|
2. TİSK "ÇALIŞAN ÇOCUKLAR BÜROSU"
Çocuklar erken yaşta çeşitli nedenlerle çalışma hayatına
katılmışlar ise, gelişmelerini ve büyümelerini olumsuz etkileyen faktörler
dikkatle incelenmelidir.
Çocukların iş kazalarından korunmasının, işyeri ortamındaki
iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmasına bağlı olduğu aşikardır.
Ancak olası kazalar sonrası sakatlıkların önlenebilmesi de ilk yardım
konusunda işçilerin ve çalışanların eğitilmiş olmasına bağlıdır.
Gerek iş koluna bağlı olsun, gerekse çevresel faktörlere
bağlı olsun, psikolojik ve fiziksel gelişmeleri yetersiz olarak büyüme
riskleri bulunan bu çocuklar, sadece kendi ana ve babalarının sorunu olmayıp
çevresiyle birlikte o toplumun içinde yaşayan kişiler olarak hepimizin
sorumluluğundadır.
Daha da artan sorunlara karşı çözüm yolları duyarlı ve
etkin yaklaşımlardır. Çocuklarla kurulabilecek duyarlı ve etkili bir iletişim
ile verilecek sağlık, eğitim ve rehberlik hizmetleri onların gelecek olarak
bir birey olmalarında önemli rol oynayacaktır.
Bireyin yeterlilikleri ve yetenekleriyle en üst düzeyde gelişerek
gereksinimlerini doyurmasında, benliğine uygun rol kavramları geliştirmesinde,
çevreye uyum sağlamasında, problem çözme, bilgi ve becerisi kazanmasında,
anlamlı ve mutlu bir yaşam sürdürmesinde, profesyonel kimselerce yapılan
bilimsel ve sistematik yardım süreci olan rehberliğin, bir hizmet olarak
verilmesi çalışan çocuklar için daha fazla önem kazanmaktadır.
Çalışan çocuğun dünyası, ustaları, iş arkadaşları
ve sanayi çalışanları ile sınırlıdır. Bu sınırlılık, çocuğun kendi
ilgi ve yeteneklerini tanıması, doğru kararlar verebilmesi, bu kararların
sorumluluğunu alabilmesi ve topluma uyumunu kolaylaştıracak becerileri
kazanmasında onu akranlarından geride bırakır.
Gelişimini tamamlamadan ve yeterli becerileri kazanamadan 10
ile 14 yaşları arasında çalışma hayatına atılan çocuklar, sadece sağlıklı
bir gelişim sürecinden yoksun kalmakla değil; sosyal, ekonomik, sağlık (bedensel,
zihinsel, ruhsal) gibi bir çok alanda sorunlar da yaşayabilmektedirler. Özellikle
gençler ve çocuklar, sorunlarının çözümünde çevrenin ve yakınlarının
desteğine daha fazla ihtiyaç duymaktadırlar. Okula giden çocuklar bu desteği,
gerek anne-babalarından, gerekse okuldan alabilirlerken, çalışma hayatındaki
çocuklar böyle bir destekten çoğu zaman mahrum kalmaktadırlar. Böylece, çeşitli
nedenlerle çalışmak zorunda kalan çocukların durumu daha da zorlaşmaktadır
Okullarda verilen rehberlik hizmetlerinin, daha ciddi
sorunlarla ve risklerle mücadele eden çalışan çocuklara da verilmesi
gereklidir. Rehberlik hizmetleri okullarda, çocukla iletişime uygun mekanlarda
ve profesyoneller tarafından verilir. Problem tarama listeleri, gözlem, anket,
beyin fırtınası ve diğer yöntemlerle saptanmış sorunlara yönelik, doğrudan
çalışan çocuğa verilecek rehberlik hizmetleri için Çalışan Çocuklar
Büroları son derece uygundur.
Okullarda verilen rehberlik servisine paralel olarak, Çalışan
Çocuklar Bürosu kapsamında verilen rehberlik hizmetleri ile yalnızca çalışan
çocuklara değil onların işverenlerine ve ailelerine de ulaşılabilir. Çocuğun
içinde bulunduğu gelişim süreci (ergenlik), çocuğu tanıma, anlama, çocuğa
uygun yaklaşım, çözüm önerileri, iletişim gibi konularda bilgilendirilen
aile ve işverenler, hem eğitilecekler hem de çalışmalara destek olacaklardır.
Özellikle çalışma ortamının iyileştirilmesi, koruyucu ve güvenlik önlemleri
konusunda yeterli bilincin kazandırılması çocuğun olumsuzluklardan asgari düzeyde
etkilenmesini sağlayacaktır. İşverenlerin gerek sağlık gerekse mevzuat
hakkında yanlış bilgilerinin yaratacağı olumsuzluklar da rehberlik
hizmetleriyle asgariye indirilebilecektir.
Ana Baba Eğitimi
Bir önceki dönem Büro çalışmalarında aile ilişkilerinde problem tanımlayan
50 çocuğun ailesi evlerinde ziyaret edilerek ziyaret edilerek tanışılmış,
çeşitli temel gıdalardan oluşan yardım paketi ile birlikte Marmara Üniversitesi
Sağlık Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi başkanlığında oluşturulan bir
ekip ile çocukların ev ortamı gözlenmiş, aile ile çocuğun çalışma
hayatına atılma nedenleri irdelenmiş, çocuğun diğer konulardaki
yetenekleri ve başarıları öğrenilmeye çalışılmıştır.
Ailelerle kurulan olumlu diyalog sonrası o hafta gidilen ailelerdeki ana, baba,
ağabey, abla, teyze, amca gibi yetişkinler bir sonraki hafta Çalışan Çocuklar
Bürosuna davet edilmiş, onlara 4 saatlik ergenlik eğitimi programı
uygulanmıştır.
Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü,
Sağlık İletişim Merkezinde hazırlanmış aile ilişkilerini konu alan
"Mavi İlkbahar" adlı 20 dakikalık film katılımcı ailelere
izlettirildikten sonra interaktif eğitim yöntemleri ile filmdeki konular,
kendi çocuklarının ergenlik dönemi ile karşılaştırılması yaptırılmış,
çocuklar için yapılması gerekenler belirlenmeye çalışılmıştır.
Elde edilen veriler ışığında çocuklarda duygusal ve
zihinsel sağlığı etkileyen faktörler ile gelişme dönemi doğal olgular, eğitimciler
tarafından anlatılmıştır.
Katılımcıların büyük memnuniyet duyarak ayrıldıkları
toplantı sonrası gelişen aile-çocuk-işveren üçgeni büro izleme
servisince takibe alınmıştır.
Çalışan Çocuklar Klübü
Çalıştığı ortamda, danışabileceği ve sorunlarını
paylaşabileceği bir ortamın bulunması; çalışma yaşamındaki zorlukların
üstesinden gelmesine, özgüven gelişimine yardımcı olur. Problem
çözme becerisi kazanması konusunda onu cesaretlendirir. Geleceğe birey
olarak hazırlanan bugünün çalışan çocuklarında, boş zaman etkinlikleri
yaratmak ve aralarındaki iletişim becerilerini güçlendirmek için Çalışan
Çocuklar Klübü oluşturulmuştur.
7 çocuktan oluşan TİSK Çalışan Çocuklar Bürosu Yönetim
Kurulu'nun aldığı kararlar ışığında 5. dönem proje de esnek yapı geliştirilmiş,
çocuklara sağlanan yardım çalışmaları bu bağlamda da ele alınmıştır.
50 çocuğun katıldığı, denizden de yararlanılan bir piknik gerçekleştirilmiş.
Bu sayede çocuklar arası işbirliği geliştirilmeye çalışılmıştır.
Çocukların kendi aralarında kurdukları ve 7 kişiden
meydana gelen 6 takım arasında halı sahada futbol turnuvası düzenlenmiş,
birinci ve ikinci gelen takımdaki çalışan çocuklara başarı madalyaları
çalıştıkları işyerlerindeki ustalarına verdirilerek, boş zaman yaratma
amacının çocuğun gelişimine sağladığı katkılar, işverenlerle birlikte
paylaşılmıştır.
Çalışan Çocuklar Bürosu amblemli hazırlanan ve çocuğun
bulunduğu ortama uyumunu sağlayacak kimlik kartları ile özgüven geliştirilmiş,
Pendik Güney sineması ile yapılan anlaşma sayesinde kimlik kartlarına sahip
çocukların günün vizyondaki flimlerini ücretsiz seyretmelerine olanak sağlanmıştır.
Rehberlik Hizmetleri
TİSK, Büro vasıtasıyla, yasal olarak çalışma hayatında
bulunan çocukların, bugün için, içinde bulunduğu ve algıladığı hayatı
onlar için kolaylaştıracak rehberlik hizmetlerini 5. dönemde de vermeye
devam etmiştir.
Çalışan çocuğu tanıma ve psikolojik danışma servisince
gerek çalışma hayatına yeni katılan çocuklara gerekse geçen dönemden büroya
kayıtlı çocuklara bulguların güncelleşmesi için anket formu doldurtulmuş,
Problem Tarama Testi yeniden uygulanmıştır.
Buna göre; ortalama 15 yaşında olan çocukların ilk işe
başlama yaşı 13 olarak bulunmuştur. Babaların, %45'i işçi olup, %26'sı
serbest meslekle uğraşmakta, çocukların %37'si okuyamadığı için, %24'ü
meslek öğrenmek için, %17'si aileye katkı sağlamak için çalışma hayatına
atıldığı öğrenilmiştir. Çocukların %64'ü, kazandığı paranın tamamını
ya da çoğunu ailesine vermektedir.
Önceki çalışmaların katkısı ile sanayide çalışan çocukların,
çıraklık okuluna gitme oranı ise %27'den %60'a çıkmıştır.
Test sonuçlarına göre söz konusu çocukların;
• %39'u boş zamanlarını top oynayarak geçirirken, %58'i
arkadaşları ile gezmeyi tercih etmektedirler.
• %87'si işyerinden memnun olup %66'sı bir yada daha çok
kez değişik nedenlerle işyeri değiştirmiştir.
• %45'i örgün eğitime yeniden dönebileceğini ifade etmişlerdir.
Problem tarama testi sonucunda;
Sık sık grip ve nezle olma, kulaklarından, belinden ve gözlerinden rahatsızlık
duyma ve yüzündeki sivilcelerden dolayı %35'i ortalamanın üstünde olmak
üzere, %89 çocuk sağlık problemi tanımlamıştır.
Evlerinin işyerine
uzak oluşu, ailelerinin kendilerinden daha fazla para kazanmalarını
istedikleri ve yeterince cinsel bilgi öğrenemediklerinden bahisle %26'sı
ortalamanın üstünde olmak üzere, %62 çocuk aile ile ilişkilerinde
problem tanımlamıştır.
Karşı
cinsle arkadaşlık yapmaya çekindikleri, istemeden tatsız tartışmalara
girdikleri ve başkalarına güvenmediklerini söyleyerek, %31'i ortalamanın
üstünde olmak üzere, %69 çocuk toplumla ilişkilerinde problem tanımlamıştır.
Çok hayal
kurduğu, çok sinirli ve utangaç oluşu, duygularını karşısındakine tam
anlatamama gibi kendi kişiliklerinde %35'i ortalamanın üstünde olmak üzere,
%71 çocuk kişiliklerinde problem tanımlamıştır.
Samimi kız
arkadaşlarının olmadığından bahisle %27'si ortalamanın üstünde olmak
üzere, %73 çocuk arkadaş ilişkilerinde problem tanımlamıştır.
Sıkıntılar
içinde yaşamak istemediğini söyleyerek, %33'ü ortalamanın üstünde
olmak üzere, %85 çocuk para, meslek ve geleceklerinde problem tanımlamışlardır.
%37'si
ortalamanın üstünde olmak üzere, %98 çocuk genelde problem tanımlamıştır.
Çalışan çocuğu izleme servisi 5. dönem proje çalışması
içinde sanayi sitesinde ramazan ayında bir iftar yemeği düzenlemiş. Yemeğe
katılan işverenler ve çocukların önerileri doğrultusunda çocuğun ihtiyacına
göre 200 çocuğa giysi yardımı yapılmıştır.
Her yıl 23 Nisan Çocuk Haftası içinde sanayi sitesi içinde
kuruluş yıldönümünü kutlayan Çalışan Çocuklar Bürosu, Pendik Kaymakamının
direktifleri doğrultusunda 2002 yılından itibaren Çocuk Şenliğine katılarak
resmi statü almaya hak kazanmıştır.
|