bahsetmek istiyorum.

Her şey o kadar kolay olmadı.

İrlanda 1980’lerin önemli bir bölümünde çok büyük ekonomik sıkıntılar çekti. Bütçe açıkları, işsizlik oranları, ezici vergi yükü ve dışa göç oldukça yüksekti. Bazı acı veren tedbirlerden sonra işler geçtiğimiz on yılda gittikçe tersine dönmeye başladı.

Bugün AB nüfusunun %1’ini oluşturan İrlanda, toplam AB GSYİH’nin %1’ine sahiptir. Ancak İrlanda, AB’ye gelen denizaşırı yabancı yatırımın önemli bir bölümünü çekmiştir. Tüm ABD elektronik yatırımının üçte biri ve ABD imalat sanayii yatırımının %10’u İrlanda’ya yapılmıştır.

Peki, yabancı yatırımı İrlanda’ya çeken nedir?

Yabancı yatırımı İrlanda’ya çeken faktörler arasında:

1. 1990’larda bazı dış etkenler olumlu rol oynamıştır. Bunların en önemlileri, ABD ekonomisindeki patlama ve bilgi teknolojisi ile ilgili sektörlerin çok hızlı bir şekilde gelişmesidir.

2. Avrupa Tek Pazarı’nın, Avrupa’ya yatırım için uyarı etkisi

3. 1980’lerden bu yana tesis edilen tutarlı bir politik ortam. Bunun içinde, sosyal katılımcılar arasındaki, özellikle hükümet, işveren ve işçi kesimi ve gönüllü gruplar arasındaki uyum ve çeşitli hükümet kurumları ile ticari devlet kurumları arasındaki güçlendirilmiş işbirliği sayılabilir.

4. Genç ve iyi eğitimli insan arzı ve uygun bir demografik yapı. Bu becerikli işgücünü mevcudiyeti, daha önceki yıllarda eğitime yapılan önemli bir yatırımın ürünüdür.
Örneğin;

- İrlanda’da eğitim harcamaları GSYİH’nin %5.5’ine eşittir. OECD ortalaması ise %4.9’dur.
- Son on yıl içinde yüksek eğitimdeki öğrenci sayısı %80 oranında artmıştır.


5. Yeni sanayi sektörlerini tanımlama ve meydana çıkartma yeteneği. Bu yeni sektörler için 1980’lerde yazılım sektörünü, 1990’ların başında telefon merkezlerini ve 1999’da e-iş sektörlerini sayabiliriz. Düşük kurumlar vergisi ve bağış şeklindeki teşvikler de yeni iş sahalarının açılmasında rol oynamıştır.

6. Özellikle AB içinde rekabetçi ülkelerin sayısı sınırlı idi.

7. İrlanda’nın Euro bölgesi içinde İngilizce konuşan tek ülke olması, son zamanlarda ayrıca bir avantaj olmuştur.

Peki, yabancı yatırımın İrlanda ekonomisine katkısı ne olmuştur?

Yabancı yatırımın aşağıdaki alanlarda önemli katkısı olmuştur:

1. Verimlilikte önemli bir patlama ve ihracat yoluyla ekonomik büyümeye kuvvetli bir katkı

İrlanda’nın ekonomik büyümesinin yarısı ihracattan kaynaklanmaktadır. İrlanda şu anda dünyanın en büyük ikinci ticari mal ihracatçısı durumunda olup, sanayi üretiminin %85’ini ihraç etmektedir.

İrlanda ihracatı 2001 yılında 2000 yılına göre %10 artarak 92.5 milyar Euro’ya ulaşmıştır.

İrlanda ticaret fazlası da geçen yıla göre %26 artarak 2001 yılında 35,3 milyar Euro’yu bulmuştur. (Ne yazık ki, geçen yıl İrlanda’nın Türkiye’ye ihracatı 310 milyon Euro, Türkiye’nin ki ise 143 milyon Euro olmuştur.)

2. Dış yatırım, yeni teknolojinin, ihtisaslaşmanın, uzmanlığın ve iş know-how’ın kritik bir kaynağı olmakta ve İrlanda girişimcileri için bir yetişme ortamı yaratmaktadır.

3. Yabancı yatırım, iş dostu altyapısı, yasal değişiklik ve işadamlarının uluslararası iyi uygulamaları benimsemesi açısından sürükleyici bir unsur olmuş ve tüm bunlar genel ekonomiye fayda sağlamıştır.

Yabancı yatırım, kurumlar vergisi gelirlerini önemli ölçüde artırmıştır. Bu gelir 2001’de 1.9 milyar Euro’ya ulaşmıştır. Gelir vergisi ve dolaylı vergi gelirleriyle birleştirildiğinde, İrlanda’nın altyapı yatırımlarını iyileştirmek için hazırlanan 7 yıllık Ulusal Kalkınma Planı’nın finansmanına önemli katkısı olacaktır.

İstihdam ve yatırımın 1990’larda gelişmesi böyle oldu. Peki, durum şimdi nasıl?

İrlanda şimdi en fazla küreselleşen ekonomi olup, dünyada en fazla yatırım çeken ülke durumundadır. Bugün İrlanda’daki doğrudan yabancı yatırım seviyesi, ekonomik büyüklüğüne oranla, dünyadaki ve tabii ki, Avrupa’daki en yükseklerden biridir.

İrlanda’nın ekonomik durumu 1990’lardan bu yana değişirken, önde gelen birçok çokuluslu firmanın işletim şekli de değişime uğradı.

Örneğin İntel, devre panolarının ve sistemlerinin imalatı ile gelişme sağlamıştır. İntel 2005 yılına kadar İrlanda’da 5 milyar Euro yatırım yapacaktır. Bu yatırım, İntel’in İrlanda’daki mikro işlemci teknolojisi faaliyetlerini dünya seviyesine çıkartacaktır. Diğer bir örnek; daha önce sadece büyük ölçekli bir imalat kuruluşu olarak görülen, fakat son yıllarda köklü bir şekilde değişikliğe uğrayan Apple’dir. Düşük değerli imalat işlemi İrlanda’dan çıkartıldı ve İrlanda Apple’in Avrupa Merkezi haline getirildi. Merkez şimdi Avrupa’nın on-line elektronik satışlarını ve bütçe, sipariş idaresi, lojistik ve veri merkezi fonksiyonlarını icra etmektedir. Sonuç; %30 Apple-İrlanda işgücü, katma değerde ve sürdürülebilir imalat faaliyetlerindedir. %70’i ise yüksek değerli hizmetlerdedir.

Tabii ki tüm firmalar işlemlerini değişime uğratamamışlardır. Rekabetçi kalabilmek için bazıları, yenileştirme veya iş uygulamalarındaki değişikliklerle etkinlik ve verimlilik kazanmışlardır. Başarılı olamayan diğerleri ise İrlanda’yı terk etmişlerdir.

Yabancı yatırım bugünü yakalamak için ne yapmalıdır?

Biz İrlanda’da daima, denizaşırı firmaların yürüttükleri faaliyetlerin kalitesinin artırılmasını istedik. Bu 1970 ve 1980’lerde bir ölçüde yapılıyordu, ancak içinde bulunduğumuz dönemde bu işlem radikal olarak yenilenmeli ve mümkün olduğu kadar çok yabancı firmaya yayılmalıdır.

İrlanda ekonomisini büyümeye kesintisiz devam etti ve yabancı yatırım akışı, yerel ekonomik faaliyetlerin değeri, yapısı ve kalitesi üzerinde bir dönüşüm etkisi yarattı. İrlanda şimdi kalkınmasında yatırım-güdümlü safhadan yenilik-güdümlü safhaya geçmektedir.

Şimdi İrlanda’nın önemli meselelerinden biri, bugüne kadar faydası görülen bazı avantajları ve usulleri kullanarak daha yüksek değerdeki yatırımları çekmeye devam etmektedir.

Yüksek katma değerli yabancı yatırım için temel gereksinim, yüksek beceri seviyeli, diğer bir değişle üretime yönelik yatırım olmaktan ziyade yeniliğe yönelik yatırım olmasıdır. Bu yüksek seviyeli yatırım, katma değeri yükselterek daha fazla büyüme sağlayacaktır.

Bu yeni tip yatırımın kaynağı, mevcut veya yeni sektörlerdeki hazır veya yeni gelen yatırımcıların bir kombinasyonu olacaktır.

Amacımız sadece imalat katma değerini artırmak olmayıp, imalatla birlikte araştırma ve geliştirme, lojistik ve arz zinciri idaresi fonksiyonları gibi kurumsal seviyedeki yenileştirmeleri de kazanmaktır.

Bu tür işlemler, İrlanda ekonomisinin rekabetçi karakterine iyi oturtulmalı ve uyumlu hale getirilmelidir.

İrlanda’nın her zamanki gibi yabancı yatırıma çok ihtiyacı vardır. Ancak ne tür yatırım olacağı, ekonominin geri kalan bölümü ile nasıl entegre edileceği ve ekonomik büyümeye nasıl katkı sağlayacağı konuları gelecekte şimdikinden çok farklı olacaktır.

Gelecekte İrlanda’nın yabancı yatırıma olacak yaklaşımını şekillendirme.

Hemen hemen tamamlanan istihdamla ve yükselen ücretlerle İrlanda şimdi yeni bir takım mücadeleleri ve olayları göğüslemek için stratejisini değiştirmektedir. Dünya’da meydana gelen gelişmelere göre yabancı yatırıma olan yaklaşımımıza özel bir dikkat göstermeliyiz. Örneğin;

- Küreselleşme ve teknolojideki gelişmeler, değerler zinciri mühendisliğini ve etkili firmaları yaratarak iş modellerini değiştirmektedir.

- Daha önce avantajımız olan, özellikle işgücü fazlası ve düşük maliyetler gibi hususlar ortadan kalkmaya başladığından, İrlanda yabancı yatırımı cezbetme usullerini değiştirme durumundadır.

- Özellikle Orta ve Doğu Avrupa ve ayrıca Asya ve Latin Amerika’daki yeni rakipler İrlanda’nın daha önceki avantajını kullanmaya başlamışlardır.

- İrlanda’nın yatırım için gerçek rakipleri gelişmiş ülkeler olmaya başlamıştır. Bunlar arasında ABD, Kuzey Ülkeleri, Benelux, İsviçre ve Asya’da bir model ekonomi olarak Singapur bulunmaktadır. İrlanda’daki yabancı yatırımın üçte ikisinin ABD’den geldiği gözden kaçırılmamalıdır.

Bu değişikliklere rağmen yine de, işletim ortamı kalitesinin, yüksek seviyeli yatırımların yönünü belirlemede en kritik faktör olduğuna inanıyoruz. Böyle bir ortamı İrlanda’da yaratabildiğimiz için şanslıyız.

İrlanda bu değişikliklere nasıl karşılık vermelidir?

Eğer birinci ligde oynayacaksak çok hızlı hareket etmek zorunda olduğumuzu biliyorduk. Rekabet bizim için kaçınılmaz olup her durumda yarar getirir. Dikkati rekabetçilik ve etkinlik üzerine yoğunlaştırır ve uzun dönemde büyüme sıçramasını sağlar. Eğer düşük maliyetli ülkeler bizim için ciddi rekabet tehlikesi sergilerlerse, bu İrlanda’nın değerler zincirindeki yüksek seviyeye çıkmak için yeteri kadar hızlı hareket etmediğini ifade eder. Kısaca, biz yüksek seviyeli faaliyetler için mümkün olan en iyi ortamı sunma gayretine devam etmek zorundayız. Aksi takdirde daha düşük ligde yarışmak durumunda kalırız.

Amacımız, İrlanda’nın küresel ekonomide en önlerde yer almasını sağlamaktır. Bunu başarabilmek için, yeni bilgiye dayalı faaliyetler için gerekli ortamı yaratmamız gerekmektedir. Son yıllarda İrlanda Bilim Kuruluşu’nun tesis edilmesi, İrlanda sanayi politikasında en önemli bir gelişme olup, yüksek kaliteli bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerini yürütmek için İrlanda’nın kapasitesini yükseltecektir.

Bu kuruluşun zamanla, yenileştirme ve araştırma - geliştirme üzerinde büyük etkisi olacaktır.

Biz İrlanda’yı dünyanın en önde gelen bölgelerinden biri yapacak ve daha ciddi oyuncuları bu alana çekecek yenileştirme dinamiklerini yaratmak zorundayız. Özellikle daha önce başarılı olan mevcut değerler zinciri yerine yeni değerler zincirlerinin yaratılmasında birinci olmaya çalışmalıyız. Şu anda incelemekte olduğumuz sektörler arasında Biyoteknoloji ve Yaşam Bilimleri, İletişim İdaresi ve Software İşletim Sistemleri ve e-öğrenme bulunmaktadır. Amacımız, bu alanlarda girişimlerde bulunarak yabancı yatırımla İrlanda yeteneğini ve yaratıcılığını birleştirmektir.

İrlanda’nın yeni rekabetçi oluşumlara karşı stratejik yaklaşımı şöyle olmaktadır:

1. Yabancı yatırım konusunda istihdam sayısına daha az önem veren, fakat iş kalitesine ve yüksek katma değerli faaliyetlere daha çok yoğunlaşan bir anlayışı benimsemek;
2. İrlanda’yı sadece bir imalat ve hizmet bölgesi yapmak yerine bir yenileştirme merkezi haline getirmek;
3. İrlanda sanayiinin uzun dönemli rekabetçiliğini desteklemek ve yüksek kaliteli yeni yatırımları cezbetmek;

Kendini beğenmişliğe yer yoktur.

Çok yakın bir gelecekte, dünya ekonomik büyümesinde bir yavaşlama ve önemli politik ve ekonomik belirsizliklerle karşı karşıya kalacağız. UNCTAD tarafından yayınlanan son Dünya Yatırım Raporu, küresel yabancı yatırım akışının, 2000 yılı ile mukayese edildiğinde, geçen yıl yarıdan daha fazla düştüğünü göstermektedir. Bu trende paralel olarak, İrlanda’ya olan akış da iki yıl önceki 24 milyar $’dan, geçen sene 5.4 milyar $’a gerileyerek önemli bir düşüş göstermiştir.

İrlanda’dan dışarıya yapılan yatırımın da ekonomik kalkınmamızda bir faktör olduğunu burada belirtmeliyim.

İrlanda ekonomisi her zamankinden çok daha fazla uluslararası olmaya başlamıştır. İrlanda şirketleri, 2000 yılı itibariyle 16 milyar Euro değerinde yabancı varlık elde etmişlerdir. Bu varlığın %85’i ABD ve İngiltere’dedir. Hatta 1999 yılı sonu itibariyle İrlanda şirketleri ABD’de 65,000 kişiyi istihdam etmekteydi. Bunun tersine Amerikan şirketleri ise aynı zamanda İrlanda’da 80,000 iş yaratmışlardır.

İrlanda’da uygulanan ekonomik faaliyet tipinin ülke özelliklerine uygunluğunu ve insanlarımıza ekonomik yarar sağlamaya devam etmesini garanti altına almak için yeni teknoloji trendlerini ve iş modellerindeki uluslararası değişmeleri dikkate almak durumundayız. Muhtemelen 2003 yılının sonuna doğru, yüksek teknoloji pazarlarında tam bir iyileşme beklemekteyiz.

Uluslararası ticaret üzerinde satışların azalmasıyla daha da artan önemli bir maliyet baskısı vardır. Diğer taraftan, işgücü piyasası baskısı oldukça rahatlamıştır.

Bilgi Teknolojisi sektörünün tarihindeki en kötü düşüşüne rağmen, İrlanda’da sektördeki beş öncü şirketin (Intel, Dell, IBM, Hewlett Packard ve Microsoft) şimdiye kadar olan en fazla insanı istihdam etmeye devam etmeleri dikkate değer bir husustur.

Bu beş şirket üç yıl önce 1999’un sonlarında İrlanda’da 13,000 civarında insan istihdam ederken, Ekim 2002 için bu sayısının 16,000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Yüksek seviyeli faaliyetlerde bulunan uluslararası önde gelen birçok şirket arasında hala büyük ilgi vardır. Bu ilgi, bizim son on yıldaki başarımızdan ve aralarında yüksek beceri seviyesi ve %12.5 oranındaki kurumsal ticaret marjının da bulunduğu yeni cazip fırsatlardan kaynaklanmaktadır.

İrlanda’da yabancı yatırımın hâla çok önemli bir rolü vardır. Çünkü:

1. Küreselleşmenin yaygınlaşması onu kaçınılmaz yapmıştır.

2. Hali hazırda bulunan yatırımın önemli bir bölümünün, eğer gelecekte ekonomiye olan katkısı devam edecekse, değerini artırmak veya yenilemek durumundayız.

3. Eğer yüksek kaliteli altyapı ve birinci sınıf insan kaynağı konabilecekse, önemli ölçüde yeni yatırıma ihtiyaç vardır.

4. Yeni ekonomik refah kaynakları yaratacak ve İrlanda kapasitesi ile birleşecek yabancı yatırıma ihtiyacımız vardır.

Uluslararası yatırımı çekme başarısı, sadece birinci sınıf fabrikalar inşa etme veya iş gücüne daha yüksek ücretler ödeme meselesi değildir. Aynı zamanda sadece bir iş sahibi olmaktan daha çok, daha yüksek kalitedeki bir yaşam, daha iyi hizmetler, daha temiz ve sağlıklı bir çevre, daha zihinsel tatminli iş ve daha kaliteli boş zaman doğrultusunda değiştirilmiş amaçlar meselesidir. Ekonomik kalkınma politikalarının genel olarak, tabii ki toplumun menfaatine uygun olması ve toplumdaki bireylerin yaşam kalitesini artırması gerekmektedir.

Günümüzün karmaşık ve kararsız dünyasında bu gelişmeleri elde etmenin tek yolu, inanıyorum ki aşağıdaki hususları gerçekleştirmek olmalıdır:

  • Dünya klasmanında altyapısı olan bilgi tabanlı bir ekonomi,
  • Kendini hayat boyu öğrenmeye adamış bir toplum,
  • Teknolojik yenilemenin en ön safında ve dünyadaki en güçlü rekabetçiler arasında yer alan bir ekonomi,
  • En yüksek çevre standartları için çalışan bir toplum, ve
  • Sosyal katılımcı ve çoklu kültürlü bir toplum.
Bu amaçları elde edebilen bir toplum, inanıyorum ki, kendini haklı olarak bir dünya lideri olarak tanımlayabilir.