EKİM 2004
 
Arama  
 
 
 « Dergi İndeksi
   Son Sayı
   Tüm Sayılar
   TİSK Ana Sayfa



YENİ TÜRK LİRASI

Süreyya SERDENGEÇTİ
T.C. Merkez Bankası Başkanı



 
 
Fiyat yuvarlamaları, yüksek enflasyon ortamında tedavülden kaldırılan kupürlerin ve madeni para kullanım alışkanlığının yitirilmesinin etkisiyle ülkemizde zaten mevcut olan bir etkidir. Düşük enflasyon ortamında yapılacak bu operasyon, mevcut etkinin azalmasını ve ekonomik aktörlerin kuruşun hesabını yapmasını sağlayacaktır.
Enflasyonun kalıcı bir biçimde tek haneli seviyelere düşürülmesi konusundaki kararlılığın bir göstergesi olan bu operasyon, ekonomik istkrarın devamlılığı ile birlikte, AB üyeliği için gerekli ekonomik kriterlere daha rahat bir şekilde ulaşmamızı da sağlayacaktır.
Türk Lirasından sıfır atma operasyonu basit bir operasyon gibi görünmekle birlikte, özellikle muhasebe, ödeme sistemleri ve bilgi işlem programları bakımından kapsamlı ve detaylı çalışmaların yapılmasını gerektirmektedir. Geçişte yaşanabilecek sorunların en alt düzeyde tutulması için teknik hazırlıkların eksiksiz olarak tamamlanması şarttır. 

1990’lı yılların başından itibaren Türkiye’nin gündeminde olan TL’den sıfır atılması projesi; yapısal ekonomik sorunların çözümlenememesi, enflasyonla mücadelenin muhtelif nedenlerle sürdürülememesi, gerek enflasyon oranının gerekse enflasyon bekleyişlerinin uygun düzeylere inmesinin sağlanamaması nedeniyle bugüne kadar gerçekleştirilememiştir.

Ancak, uygulanmakta olan son ekonomik istikrar programının enflasyon üzerindeki olumlu etkilerinin somut bir şekilde ortaya çıkması ve enflasyonda son yıllarda gözlenen hızlı düşüş trendi, para reformu için uygun bir ortam hazırlamıştır.

PARA REFORMUNUN GEREKÇELERİ

1970’li yıllarda başlayan ve zamanla kronik hale gelen yüksek enflasyon banknot büyüklükleri ve parasal değerler üzerinde de olumsuz etkisini göstermiş, günümüzde bazı ekonomik değerler katrilyonlarla ifade edilir hale gelmiştir. 1980 yılının sonunda 278,6 milyar TL olan tedavüldeki banknot tutarı 30.09.2004 tarihi itibariyle yaklaşık 14 katrilyon TL’ye (49.815 katına) ulaşmıştır.

Cumhuriyet dönemi başından 1980 yılına kadar dolaşımdaki banknot ihtiyacı 50 Kuruş ile 1.000 TL arasında değişik değerlerdeki banknotlarla karşılanabilirken, 1981 yılından bu yana artan dolaşım ihtiyacını karşılayabilmek için ortalama her 2 yılda 1 defa olmak üzere üst değerde 11 yeni kupür dolaşıma çıkarılmıştır.

Yaşanan yüksek enflasyonun bir diğer olumsuz etkisi, banknotların bankalar ve Merkez Bankası arasında çok sık el değiştirmesi, banknotların devir sayısının diğer birçok ülkeye kıyasla yüksek olmasıdır. Bunun sonucunda; daha çok sayıda vezne işlemi, dolayısıyla daha yüksek üretim, dağıtım, stoklama maliyeti ve operasyon riski ile karşılaşılmaktadır.

Ayrıca, dünyada 7.471 katılımcı üyenin farklı para birimleri cinsinden işlemlerini sorunsuz olarak yaptığı SWIFT sisteminde, 14 haneye kadar işlem yapılması mümkün olduğundan, 99 trilyon TL’nin üzerindeki işlemler gerçekleştirilememektedir.

Diğer taraftan, bugün dünyada 100.000 ve üzerinde banknot kupür değerine sahip 8 ülke bulunmakta; bunlardan 5’inde en büyük banknot değeri 100.000, birinde 500.000, diğerinde 1.000.000 iken ülkemizde 20.000.000’dur.

Banknotlarımızın kupür değeri açısından dünyada rastlanmayan büyüklüklere ulaşmış olması; parasal değerlerin yazılmasında ve ifade edilmesinde, vezne işlemlerinde, muhasebe ve istatistik kayıtlarında, bilgi işlem programlarında, ödeme sistemlerinde, fiyat etiketlemelerinde, benzin pompalarından taksimetrelere kadar günlük hayatta birçok alanda çeşitli sorunlar yaratmaktadır.

Bazı ekonomik değerlerin katrilyonlarla edilmeye başlanması, Türk Lirası’nın değişim ve kıymet saklama aracı olma gibi bazı parasal fonksiyonlarını da olumsuz yönde etkilemiştir.

Sonuç olarak tüm bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, paramızdan 6 sıfır atılarak parasal değer ve kayıtlarda genel bir sadeleştirme yapılması teknik bir ihtiyaç olmuştur.

BUGÜNE KADAR YAPILAN VE YIL SONUNA KADAR YAPILACAK ÇALIŞMALAR

Operasyonun başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi için Merkez Bankası tarafından gerekli tedbirler alınmakta ve çalışmalar, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, SPK, DİE ve BDDK ile koordinasyon içinde yürütülmektedir.

Bu doğrultuda, adı geçen Bakanlık, Müsteşarlık, Kurul ve Kurumlar tarafından “YTL Hazırlık Çalışmaları Üst İzleme Komitesi” kurulmuş olup, YTL konusundaki çalışmaların daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen “Alt Komiteler” oluşturulmuştur. Bu komitelerce varılan kararların ve Yeni Türk Lirası konusunda yapılan çalışmaların kamuoyuna duyurulması amacıyla bir internet sitesi (http://ytl.gen.tr) oluşturulmuştur.

1 Ocak 2005 tarihinden önce bankalara YTL banknot ve madeni paraların ön ve alt yüklemelerinin yapılması için gerekli hazırlıklar tamamlanma aşamasındadır.
Sayım ve inceleme makinelerinin yeni para birimine uyumlu hale getirilebilmesi için ilgili firmalara, gizlilik anlaşmaları çerçevesinde, Ekim ayından itibaren test amaçlı YTL banknotlar verilecektir.

Tüm Türk Lirası hesaplar 1 Ocak 2005 tarihinde YTL’ye dönüştürülecek ve Kuruş bazlı değişiklikler yansıtılacaktır.

Elektronik Fon Transferi ve Elektronik Menkul Kıymet Transferi sistemlerinde yapılacak uyumlaştırma çalışmaları tamamlanmış olup, test aşamasına gelinmiştir. Sözkonusu testlerin Kasım ayı sonunda bitirilmesi öngörülmektedir.

YTL Üst Komitesi bünyesinde kurulan Bilişim Teknolojileri Alt Komitesi, ilgili kurumların bilgi işlem yazılımlarının YTL dönüşümlerine ilişkin hazırlıklarını koordine etmiş, küçük ve orta ölçekli işletmelere yazılım hazırlamış olan yazılım evleri ile toplantılar yaparak, YTL dönüşümüne ilişkin soruları cevaplamış ve dönüşüm çalışmalarına başlamalarını sağlamıştır.

Maliye Bakanlığı, Yeni Türk Lirası’na geçiş ile ilgili kendi görev alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Bakanlık, ödeme kaydedici cihazların kullanımına ilişkin tebliğini Resmi Gazete’de yayımlamıştır. Yapılan bir yasa değişikliği ile mükelleflere, satın aldıkları ödeme kaydedici cihazlar için yüzde 100’e kadar amortisman ayırarak tamamının gider yazılabilmesi imkanı getirilmiştir. Ayrıca, Yeni Türk Lirası kullanımında özel kesim muhasebe sistemine ilişkin olarak işletmeler tarafından uyulacak esaslar hakkında  Muhasebe Sistemi Tebliği ile genel bütçeye dahil daireler ve katma bütçeli idarelerin muhasebe kayıtları için Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği’ni Resmi Gazete’de yayımlamıştır.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Türk Ticaret Kanunu’nda anonim şirket hisse senetlerinin asgari itibari değerinin Yeni Türk Lirası’na dönüştürülmesinde ve ortaklık haklarının kullanılmasında ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilebilmesi ve bu değerlerin yeni para birimine uygun hale getirilebilmesi amacı ile yapılacak değişiklik tasarısını hazırlamış ve ilgili kurumların görüşleri alındıktan sonra tasarı Başbakanlık tarafından Meclis Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edilmiştir. Öte yandan, etiket ve tarifelerde çift fiyat gösterimi yükümlülüğünün, piyasaya perakende mal ve hizmet arz eden satıcı ve sağlayıcılara duyurulması amacı ile Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerine genelge göndermiştir.

Hazine Müsteşarlığı, KİT’lerin YTL hazırlık çalışmaları konusundaki eşgüdüm görevi ile görev alanına giren diğer konulardaki hazırlık çalışmalarına planlandığı şekilde devam etmektedir. Yeni Türk Lirasına (YTL) Geçiş Nedeniyle Madeni Ufaklık Paraların Tedavülden Kaldırılmasına Dair Tebliği yayımlamıştır. Buna göre, 31.12.2005 tarihinden 31.12.2006 tarihine kadar bu paralar Mal Sandıkları ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve T.C. Ziraat Bankası şubelerinde kabul edilecek ve değiştirilecektir.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), İMKB piyasalarında ortaya çıkabilecek sorunlarla ilgili olarak İMKB ile birlikte gerekli düzenlemeleri yapmıştır. Yıl sonunda, takas sürecinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmasını önlemek ve Borsa üyelerinin yıl sonu işlemlerini sağlıklı bir şekilde yürütmelerine imkan tanıyabilmek amacı ile 30 ve 31 Aralık 2004 tarihlerinde İMKB Hisse Senetleri Piyasası’nda işlem yapılmayacaktır. Böylelikle YTL’ye 2004 yılından herhangi bir takas işlemi sarkmadan, durağan bir ortamda geçilecek ve kayıtlar YTL’ye dönüştürülecektir. SPK tarafından, kendi görev alanlarına giren konularda, YTL hazırlık çalışmalarına devam edilmektedir.
Bankalar ve Özel Finans Kurumları da Yeni Türk Lirası’na geçişe yönelik bir Üst Kurul önderliğinde çalışmaktadır. Türkiye Bankalar Birliği bünyesinde oluşturulan ve Merkez Bankası ile BDDK’nın da sürekli destek verdiği alt çalışma grupları YTL hazırlık çalışmalarını büyük bir hızla sürdürmektedir.

Özetle, kamu kesiminde uygulamaya yönelik bütün çalışmalar, planlandığı şekilde devam etmekte olup, yıl sonuna kadar tüm kurum ve kuruluşların aşağıda özetlenen çalışmaları bitirmesi planlanmaktadır:

T.C. Merkez Bankası:

  • Tedavülden çekilecek ve imha edilecek TL banknotların değerlendirilmesinin araştırılması amacıyla TÜBİTAK ile bir protokol imzalanması,
  • Bankacılık sektöründe kullanılan sayım ve inceleme makineleri ile ATM’lerin YTL’ye uyumlu hale getirilmesi için ilgili firmalara, gizlilik anlaşmaları çerçevesinde test amaçlı YTL banknot verilmesi,
  • Bankamızdaki banknot işleme sistemlerinin YTL ile uyumlu hale getirilmeye başlanması,
  • YTL banknotların güvenlik özellikleri konusunda eğitim programlarının başlatılması,
  • EFT/EMKT sisteminde yapılacak testlerin Kasım ayı sonunda bitirilmesi,
  • Ocak ayının ilk günlerinde özellikle ATM’lerden YTL ödenebilmesi için Aralık ayında bankalara YTL banknotların ön yüklemesinin yapılması,
  • 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren ülke genelinde madeni para dağıtımının yapılabilmesi amacıyla bankalara madeni para alt yüklemesinin yapılması,
  • T.C. Merkez Bankası şubelerinin tahsilat ve tediye işlemlerine ilişkin düzenlemelerin yapılması.
Maliye Bakanlığı:
  • Yeni damga ve harç pullarının bastırılması, eskilerinin geçerliliğine ilişkin düzenlemelerin yapılması,
  • Kamu harcama belgelerine ilişkin gerekli - düzenlemelerin yapılması,
  • Vergi mevzuatında gerekli düzenlemelerin yapılması.
Hazine Müsteşarlığı:
  • Yeni madeni paraların üretiminin, tanıtımının ve diğer gerekli hazırlıkların yapılması,
  • KİT’lerin yazılım ve sistem uyumları dahil YTL’ye geçiş için gerekli tüm çalışmalarının koordine edilmesi.
Bankalar ve Özel Finans Kurumları:
  • YTL banknot ve madeni paraların tanıtımına katkıda bulunulması,
  • Bilgisayar programlarında, ATM’lerde, POS terminallerinde, banknot işleme sistemlerinde, gişe tipi sayım ve tetkik makinelerinde ve diğer bilgi işlem programlarında gerekli uyumun yapılması,
  • TL cinsinden tutulan tüm hesapların YTL’ye dönüştürülmesi,
  • Birlikte tedavül döneminde ödemelerin mümkün mertebe YTL ile yapılabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması.
Şirketler ve İş Alemi:
  • Yazar kasaların uyumu,
  • Stok takibi, muhasebe, kasa işlemleri, fatura ve makbuz üretimi, otomatik tartı ve fiyatlama programlarında gerekli değişikliklerin yaptırılması,
  • Kasiyerlerin YTL banknotların gerçeklik kontrolü konusunda eğitimlerinin sağlanması,
  • Fiyatların, etiket ve tarife listelerinde TL ve YTL üzerinden ayrı ayrı gösterilecek şekilde düzenlenmesi,
  • Kıymetli evrakların (senet, çek vb.) ne şekilde düzenleneceği konusunda bilgi edinilmesi.
PARA REFORMUNUN OLASI EKONOMİK ETKİLERİ

Paradan sıfır atmaya dayalı para reformlarının enflasyon üzerinde artırıcı veya azaltıcı etkisi olmamaktadır.

Ancak, Euro’ya geçiş sürecinde 12 farklı dönüşüm kurunun kullanılması ve günlük hayatta daha sık tüketilen mal ve hizmet fiyatlarında artış olması, yuvarlama etkisini ön plana çıkarmıştır. Bununla birlikte, Euro bölgesinde 2002 yılı enflasyon oranı (% 2,2) 2001 yılının enflasyon oranının (% 2,5) altında gerçekleşmiştir

Ülkemizde, operasyonun enflasyon üzerindeki etkisi değerlendirilirken şu 5 husus gözden kaçırılmamalıdır:

1- Euro’ya geçişte kullanılan küsuratlı dönüşüm kurlarından farklı olarak, sadece sıfır atmaya dayalı para reformunda, fiyat karşılaştırmaları daha kolay yapılabilecektir. Bu durumda, özellikle rekabet yoğun sektörlerde fiyat artışına giden birimlerin pazar payının azalma riski, fiyat artışlarının önünde bir kontrol mekanizmasıdır.

2- Fiyat yuvarlamaları, yüksek enflasyon ortamında tedavülden kaldırılan kupürlerin ve madeni para kullanım alışkanlığının yitirilmesinin etkisiyle ülkemizde zaten mevcut olan bir etkidir. Düşük enflasyon ortamında yapılacak bu operasyon, mevcut etkinin azalmasını ve ekonomik aktörlerin kuruşun hesabını yapmasını sağlayacaktır.

3- Enflasyon, fiyat artışlarındaki devamlılığı ifade eden bir olgudur. Perakendecilerin YTL’ye geçiş maliyetini tüketicilere yansıtma veya kuruşsal yanılsamadan yararlanmak amacıyla fiyat yuvarlamalarına gitmeleri süreklilik arz etmeyecek, dolayısıyla enflasyon üzerinde etkili olmayacaktır.

4- Operasyonun enflasyonist etkisi değerlendirilirken gözden kaçırılmaması gereken diğer bir önemli husus da operasyon sırasında, Euro bölgesinde olduğu gibi, daha başka ekonomik sebeplerle ortaya çıkabilecek fiyat artışlarının bu operasyona mal edilmemesi gerektiğidir. Fiyat artışları etkisinin doğru bir şekilde analiz edilebilmesi için bu artışlara sebep olabilecek tüm faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir.

5- Bu tür operasyonlarda bazı mal ve hizmet fiyatlarında ortaya çıkabilecek münferit artışların, genel bir fiyat artışı olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, ülkemizde sadece sıfır atmaya dayalı bu operasyonda yuvarlama etkisinin, zaten varolan yuvarlama etkisi yüzünden daha az hissedilebileceği, şu anda tedavülde olmayan ve 10.000 TL ile aynı satın alma gücüne sahip olacak 1 Yeni Kuruş’un tedavüle çıkması ile birlikte, varolan yuvarlama etkisinin daha da azalacağı düşünülmektedir.

Bilindiği üzere, T.C. Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Diğer bir deyişle, enflasyon fiyat artış hızını ifade etmekte, Merkez Bankası da uyguladığı program çerçevesinde enflasyonu kontrol altına alıp, bunun sürekliliğini hedeflemektedir. Mevcut uygulama YTL’ye geçiş sonrasında da aynen sürdürülecektir. Günümüzde olduğu gibi gelecekte de TCMB, dışsal ya da içsel şoklardan kaynaklanabilecek olası enflasyonist bir baskı hissettiğinde şokun niteliğine ve yarattığı ekonomik etkiye bağlı olarak para politikası araçlarını kullanarak gerekli önlemleri alacaktır.

Bununla birlikte, paramızdan sıfır atılması; asıl olarak ekonominin temellerini ve istikrar programındaki gelişmelere, bütçe disiplinine, yapısal reform süreci ve enflasyondaki gelişmelere bağlı olarak bekleyişlere göre şekillenen faiz oranlarını etkilemeyecektir. Döviz kurlarına ilişkin olarak ise, paramızdan sıfır atılmasının parasal değerlerin yazılması ve ifade edilmesinin yaratacağı psikolojik etki dışında bir etkisi bulunmamaktadır. Zira, özellikle belirtmek gerekirse döviz kurları; yukarıda açıklanan unsurların yanısıra, piyasada işlem yapan tarafların davranışları ve bekleyişler (özellikle ödemeler dengesi bekleyişleri) ile dış gelişmeler gibi unsurlara bağlı olarak değişim gösterebilmektedir.

Enflasyonun kalıcı bir biçimde tek haneli seviyelere düşürülmesi konusundaki kararlılığın bir göstergesi olan bu operasyon, ekonomik istkrarın devamlılığı ile birlikte, AB üyeliği için gerekli ekonomik kriterlere daha rahat bir şekilde ulaşmamızı da sağlayacaktır.

SONUÇ

Ülkemizde uygulanmakta olan ekonomik istikrar programının enflasyon üzerindeki olumlu etkileri dikkate alındığında, 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren paramızdan 6 sıfır atılarak Yeni Türk Lirasına geçilecek olması, enflasyonun tek haneli rakamlara indirilmesindeki kararlılığın bir göstergesidir.

Para reformunun gerçekleştirileceği 2005 yılı boyunca Türk Lirası ve Yeni Türk Lirası banknotlar birlikte tedavül edecektir. Diğer bir ifadeyle, Türk Lirası banknotların bir an önce Yeni Türk Lirasına çevrilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Dönüşüm, işlemlerin doğal akışı içinde gerçekleşecektir. Ancak, tüm hesapların 01.01.2005 tarihinden itibaren Yeni Türk Lirası üzerinden tutulması gerekmektedir.

Diğer taraftan, halen tedavülde olan banknotlar 1 Ocak 2006 tarihinde tadevülden kaldırılacak ve 10 yıllık zamanaşımı süresi boyunca Merkez Bankası (Merkez Bankası şubesi bulunmayan yerlerde T.C. Ziraat Bankası şubeleri) tarafından kabul edilecektir.

Türk Lirasından sıfır atma operasyonu basit bir operasyon gibi görünmekle birlikte, özellikle muhasebe, ödeme sistemleri ve bilgi işlem programları bakımından kapsamlı ve detaylı çalışmaların yapılmasını gerektirmektedir. Geçişte yaşanabilecek sorunların en alt düzeyde tutulması için teknik hazırlıkların eksiksiz olarak tamamlanması şarttır.

Yeni Türk Lirası, uzun yıllardır hayalini kurduğumuz ve gerçekleşmesi için önemli adımlar atılmış olan ekonomik istikrarın kalıcı olması yönünde bir simge olma özelliği taşımaktadır. Bu operasyon, ülkemiz ekonomisine, bireysel ve toplumsal yaşama etkileri bakımından oldukça önemli ve ulusal nitelikli bir projedir.

Başlatılan yoğun tanıtım kampanyası ile kamuoyu, hem operasyon hakkında daha detaylı bir şekilde bilgilendirilecek hem de yeni banknot ve madeni paraların özellikleri hakkında daha geniş ve ayrıntılı açıklamalar yapılacaktır.

EKİM 2004