| No | Daire | Tarih | Esas No | Karar No |
 |
| 1. |
9. Hukuk
Dairesi
|
06.06.2011 |
2011/26212 |
2011/16791 |
ÖZÜ: Haklı feshe neden olan eylemle ilgili ceza mahkemesinde açılan
davada verilecek karar, B.K. 53. maddesine göre feshe bağlı işçilik alacakları
ile ilgili davayı doğrudan etkileyeceğinden, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin
beklenmesi gerekmektedir.
|
 |
| 2. |
9. Hukuk
Dairesi
|
01.06.2011 |
2010/3363 |
2011/16270 |
ÖZÜ: Kendisine bildirilen güvenlik tedbirlerini yeterince uygulamayarak,
dolum ve boşaltım kurallarına uymayarak iş disiplinini ve güvenliğini bozan
ve işyerinde olumsuzluklara neden olan işçinin geçmiş çalışma şekli taraflar
arasındaki iş sözleşmesinin yürütülmesine engel olduğundan geçerli fesih
nedeni oluştuğu kabul edilmelidir.
|
 |
| 3. |
9. Hukuk
Dairesi
|
26.05.2011 |
2009/14452 |
2011/15659 |
| ÖZÜ: İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir
işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde
işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin
toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden
işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir
esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi
dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur.
1475 sayılı yasanın 14/2. maddesinde devreden işverenin sorumluluğu bakımından
bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesinde sözü
edilen devreden işveren için 2 yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı
bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi
ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren
veya işverenler bakımından kendi dönemlerive devir tarihindeki ücret ile
sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
|
 |
| 4. |
Hukuk Genel Kurulu
|
18.05.2011 |
2011/9-347 |
2011/311 |
ÖZÜ: İşkolunun tespitine ilişkin olarak açılacak bir
davanın seri yargılama usulüne göre iş davalarına bakan
mahkemece en geç iki ay içinde karara bağlanması
düşüncesi, işin niteliği ve aciliyetinden kaynaklanmakta
olup; yasa koyucu tarafından bu aciliyete uygun olarak
getirilen açık düzenleme ile de temyiz incelemesini
yapan Yargıtay Özel Dairesince iki ay içerisinde uyuşmazlığın
kesin olarak karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır.
Kesin nitelikteki bozma kararına direnilmesine yasal
olarak olanak bulunmadığı ve uyulması gerektigi halde,
yerel mahkemece önceki kararda direnilmesi usul
ve yasaya aykırıdır.
|
 |
| 5. |
9. Hukuk
Dairesi
|
12.05.2011 |
2010/39684 |
2011/14489 |
ÖZÜ: İşçilere verilecek ücretin tespitinde toplu iş sözleşmesi
ile kıdemin belirleyici unsur olarak kullanılmasını
engelleyen yasal bir engel bulunmamakta olup, böyle bir
uygulamanın Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı alacağı şeklindeki
yorum ise maddenin konuluş amacını aşacak niteliktedir.
Davacı tarafça ileri sürülmediği halde davalı işverenin
aynı işi yapan işçiler bakımından eşit davranma borcunu yerine
getirmediği gerekçesiyle ve bu haliyle davacı talebiyle,
mahkeme gerekçesi arasında çelişki yaratılarak davanın kabulüne
karar verilmesi hatalıdır.
|
 |
| 6. |
10. Hukuk
Dairesi
|
22.02.2011 |
2011/159 |
2011/2146 |
ÖZÜ: Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile
Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması
durumunda çelişkinin Adli Tıp Kanunu'nun 15. maddesi gereği Adli Tıp Genel
Kurulunca giderilmesi gereklidir. Yapılacak değerlendirmede, Sigortalının
sürekli işgöremezlik derecesinde bir değişiklik meydana gelmesi halinde,
bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerine etkisi de belirlenmeli, varılacak
sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
|
 |
| 7. |
9. Hukuk
Dairesi
|
21.02.2011 |
2009/49641 |
2011/4159 |
ÖZÜ: Bankacılık faaliyetinin en üst seviyede özen
ve dikkati gerektirdiği, davacının da işinin ciddiyetini bilebilecek tecrübede
bir eleman olduğu açıktır. İşçinin hizmet süresine göre açıklanan ihmali
davranışı gerçekleştirmesi iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden
iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez.
|
 |
| 8. |
21. Hukuk
Dairesi
|
10.02.2011 |
2011/1328 |
2011/965 |
ÖZÜ: Eksik işçilik bildirimine dayalı alarak Kurumca
resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammından dolayı, davacı işverenin
Kuruma karşı borçlu almadığının tesbiti ile ölçümleme işleminin iptali
istemine ilişkin davada Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 9. maddesi
hükmü gereği olarak, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın bulunduğu
yer mahkemesi alan Ankara İş Mahkemesi yetkili ve görevlidir.
|
 |
| 9. |
9. Hukuk
Dairesi
|
09.02.2010 |
2010/4313 |
2010/3163 |
ÖZÜ: İşyerlerinin bağlı bulunduğu şubelerin sendika
yönetim kurulunca değiştirebilmesi, sendika genel kurulunun bu konuda genel
yönetim kuruluna açık yetki vermesi halinde mümkündür. Genel kurulca verilecek
bu yetki, Türk Medeni Kanunun 2. maddesindeki objektif iyiniyet kuralları
çerçevesinde değerlendirilebilir. Mevcut şubelere bağlı işyerlerinin bir
kısmının veya tamamının yeni şubeye bağlanmasına ilişkin genel kurulca
açık bir yetki verilmediği takdirde bu yönde tesis edilen yönetim kurulu
kararının iptali gerekir.
|
 |
| 10. |
Hukuk Genel Kurulu
|
23.12.2009 |
2009/9-480 |
2009/596 |
ÖZÜ: Tasarruf teşvik kesintisi, işveren katkı payı ve bunların neması
işçiye ait bir hak olsa da; yasa gereği, işverenden tahsil yükümü Sosyal
Sigortalar Kurumuna ait olmakla, Kurum tarafından tasarruf teşvik kesintisinin
belediyelerin borçlarına yönelik uzlaşma kapsamında tahsiline başlanmış
olması halinde işverenin yükümlülüğünün devam ettiğinden söz edilemez.
Aksi halde, davalı belediyenin aynı borç sebebiyle mükerrer şekilde sorumluluğuna
gidilmiş olacaktır.
|
 |