KASIM 2002
 
Arama  
 
 
 « Dergi İndeksi
   Son Sayı
   Tüm Sayılar
   TİSK Ana Sayfa



"99 ÖNLEM"

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU’NUN ULUSAL EKONOMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK SOMUT UYGULAMA ÖNERİLERİ



Uygulanacak Ekonomik Program reel sektördeki yatırım ve özellikle istihdam artışlarına öncelik vermeli; sivil toplum örgütleriyle paylaşılmalı ve IMF’yle uzlaşma sağlanmalıdır.

Büyüme, ihracat seferberliği ile finanse edilmelidir. Enflasyonla mücadele vazgeçilmezdir.

Sosyal politikada ABD modeli ile birlikte AB’nin “esneklik-güvence dengesinin sağlanması” ilkesi esas alınmalı; çalışma hayatı alanında AB’ye Türk Ekonomisinin rekabet gücünü zayıflatacak aşırı ve vakitsiz taahhütlerde bulunulmamalıdır. Sosyal refah artışı, reel sektörün güçlenmesi ile mümkün olabilir.

Bu temel politikalar doğrultusunda aşağıdaki uygulamalara gidilmelidir.
ÜRETİM, YATIRIM VE İHRACAT

1. Türkiye yatırımda öncü ve ileri teknolojilere; özellikle enformasyon teknolojilerine, biyoteknolojiye ve genomics sürecine yönelmelidir. Kaynak çekimi de bu fırsatın kaçırılmamasına bağlıdır.

2. Sosyal katılımcılık esaslı bir Ulusal Yatırım Örgütü oluşturulmalı ve yerli/yabancı yatırımcılar sadece bu merci ile muhatap olmalıdır.

3. Yatırımların teşviki için, devlet yerli/yabancı yatırımcı ile pazarlık yapmalı; istihdam-teknoloji-ihracat-kâr-marka gibi kıstaslara göre 5-15 yıllık vergi istisnası getirilmelidir.

4. Desteklenen yatırımlarda istihdam artışı takip edilerek vergi, altyapı ve kredi olanakları hareketli düzenlenmelidir.

5. Yatırımcıya bedelsiz arsa tahsis edilmelidir.

6. Girişimciden istenen resmi formaliteler asgariye indirilmeli, internet yoluyla işlem yapılmalıdır.

7. Ülkemizin zengin yeraltı kaynaklarının (altın, bor, toryum vb.) özel sektör tarafından hızla değerlendirilmesi için program hazırlanmalıdır.

8. Nükleer enerji santralleri ivedilikle kurulup yaygınlaştırılmalıdır.

9. Yatırım indirimi stopajı kaldırılmalıdır.

10. Organize Sanayi Bölgeleri tek merciden izin almalı ve altyapı hizmetlerine ilişkin muafiyetler artırılmalıdır.

11. Organize Sanayi Bölgeleri’nin desteklenmesi için “yatırım indirimi” oranı artırılmalıdır.

12. Hayvancılık OSB’leri kurulmalıdır.

13. Yurt içi ve yurt dışı pasif tasarruf ve mevduat üçlü işbirliği ile Türkiye’de yatırıma yönlendirilmelidir.

14. Yatırıma aktarılan her türlü kazanç vergiden muaf tutulmalıdır.

15. Komşu ülkelerle ortak organize sanayi bölgeleri tesis edilerek ortak yatırımlara gidilmelidir.

16. Kamu ve özel sektör yatırım stoku envanteri yapılmalıdır.

17. İhracatta “marka” yaratan firmaların AR-GE harcamalarına sübvansiyon getirilmeli; vergi ve SSK yükü yarıya indirilmelidir.

18. Eximbank kredileri, ihracatta yerli girdi oranı % 70 ve üzerinde olanlara verilmeli; alttaki oranlar kademeli desteklenmelidir.

19. Bankaların sendikasyon kredilerinin belli bir oranının KOBİ’lerin ihracatı için tahsis edilme zorunluluğu getirilmelidir.

20. Eximbank kredilerinde KOBİ’lere kolaylık sağlanmalıdır.

21. Belirli büyüklüğü aşan ihracatçıya özel pasaport sağlanmalıdır.

22. Eximbank kredilerinin geri ödemesi üçer aylık dönemler halinde ertelenmelidir.

23. İhracatta KDV süresi Türkiye’nin rekabet ettiği ülkeler düzeyine (1 ay) indirilmelidir.

24. İhracatta gümrük komisyon masraflarını kaldıracak bir sisteme geçilmelidir.

25. İhracatçıya internet yoluyla güncel enformasyon desteği sağlanmalıdır.

26. Turizm yatırımcıları da ihracata uygulanan teşviklerden yararlanmalıdır. Turizm Kentleri projelerinin oluşturulmasında Miami ve Dubai modellerinden yararlanılabilir.

27. Turizm sektöründe KDV oranları Akdeniz çanağındaki ülke oranlarına indirilmelidir.

28. Bavul ticareti teşvik edilmelidir.

29. TL’nin reel olarak aşırı değerlenmesi önlenmeli, bu amaçla zaman zaman dalgalı kurlarda düzeltme yapılmalıdır.

30. Merkez Bankası’nın bağımsızlığı gözetilmelidir.

31. İstanbul Yaklaşımı hızlandırılmalı, sonuç alınmasını önleyen Bankaların engelleyici hareket tarzı çözümlenmelidir. İstanbul Yaklaşımı kapsamındaki işletmelerin değeri saptanarak “işletme rehni” yolu ile söz konusu müesseselere döner sermaye ve yatırım finansmanı sağlanmalıdır.

32. Varlık Yönetim Şirketi kurulmalıdır.

33. Bankalar etkin şekilde denetlenerek borç ödeyemez duruma düşmeleri engellenmelidir.

34. Mali milat kaldırılmalıdır.

35. “Hamiline” çek kullanımı kaldırılmalı, çek “isme” yazılmalıdır.

36. Temerrüt faizi ıslah edilmelidir.

37. Özel sektörün devletten alacakları anında borçlarına mahsup edilmelidir.

38. Endüstri Bölgeleri Kanunu’nun yabancı sermayeye tanıdığı avantajlar yerli firmalara da tanınmalıdır.

39. Kur farkı giderlerinin zamana yayılabilmesi sağlanmalıdır.

40. Şirket birleşmelerine uygulanan vergi kolaylıkları yaygınlaştırılmalıdır.

41. Özellikle kalkınmada öncelikli yörelerde uygun Hazine arazileri tarım ve sanayi üreticilerine kullandırılmalıdır.

42. Tasarruf mevduatına devlet güvencesi sınırlandırılmalıdır.

43. İnşaat sanayicilerine sanayi sicil belgesi verilmelidir.

44. e-ticaretle ilgili yasal ve teknik düzenlemeler süratle hayata geçirilmelidir.

45. Üretim üzerindeki vergi ve SSK yükü makul düzeye indirilirken, kayıt dışına yönelik tedbirler etkinleştirilmelidir.

46. Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve KDV oranları azaltılmalıdır.

47. Yerel yönetimlerle işbirliği yapılarak altyapı hizmetleri sadece kayıtlı işletmelere kullandırılmalıdır.

Kayıtdışı üretimin tespiti için, tüketilen elektrik miktarı ile üretimin hesaplanması; kayıtdışı istihdamın tespiti için de üretim miktarı ile işçi sayısını oranlama yöntemleri uygulanabilir.

48. Kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınabilmesi için geçmişe dönük af ve KOBİ kredileri kullanılmalıdır.

49. Dahilde İşleme Rejimi ile ülkeye giren dampingli ithalatın ulusal ekonomiye zarar vermesi önlenmelidir.

50. Gümrük denetim sistemi oluşturulmalıdır.

51. Kendi arsası üzerine yerel müsaadeleri aşarak yapılan inşaatlara belirli bir ceza uygulanarak iskan izni verilmeli; ayrıca Hazine arazisi üzerine yapılan gecekondulara, arazi bedelini ödemek şartıyla belirli bir ceza uygulanarak iskan izni verilmelidir.

52. Üretimin canlandırılması için ara mal ve hammadde ithalatından alınan % 3’lük KKDF kesintisi kaldırılmalıdır.

53. Kıdem tazminatı karşılıkları, Kurumlar Vergisi matrahından indirilmelidir.

54. Vergi, SSK ve Bağ-Kur mükellefiyetleri ve ilişkin hizmetler, Organize Sanayi Bölgelerinde kurulacak birer büro ve gezici hizmet birimleri ile girişimciye götürülmelidir.

55. Vadeli satışlarda KDV tahsilatı vadelere göre düzenlenmelidir.

56. Faiz gelirinin vergisi beyanname ile değil, stopajla alınmalıdır.

57. SSK’nın ilaç sanayiine olan borçları ödenerek ve devletin yükümlülükleri yerine getirilerek olası Irak Harekatı’nın olumsuz etkileri engellenmelidir.

58. İlaçların fiyatlandırılmasında toplumsal ihtiyaçlarla ilaç üreticilerinin menfaatlerini dengeleyecek objektif verilere dayalı bir sisteme geçilmelidir.

59. Yıllara sari inşaat ve onarım işlerine ait hakediş bedelleri ve avanslardan kesilen % 5 stopaj ve % 10 fon payı ödemesi uygulamaları kaldırılmalıdır.

60. Kamu inşaat işlerinde, işin devamı süresince şirket ortaklarına kazanç, kâr payı ve temettü dağıtamama kuralı kaldırılmalıdır.

61. Hisse senedi alım-satımından elde edilen kâr, vergi dışı bırakılmalıdır.

62. Ara dönem kar dağıtımına olanak tanıyacak bir düzenleme yapılmalıdır.

63. Geçici vergi uygulaması kaldırılmalı veya 6 aylık periyodlara dönüştürülmeli ve oranı % 10-15 seviyesine indirilmelidir.

64. Şirketlerin kâr payı dağıtımında stopaj kaldırılmalıdır.

65. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 28.maddesi ile tanınan; gayrimenkuller ve menkul kıymetlerin satışından elde edilen kârın sermayeye ilavesi halinde uygulanan vergi istisnaları devamlı hale getirilmelidir.

66. Ek vergi ve asgari geçim standardı uygulamaları kaldırılmalıdır.

67. Otomobil satışları üzerindeki vergi yükü AB ülkeleri düzeyine çekilmelidir.

68. Muhtelif Fon ödemeleri birleştirilip toplam yükü azaltılmalıdır.

69. Üretimde kullanılan enerji, altyapı, kamu tekelindeki mal ve hizmet girdileri dünya fiyatlarına indirilmelidir.

Enerji üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır.

70. Özelleştirme hızlandırılmalı; Çin’de uygulanan modellerden biri olan “yıllık gelir taahhüdü ile devir” yöntemi değerlendirmeye alınmalıdır.
İSTİHDAM

71. İş Kanunu Tasarısı 15 Mart 2003’ten önce TBMM tarafından yasalaştırılmalıdır. Esnek ve atipik çalışma yöntemlerinin yaygın biçimde uygulanması mümkün kılınmalıdır.

72. İstihdam, “geçici” ve “kısmi süreli” işlerin yaygınlaştırılması yoluyla artırılmalıdır.

73. Çalışma hayatını ilgilendiren yasa tasarıları Ekonomik ve Sosyal Konsey’in görüşü alındıktan sonra TBMM’ne sevkedilmelidir.

74. İşçi ve işveren kesimlerinin üzerinde ittifak sağladığı yasa teklifleri derhal gerçekleştirilmelidir.

75. Endüstri ilişkileri ve toplu iş sözleşmesi sisteminde Ulusal (konfederal) Çerçeve Anlaşmaları aşamasına geçilmelidir.

76. Öncü ve ileri teknolojilere dayalı büyüme ve yatırım stratejisine paralel olarak, eğitim sisteminde de geleceğin mesleklerine yeterli sayıda ve nitelikte uzman, ara insan gücü ve kalifiye işçi yetiştirecek genel eğitim ve mesleki eğitim düzenlemeleri yapılmalıdır.

77. Türkiye’nin en büyük sorunu olan işsizliğin çözümü açısından, reel sektörün güçlenmesi ayağı kadar, İŞ-KUR hizmetlerinin yeterli düzeye gelmesi de çok önemlidir. İŞ-KUR Yasası bir an önce kanunlaşmalı, Kurum, her işsizle yüzyüze ilgilenecek ve takip edecek düzeye getirilmelidir.

78. Her 3 üniversite mezunundan 1’i işsizdir. Bu kesime girişimcilik desteği vermek ve küçük işletmeye dayalı İtalya tipi esnek üretime yöneltmek üzere “Ulusal Yatırım Örgütü” bünyesinde ülke genelinde hizmet birimleri oluşturulmalı; yerel düzeyde Valilere ve Belediyelere sorumluluk verilmelidir.

79. İl İstihdam Kurulları ve İl Mesleki Eğitim Kurulları birleştirilmeli; yerel-katılımcı güçler harekete geçirilmelidir.

80. Özelleştirmede sosyal taraf temsilci örgütlerine sorumluluk verilmelidir.

81. İşsizlik sigortasında, çalışanların işsiz kalmalarını önleyecek eğitim programlarına ve “ısmarlama eğitim” modeline ağırlık verilmelidir.

82. Teşvik sistemi yeniden düzenlenmeli, teşvikler “istihdam bazlı” olmalıdır. İlave istihdam yaratan işverenin devlete olan yükümlülükleri azaltılmalıdır. İlave istihdam teşvikleri geçici değil, sürekli olmalıdır.

83. İşletmede çalışan işçi sayısı arttıkça vergi ve SSK prim yükü nispi olarak azalmalıdır.

84. Asgari ücret üzerindeki vergi ve SSK prim yükü azaltılmalıdır. Özel İndirim tutarı bir yıl içinde asgari ücretin ½’sine, üç yıl içinde tamamına yakın bir orana yükseltilmelidir.

85. SSK işveren prim oranı 3 yıllık kademeli bir plan çerçevesinde % 14’e indirilmelidir.

86. Uzun süreli işsizleri istihdam edecek işverene azaltılmış asgari ücret ve eğitim sübvansiyonu imkanı getirilmelidir.

87. 3308 sayılı Kanun gereğince çalışanların yeniden eğitimi için, eğitim süresine ilişkin ücretler, AB Ülkelerinde olduğu gibi sübvansiyone edilmelidir.

88. Kayıtdışı sektörde çalışan işçiler vergi teşvikleri yoluyla küçük işyerleri açmaya özendirilmelidir.

89. Kalkınmada Öncelikli Yörelerdeki ilave istihdamın teşvikine ilişkin 4325 sayılı Kanun’un süresi uzatılmalıdır.

90. Özel İstihdam Bürolarının ve Özel Meslek Liselerinin kuruluşu İŞ-KUR yoluyla ve vergi-kredi destekleri ile özendirilmelidir.

91. Özürlü istihdam zorunluluğu, “ağır ve tehlikeli işler” için yeniden düzenlenmelidir.

92. Gece çalışan işletmelere ucuz enerji sağlanmalıdır.

93. Ulusal Ücret Politikası, özelde ve kamuda, bireysel ücret ve maaşın müessesenin ve bireyin verimlilik/performans hedeflerine dayandırılmalıdır.

94. İşçiye ödenen tüm parasal menfaatler çalışma süresine bağlanmalıdır.

95. Özel sektörün işbirliği ile sektör ve ürün bazında Türkiye’de ve dünyada işgücü maliyet düzeylerini izleyip öneri getirecek bir mekanizma yaratılmalıdır.

96. Devlet memurlarının istihdamında sözleşme sistemine geçilmelidir.

97. Kamu toplu iş sözleşmeleri işletme bazında bağıtlanmalı, ücret artışı her işyerinin durumuna göre tespit edilmelidir.

98. İşçi Sendikalarına “check-off” yoluyla üyelik aidatı kesilmesi uygulamasına son verilmeli; bu uygulama toplu iş sözleşmeleriyle de öngörülememelidir.

99. Türkiye’deki sosyal yardım kanalları çok çeşitli, sistemsiz, dağınık-disiplinsiz ve etkinlikten uzaktır. Bu çabalar sistematize edilmelidir. Sosyal yardımlar alanındaki düzenlemeler, reel sektörün üretim, yatırım, ihracat ve istihdam yaratma fonksiyonunu zayıflatmamalı; işverene ilave yük getirilmemelidir.