YENİ TÜRK LİRASI
Süreyya SERDENGEÇTİ
T.C. Merkez Bankası Başkanı
|
Fiyat yuvarlamaları, yüksek enflasyon ortamında tedavülden
kaldırılan kupürlerin ve madeni para kullanım alışkanlığının yitirilmesinin
etkisiyle ülkemizde zaten mevcut olan bir etkidir. Düşük enflasyon ortamında
yapılacak bu operasyon, mevcut etkinin azalmasını ve ekonomik aktörlerin
kuruşun hesabını yapmasını sağlayacaktır. |
 |
Enflasyonun kalıcı bir biçimde tek haneli seviyelere düşürülmesi
konusundaki kararlılığın bir göstergesi olan bu operasyon, ekonomik istkrarın
devamlılığı ile birlikte, AB üyeliği için gerekli ekonomik kriterlere daha
rahat bir şekilde ulaşmamızı da sağlayacaktır. |
 |
Türk Lirasından sıfır atma operasyonu basit bir operasyon gibi görünmekle
birlikte, özellikle muhasebe, ödeme sistemleri ve bilgi işlem programları
bakımından kapsamlı ve detaylı çalışmaların yapılmasını gerektirmektedir.
Geçişte yaşanabilecek sorunların en alt düzeyde tutulması için teknik hazırlıkların
eksiksiz olarak tamamlanması şarttır. |
1990’lı yılların başından itibaren Türkiye’nin gündeminde olan TL’den
sıfır atılması projesi; yapısal ekonomik sorunların çözümlenememesi, enflasyonla
mücadelenin muhtelif nedenlerle sürdürülememesi, gerek enflasyon oranının
gerekse enflasyon bekleyişlerinin uygun düzeylere inmesinin sağlanamaması
nedeniyle bugüne kadar gerçekleştirilememiştir.
Ancak, uygulanmakta olan son ekonomik istikrar programının enflasyon
üzerindeki olumlu etkilerinin somut bir şekilde ortaya çıkması ve enflasyonda
son yıllarda gözlenen hızlı düşüş trendi, para reformu için uygun bir ortam
hazırlamıştır.
PARA REFORMUNUN GEREKÇELERİ
1970’li yıllarda başlayan ve zamanla kronik hale gelen yüksek enflasyon
banknot büyüklükleri ve parasal değerler üzerinde de olumsuz etkisini göstermiş,
günümüzde bazı ekonomik değerler katrilyonlarla ifade edilir hale gelmiştir.
1980 yılının sonunda 278,6 milyar TL olan tedavüldeki banknot tutarı 30.09.2004
tarihi itibariyle yaklaşık 14 katrilyon TL’ye (49.815 katına) ulaşmıştır.
Cumhuriyet dönemi başından 1980 yılına kadar dolaşımdaki banknot ihtiyacı
50 Kuruş ile 1.000 TL arasında değişik değerlerdeki banknotlarla karşılanabilirken,
1981 yılından bu yana artan dolaşım ihtiyacını karşılayabilmek için ortalama
her 2 yılda 1 defa olmak üzere üst değerde 11 yeni kupür dolaşıma çıkarılmıştır.
Yaşanan yüksek enflasyonun bir diğer olumsuz etkisi, banknotların bankalar
ve Merkez Bankası arasında çok sık el değiştirmesi, banknotların devir
sayısının diğer birçok ülkeye kıyasla yüksek olmasıdır. Bunun sonucunda;
daha çok sayıda vezne işlemi, dolayısıyla daha yüksek üretim, dağıtım,
stoklama maliyeti ve operasyon riski ile karşılaşılmaktadır.
Ayrıca, dünyada 7.471 katılımcı üyenin farklı para birimleri cinsinden
işlemlerini sorunsuz olarak yaptığı SWIFT sisteminde, 14 haneye kadar işlem
yapılması mümkün olduğundan, 99 trilyon TL’nin üzerindeki işlemler gerçekleştirilememektedir.
Diğer taraftan, bugün dünyada 100.000 ve üzerinde banknot kupür değerine
sahip 8 ülke bulunmakta; bunlardan 5’inde en büyük banknot değeri 100.000,
birinde 500.000, diğerinde 1.000.000 iken ülkemizde 20.000.000’dur.
Banknotlarımızın kupür değeri açısından dünyada rastlanmayan büyüklüklere
ulaşmış olması; parasal değerlerin yazılmasında ve ifade edilmesinde, vezne
işlemlerinde, muhasebe ve istatistik kayıtlarında, bilgi işlem programlarında,
ödeme sistemlerinde, fiyat etiketlemelerinde, benzin pompalarından taksimetrelere
kadar günlük hayatta birçok alanda çeşitli sorunlar yaratmaktadır.
Bazı ekonomik değerlerin katrilyonlarla edilmeye başlanması, Türk Lirası’nın
değişim ve kıymet saklama aracı olma gibi bazı parasal fonksiyonlarını
da olumsuz yönde etkilemiştir.
Sonuç olarak tüm bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, paramızdan
6 sıfır atılarak parasal değer ve kayıtlarda genel bir sadeleştirme yapılması
teknik bir ihtiyaç olmuştur.
BUGÜNE KADAR YAPILAN VE YIL SONUNA KADAR YAPILACAK
ÇALIŞMALAR
Operasyonun başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi için Merkez Bankası
tarafından gerekli tedbirler alınmakta ve çalışmalar, Maliye Bakanlığı,
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, SPK, DİE ve BDDK ile koordinasyon içinde
yürütülmektedir.
Bu doğrultuda, adı geçen Bakanlık, Müsteşarlık, Kurul ve Kurumlar tarafından
“YTL Hazırlık Çalışmaları Üst İzleme Komitesi” kurulmuş olup, YTL konusundaki
çalışmaların daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen “Alt
Komiteler” oluşturulmuştur. Bu komitelerce varılan kararların ve Yeni Türk
Lirası konusunda yapılan çalışmaların kamuoyuna duyurulması amacıyla bir
internet sitesi (http://ytl.gen.tr) oluşturulmuştur.
1 Ocak 2005 tarihinden önce bankalara YTL banknot ve madeni paraların
ön ve alt yüklemelerinin yapılması için gerekli hazırlıklar tamamlanma
aşamasındadır.
Sayım ve inceleme makinelerinin yeni para birimine uyumlu hale getirilebilmesi
için ilgili firmalara, gizlilik anlaşmaları çerçevesinde, Ekim ayından
itibaren test amaçlı YTL banknotlar verilecektir.
Tüm Türk Lirası hesaplar 1 Ocak 2005 tarihinde YTL’ye dönüştürülecek
ve Kuruş bazlı değişiklikler yansıtılacaktır.
Elektronik Fon Transferi ve Elektronik Menkul Kıymet Transferi sistemlerinde
yapılacak uyumlaştırma çalışmaları tamamlanmış olup, test aşamasına gelinmiştir.
Sözkonusu testlerin Kasım ayı sonunda bitirilmesi öngörülmektedir.
YTL Üst Komitesi bünyesinde kurulan Bilişim Teknolojileri Alt Komitesi,
ilgili kurumların bilgi işlem yazılımlarının YTL dönüşümlerine ilişkin
hazırlıklarını koordine etmiş, küçük ve orta ölçekli işletmelere yazılım
hazırlamış olan yazılım evleri ile toplantılar yaparak, YTL dönüşümüne
ilişkin soruları cevaplamış ve dönüşüm çalışmalarına başlamalarını sağlamıştır.
Maliye Bakanlığı, Yeni Türk Lirası’na geçiş ile ilgili kendi görev alanlarında
çalışmalarını sürdürmektedir. Bakanlık, ödeme kaydedici cihazların kullanımına
ilişkin tebliğini Resmi Gazete’de yayımlamıştır. Yapılan bir yasa değişikliği
ile mükelleflere, satın aldıkları ödeme kaydedici cihazlar için yüzde 100’e
kadar amortisman ayırarak tamamının gider yazılabilmesi imkanı getirilmiştir.
Ayrıca, Yeni Türk Lirası kullanımında özel kesim muhasebe sistemine ilişkin
olarak işletmeler tarafından uyulacak esaslar hakkında Muhasebe Sistemi
Tebliği ile genel bütçeye dahil daireler ve katma bütçeli idarelerin muhasebe
kayıtları için Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği’ni Resmi Gazete’de
yayımlamıştır.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Türk Ticaret Kanunu’nda anonim şirket hisse
senetlerinin asgari itibari değerinin Yeni Türk Lirası’na dönüştürülmesinde
ve ortaklık haklarının kullanılmasında ortaya çıkabilecek tereddütlerin
giderilebilmesi ve bu değerlerin yeni para birimine uygun hale getirilebilmesi
amacı ile yapılacak değişiklik tasarısını hazırlamış ve ilgili kurumların
görüşleri alındıktan sonra tasarı Başbakanlık tarafından Meclis Plan ve
Bütçe Komisyonuna sevk edilmiştir. Öte yandan, etiket ve tarifelerde çift
fiyat gösterimi yükümlülüğünün, piyasaya perakende mal ve hizmet arz eden
satıcı ve sağlayıcılara duyurulması amacı ile Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerine
genelge göndermiştir.
Hazine Müsteşarlığı, KİT’lerin YTL hazırlık çalışmaları konusundaki
eşgüdüm görevi ile görev alanına giren diğer konulardaki hazırlık çalışmalarına
planlandığı şekilde devam etmektedir. Yeni Türk Lirasına (YTL) Geçiş Nedeniyle
Madeni Ufaklık Paraların Tedavülden Kaldırılmasına Dair Tebliği yayımlamıştır.
Buna göre, 31.12.2005 tarihinden 31.12.2006 tarihine kadar bu paralar Mal
Sandıkları ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve T.C. Ziraat Bankası
şubelerinde kabul edilecek ve değiştirilecektir.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), İMKB piyasalarında ortaya çıkabilecek
sorunlarla ilgili olarak İMKB ile birlikte gerekli düzenlemeleri yapmıştır.
Yıl sonunda, takas sürecinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmasını önlemek
ve Borsa üyelerinin yıl sonu işlemlerini sağlıklı bir şekilde yürütmelerine
imkan tanıyabilmek amacı ile 30 ve 31 Aralık 2004 tarihlerinde İMKB Hisse
Senetleri Piyasası’nda işlem yapılmayacaktır. Böylelikle YTL’ye 2004 yılından
herhangi bir takas işlemi sarkmadan, durağan bir ortamda geçilecek ve kayıtlar
YTL’ye dönüştürülecektir. SPK tarafından, kendi görev alanlarına giren
konularda, YTL hazırlık çalışmalarına devam edilmektedir.
Bankalar ve Özel Finans Kurumları da Yeni Türk Lirası’na geçişe yönelik
bir Üst Kurul önderliğinde çalışmaktadır. Türkiye Bankalar Birliği bünyesinde
oluşturulan ve Merkez Bankası ile BDDK’nın da sürekli destek verdiği alt
çalışma grupları YTL hazırlık çalışmalarını büyük bir hızla sürdürmektedir.
Özetle, kamu kesiminde uygulamaya yönelik bütün çalışmalar, planlandığı
şekilde devam etmekte olup, yıl sonuna kadar tüm kurum ve kuruluşların
aşağıda özetlenen çalışmaları bitirmesi planlanmaktadır:
T.C. Merkez Bankası:
-
Tedavülden çekilecek ve imha edilecek TL banknotların değerlendirilmesinin
araştırılması amacıyla TÜBİTAK ile bir protokol imzalanması,
-
Bankacılık sektöründe kullanılan sayım ve inceleme makineleri ile ATM’lerin
YTL’ye uyumlu hale getirilmesi için ilgili firmalara, gizlilik anlaşmaları
çerçevesinde test amaçlı YTL banknot verilmesi,
-
Bankamızdaki banknot işleme sistemlerinin YTL ile uyumlu hale getirilmeye
başlanması,
-
YTL banknotların güvenlik özellikleri konusunda eğitim programlarının başlatılması,
-
EFT/EMKT sisteminde yapılacak testlerin Kasım ayı sonunda bitirilmesi,
-
Ocak ayının ilk günlerinde özellikle ATM’lerden YTL ödenebilmesi için Aralık
ayında bankalara YTL banknotların ön yüklemesinin yapılması,
-
1 Ocak 2005 tarihinden itibaren ülke genelinde madeni para dağıtımının
yapılabilmesi amacıyla bankalara madeni para alt yüklemesinin yapılması,
-
T.C. Merkez Bankası şubelerinin tahsilat ve tediye işlemlerine ilişkin
düzenlemelerin yapılması.
Maliye Bakanlığı:
-
Yeni damga ve harç pullarının bastırılması, eskilerinin geçerliliğine ilişkin
düzenlemelerin yapılması,
-
Kamu harcama belgelerine ilişkin gerekli - düzenlemelerin yapılması,
-
Vergi mevzuatında gerekli düzenlemelerin yapılması.
Hazine Müsteşarlığı:
-
Yeni madeni paraların üretiminin, tanıtımının ve diğer gerekli hazırlıkların
yapılması,
-
KİT’lerin yazılım ve sistem uyumları dahil YTL’ye geçiş için gerekli tüm
çalışmalarının koordine edilmesi.
Bankalar ve Özel Finans Kurumları:
-
YTL banknot ve madeni paraların tanıtımına katkıda bulunulması,
-
Bilgisayar programlarında, ATM’lerde, POS terminallerinde, banknot işleme
sistemlerinde, gişe tipi sayım ve tetkik makinelerinde ve diğer bilgi işlem
programlarında gerekli uyumun yapılması,
-
TL cinsinden tutulan tüm hesapların YTL’ye dönüştürülmesi,
-
Birlikte tedavül döneminde ödemelerin mümkün mertebe YTL ile yapılabilmesi
için gerekli tedbirlerin alınması.
Şirketler ve İş Alemi:
-
Yazar kasaların uyumu,
-
Stok takibi, muhasebe, kasa işlemleri, fatura ve makbuz üretimi, otomatik
tartı ve fiyatlama programlarında gerekli değişikliklerin yaptırılması,
-
Kasiyerlerin YTL banknotların gerçeklik kontrolü konusunda eğitimlerinin
sağlanması,
-
Fiyatların, etiket ve tarife listelerinde TL ve YTL üzerinden ayrı ayrı
gösterilecek şekilde düzenlenmesi,
-
Kıymetli evrakların (senet, çek vb.) ne şekilde düzenleneceği konusunda
bilgi edinilmesi.
PARA REFORMUNUN OLASI EKONOMİK ETKİLERİ
Paradan sıfır atmaya dayalı para reformlarının enflasyon üzerinde artırıcı
veya azaltıcı etkisi olmamaktadır.
Ancak, Euro’ya geçiş sürecinde 12 farklı dönüşüm kurunun kullanılması
ve günlük hayatta daha sık tüketilen mal ve hizmet fiyatlarında artış olması,
yuvarlama etkisini ön plana çıkarmıştır. Bununla birlikte, Euro bölgesinde
2002 yılı enflasyon oranı (% 2,2) 2001 yılının enflasyon oranının (% 2,5)
altında gerçekleşmiştir
Ülkemizde, operasyonun enflasyon üzerindeki etkisi değerlendirilirken
şu 5 husus gözden kaçırılmamalıdır:
1- Euro’ya geçişte kullanılan küsuratlı dönüşüm kurlarından farklı
olarak, sadece sıfır atmaya dayalı para reformunda, fiyat karşılaştırmaları
daha kolay yapılabilecektir. Bu durumda, özellikle rekabet yoğun sektörlerde
fiyat artışına giden birimlerin pazar payının azalma riski, fiyat artışlarının
önünde bir kontrol mekanizmasıdır.
2- Fiyat yuvarlamaları, yüksek enflasyon ortamında tedavülden
kaldırılan kupürlerin ve madeni para kullanım alışkanlığının yitirilmesinin
etkisiyle ülkemizde zaten mevcut olan bir etkidir. Düşük enflasyon ortamında
yapılacak bu operasyon, mevcut etkinin azalmasını ve ekonomik aktörlerin
kuruşun hesabını yapmasını sağlayacaktır.
3- Enflasyon, fiyat artışlarındaki devamlılığı ifade eden bir
olgudur. Perakendecilerin YTL’ye geçiş maliyetini tüketicilere yansıtma
veya kuruşsal yanılsamadan yararlanmak amacıyla fiyat yuvarlamalarına gitmeleri
süreklilik arz etmeyecek, dolayısıyla enflasyon üzerinde etkili olmayacaktır.
4- Operasyonun enflasyonist etkisi değerlendirilirken gözden
kaçırılmaması gereken diğer bir önemli husus da operasyon sırasında, Euro
bölgesinde olduğu gibi, daha başka ekonomik sebeplerle ortaya çıkabilecek
fiyat artışlarının bu operasyona mal edilmemesi gerektiğidir. Fiyat artışları
etkisinin doğru bir şekilde analiz edilebilmesi için bu artışlara sebep
olabilecek tüm faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir.
5- Bu tür operasyonlarda bazı mal ve hizmet fiyatlarında ortaya
çıkabilecek münferit artışların, genel bir fiyat artışı olarak değerlendirilmemesi
gerekmektedir.
Sonuç olarak, ülkemizde sadece sıfır atmaya dayalı bu operasyonda yuvarlama
etkisinin, zaten varolan yuvarlama etkisi yüzünden daha az hissedilebileceği,
şu anda tedavülde olmayan ve 10.000 TL ile aynı satın alma gücüne sahip
olacak 1 Yeni Kuruş’un tedavüle çıkması ile birlikte, varolan yuvarlama
etkisinin daha da azalacağı düşünülmektedir.
Bilindiği üzere, T.C. Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarını
sağlamaktır. Diğer bir deyişle, enflasyon fiyat artış hızını ifade etmekte,
Merkez Bankası da uyguladığı program çerçevesinde enflasyonu kontrol altına
alıp, bunun sürekliliğini hedeflemektedir. Mevcut uygulama YTL’ye geçiş
sonrasında da aynen sürdürülecektir. Günümüzde olduğu gibi gelecekte de
TCMB, dışsal ya da içsel şoklardan kaynaklanabilecek olası enflasyonist
bir baskı hissettiğinde şokun niteliğine ve yarattığı ekonomik etkiye bağlı
olarak para politikası araçlarını kullanarak gerekli önlemleri alacaktır.
Bununla birlikte, paramızdan sıfır atılması; asıl olarak ekonominin
temellerini ve istikrar programındaki gelişmelere, bütçe disiplinine, yapısal
reform süreci ve enflasyondaki gelişmelere bağlı olarak bekleyişlere göre
şekillenen faiz oranlarını etkilemeyecektir. Döviz kurlarına ilişkin olarak
ise, paramızdan sıfır atılmasının parasal değerlerin yazılması ve ifade
edilmesinin yaratacağı psikolojik etki dışında bir etkisi bulunmamaktadır.
Zira, özellikle belirtmek gerekirse döviz kurları; yukarıda açıklanan unsurların
yanısıra, piyasada işlem yapan tarafların davranışları ve bekleyişler (özellikle
ödemeler dengesi bekleyişleri) ile dış gelişmeler gibi unsurlara bağlı
olarak değişim gösterebilmektedir.
Enflasyonun kalıcı bir biçimde tek haneli seviyelere düşürülmesi konusundaki
kararlılığın bir göstergesi olan bu operasyon, ekonomik istkrarın devamlılığı
ile birlikte, AB üyeliği için gerekli ekonomik kriterlere daha rahat bir
şekilde ulaşmamızı da sağlayacaktır.
SONUÇ
Ülkemizde uygulanmakta olan ekonomik istikrar programının enflasyon
üzerindeki olumlu etkileri dikkate alındığında, 1 Ocak 2005 tarihinden
itibaren paramızdan 6 sıfır atılarak Yeni Türk Lirasına geçilecek olması,
enflasyonun tek haneli rakamlara indirilmesindeki kararlılığın bir göstergesidir.
Para reformunun gerçekleştirileceği 2005 yılı boyunca Türk Lirası ve
Yeni Türk Lirası banknotlar birlikte tedavül edecektir. Diğer bir ifadeyle,
Türk Lirası banknotların bir an önce Yeni Türk Lirasına çevrilmesi gibi
bir durum söz konusu değildir. Dönüşüm, işlemlerin doğal akışı içinde gerçekleşecektir.
Ancak, tüm hesapların 01.01.2005 tarihinden itibaren Yeni Türk Lirası üzerinden
tutulması gerekmektedir.
Diğer taraftan, halen tedavülde olan banknotlar 1 Ocak 2006 tarihinde
tadevülden kaldırılacak ve 10 yıllık zamanaşımı süresi boyunca Merkez Bankası
(Merkez Bankası şubesi bulunmayan yerlerde T.C. Ziraat Bankası şubeleri)
tarafından kabul edilecektir.
Türk Lirasından sıfır atma operasyonu basit bir operasyon gibi görünmekle
birlikte, özellikle muhasebe, ödeme sistemleri ve bilgi işlem programları
bakımından kapsamlı ve detaylı çalışmaların yapılmasını gerektirmektedir.
Geçişte yaşanabilecek sorunların en alt düzeyde tutulması için teknik hazırlıkların
eksiksiz olarak tamamlanması şarttır.
Yeni Türk Lirası, uzun yıllardır hayalini kurduğumuz ve gerçekleşmesi
için önemli adımlar atılmış olan ekonomik istikrarın kalıcı olması yönünde
bir simge olma özelliği taşımaktadır. Bu operasyon, ülkemiz ekonomisine,
bireysel ve toplumsal yaşama etkileri bakımından oldukça önemli ve ulusal
nitelikli bir projedir.
Başlatılan yoğun tanıtım kampanyası ile kamuoyu, hem operasyon hakkında
daha detaylı bir şekilde bilgilendirilecek hem de yeni banknot ve madeni
paraların özellikleri hakkında daha geniş ve ayrıntılı açıklamalar yapılacaktır.
EKİM 2004
|