Sosyal Güvenlik Reformu kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
tarafından hazırlanan 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu’nun Anayasa Mahkemesinin 30 Aralık 2006 tarihinde Resmi Gazete’de
yayımlanan kararı ile bazı hükümlerinin iptalinin ardından gündeme gelen
yasa değişiklik çalışmaları sonuçlandırılmış ve Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik öngören 5754 sayılı Sosyal Sigortalar
ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 8 Mayıs 2008 tarih ve
26870 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
5510 sayılı Kanunun yürürlük maddesini düzenleyen 108. maddesi 5754
sayılı Yasa (m.74) ile değiştirilerek kademeli bir yürürlük süreci öngörülmüştür.
Yasa işveren yükümlülüklerinin yer aldığı hükümler de dahil olmak üzere
2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girecektir.
Yasanın uygulanmasına ilişkin Yönetmeliklerden Sosyal Sigorta İşlemleri
Yönetmeliği ile Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliği
28 Ağustos 2008 tarih ve 26981 sayılı resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Her
iki Yönetmelik de Ekim ayının başında yürürlüğe girecektir.
Yönetmeliklerin, işveren yükümlülükleri bakımından Yasada yer alan düzenlemelerden
farklılık bulunulan hususları dikkate alınarak hazırlanan içeriğine aşağıda
özet olarak yer verilmektedir.
SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİ
• Bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usulü
Yönetmeliğin 5. maddesine göre, Kurum, Kanun veya bu Yönetmelik gereği
verilecek her türlü belge veya bilginin e-sigorta ortamında gönderilmesi
hususunda gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan idareleri,
kurum ve kuruluşları zorunlu tutmaya veya zorunluluk esasını kaldırmaya
yetkilidir. Kanun veya bu Yönetmelikte belirtilen bilgi ve belgelerin e-sigorta
ortamında Kuruma gönderme zorunluluğu getirilmesine rağmen bu yükümlülüğün
yasal süresi içinde veya yasal süresi dışında kâğıt ortamında yerine getirilmesi
hâlinde de bu belgeler işleme konulur.
• Merkezi veri tabanının oluşturulması
6. maddeye göre Sosyal Sigorta işlemlerine ilişkin kayıtların elektronik
ortamda tutulması esas benimsenmiştir. Bu amaçla, Kurumca;
a) Sigortalı tescil,
b) Sigortalı hizmet,
c) Gelir veya aylık ödeme,
ç) İşyeri tescil,
d) İşveren veya sigortalı prim tahakkuk ve tahsilat,
e) Geçici işgöremezlik ödenekleri,
f) Genel sağlık sigortası tescil,
kayıtlarının elektronik ortamda tutulduğu merkezi bir veri tabanı
oluşturulacaktır.
• Kayıtların paylaşımı
Yönetmeliğin 8. maddesinde Kurumun, sosyal sigorta kayıtlarında tutulan
bilgileri işveren, sigortalı, hak sahibi ve diğer ilgili kişi ve kuruluşların
kullanımına açabilmesine ilişkin ilkeler belirleNmiştir.
• Sigortalılığın başlangıcı ve bildirim yükümlülüğü
Yönetmeliğin 11. maddesine göre Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî eğitime
veya zorunlu staja başladıkları tarihten itibaren sigortalı hak ve yükümlülükleri
başlayacaktır.
İşverenler, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanları, çalışmaya başladıkları
tarihten önce Kuruma e-sigorta yoluyla bildirmekle yükümlüdür.
İşverenlerce Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlardan;
a) İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde hizmet akdiyle
işe başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün,
b) Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında
alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verecek
işyerlerinde; ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren
bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya başladıkları
tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar,
c) İlk işyerindeki çalışmasına ait sigortalı işe giriş bildirgesi
Kuruma verilerek, tescil işlemi yapılmış olan sigortalının, naklen ve hizmet
akdi sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil edilmiş
diğer işyerinde çalışmaya başlaması hâlinde, yasal süresi dışında bildirilebilir
ve Kuruma yapılan bildirimler süresinde yapılmış sayılır.
Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı
Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî
eğitim gören öğrenciler ile meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek
öğrenimleri sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrencilerin bildirimleri,
Millî Eğitim Bakanlığı veya bu öğrencilerin eğitim gördükleri okullar,
yüksek öğrenim sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler için ise
öğrenim gördükleri yüksek öğretim kurumlarınca yapılır.
• Sigortalılığın sona ermesi ve bildirim yükümlülüğü
Yönetmeliğin 14.maddesine göre Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında sigortalı olanların sigortalılıkları hizmet akdinin
sona erdiği tarihte sona erer ve bu tarih işverenleri tarafından, on gün
içinde Kuruma bildirilir.
• Sigortalı işe giriş bildirgesi
Yönetmeliğin 15.maddesine göre; bu Yönetmeliğin 11 inci maddesinde
belirtilen sigortalılık başlangıcı ile ilgili bildirim yükümlülüğü, Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentlerine tabi olanlar
için Ek-4, de bulunan sigortalı işe giriş bildirgelerinin, Kuruma e-sigorta
ile verilmesiyle yerine getirilir. Sigortalı işe giriş bildirgesi dışında,
başka biçimlerde yapılan bildirimler geçerli sayılmaz.
• Sigortalı işten ayrılış bildirgesi
Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca, sigortalılığın sona ermesine ilişkin
bildirimler, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine
tabi olanlar için Ek-5, (c) bendine tabi olanlar için ise Ek-5-A’da bulunan
sigortalı işten ayrılış bildirgesiyle sigortalılığın sona ermesini takip
eden on gün içinde e-sigorta ile yapılır.
Sigortalı işten ayrılış bildirgesine kaydedilen bilgiler, ayrıca ilgili
aylık prim ve hizmet belgesinde de gösterilir. Aylık prim ve hizmet belgesi
ile sigortalı işten ayrılış bildirgesi arasındaki mutabakatsızlık, işverenle
yapılacak yazışma sonucunda giderilir.
• İşyeri bildirgesi
İşyerinde, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi ile
(c) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran, böyle bir işyerini devir alan
veya bu nitelikte işyeri kendisine intikal eden işveren, Kanunun 11 inci
maddesinde belirtilen sürelerde vermekle yükümlü olduğu örneği Ek-6 ve
Ek-6-A’da bulunan işyeri bildirgesini düzenleyerek e-sigorta ile göndermek
zorundadır. Madde de çeşitli olasılıklar dahilinde diğer bildirim esaslarına
da yer verilmiştir.
Yönetmeliğin 30. maddesinde işyeri sicil numarası, 31. maddesinde, işyeri
bildirgesi ile birlikte verilecek diğer belgeler, 32. maddesinde belirli
yerde yapılmayan ve belirli bir merkezden sevk ve idare edilen işlerin
tescili, 35. maddesinde işyerinin nakli, devri, intikali düzenlenmiştir.
• Alt işveren ve sigortalıyı devir alanın yükümlülüğü
Yönetmeliğin 33. maddesine göre, alt işveren, sigortalı çalıştırmaya
başlamadan önce asıl işverenle yapmış olduğu sözleşmenin Kuruma ibraz edilmesi
kaydıyla mevzuattan doğan yükümlülüklerini, Kurumca verilecek alt işveren
numarası ile asıl işverenin işyeri dosyası üzerinden yerine getirir. Alt
işveren adına işyeri dosyası açılmaz.
Sigortalıyı devralan işveren, devraldığı sigortalıyı çalıştırmaya başlamadan
önce, sigortalısını devir aldığı işverenle yapmış olduğu sözleşmeyi Kuruma
ibraz etmesi kaydıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu yükümlülüklerini,
Kurumca kendisine verilecek geçici iş ilişkisi kurulan işveren numarası
ile sigortalıyı devir aldığı işverene ait işyeri dosyası üzerinden yerine
getirebilir. Sigortalıyı geçici iş ilişkisi çerçevesinde devralan işveren
adına işyeri dosyası açılmaz.
• İş kazasının tanımı ve kapsamı
Yönetmeliğin 37. ve 38. maddelerinde Yasa ile paralel biçimde iş kazasının
tanımı ile bildirimi ve bildirim sürelerine ilişkin esaslara yer verilmiştir.
• Meslek hastalığının tanımı ve kapsamı
Yönetmeliğin 39. ve 40. maddelerinde Yasa ile paralel biçimde meslek
hastalığının tanımı ile bildirimi ve bildirim sürelerine ilişkin esaslara
yer verilmiştir.
• İş kazası ve meslek hastalığının soruşturulması
Yönetmeliğin 41.maddesinde iş kazası ve meslek hastalığın soruşturulmasına
ilişkin ilkeler belirlenmiştir. İşverence düzenlenen iş kazası ve meslek
hastalığı bildirgesi ve eki belgelere göre, ünite, kamu idarelerinin görevleri
gereği düzenlemiş olduğu belge ve tutanaklardan, sigorta olayı için gerekli
bilginin temin edilmesi koşuluyla başka bir soruşturma ve denetime gidilmeden
olayın iş kazası sayılıp sayılamayacağına karar verebilir, meslek hastalığında
ise ilgili sağlık birimine sevk eder.
Ünitece karar verilemeyen, şüpheli görülen ve tereddüt edilen, uzun
süreli tedavi gerektiren, maluliyet veya ölümle neticelenen, Kuruma büyük
malî yük getiren iş kazaları Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca
veya Bakanlık iş müfettişlerince soruşturulur.
Bakanlık iş müfettişlerinin rapor ve tutanaklarında gerekli bilgilerin
yer alması veya yargı kararının bulunması durumlarında, ünitelerce tekrar
inceleme talep edilmez.
• Sigortalılara verilecek olan istirahatlar
Ayaktan tedavilerde sigortalıya tek hekim raporu ile bir defada en çok
10 gün istirahat verilebilir. İstirahat sonrasında kontrol muayenesi raporda
belirtilmiş ise toplam süre yirmi günü geçmemek kaydı ile istirahat uzatılabilir.
Yirmi günü aşan istirahat raporları sağlık kurulunca verilir (m.43).
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup,
işverenleri tarafından yurtdışında görevlendirilen sigortalılar ile Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan ve yürütmekte
oldukları iş veya çalışma konuları nedeniyle yurtdışında bulunan sigortalılara
ve Kanunun 5 inci maddesi (g) bendi kapsamındaki sigortalılara ülkemiz
ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki tedavileri sonucu
verilen istirahat raporlarının ilgili ülke mevzuatına uygun olduğunun ülkemiz
dış temsilciliklerince onanması hâlinde, Kurumca yetkilendirilen hekim
ve sağlık kurullarının ayrıca onayı aranmaz.
Kurumca yetki tanınan işyeri hekimi bir kerede en fazla 2 gün istirahat
verebilir.
• İşverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu
Yönetmeliğin 49. maddesinde işverenin sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna
göre; İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı sonucunda meydana
gelmişse işveren Kuruma karşı sorumlu hâle gelir. Kasıt; iş kazası veya
meslek hastalığına, işverenin bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle
neden olması hâlidir. Zarara neden olan eylemin bilinçli olarak yapılması,
kasıt için yeterli olup, sonuçlarının istenip istenmemesi kastı ortadan
kaldırmaz. İşverenin eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin
hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır ihmali sorumluluğunu
kaldırmaz.
İş kazası veya meslek hastalığı işverenin, sigortalıların sağlığını
koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucunda
oluşmuşsa işvereni Kuruma karşı sorumlu hâle getirir. Mevzuat; yasal olarak
yürürlüğe konulmuş ve yürürlüğünü muhafaza eden, sigortalıların sağlığını
koruma ve iş güvenliği alanında, yasa koyucu ile yasa koyucunun yürütme
veya idareye verdiği yetki sonucu, bu organlarca kabul edilen genel, objektif
kural veya hükümlerin tümüdür.
İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik
kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen, iş kazası veya meslek
hastalığının meydana gelmesi durumudur. İşveren alınması gerekli herhangi
bir önlemi almamış ise olayın kaçınılmazlığından söz edilemez.
• Sigortalıların görev ve işleri nedeniyle
geçici olarak yurt dışında bulunmaları
Yönetmeliğin 91. maddesine göre; Kanunun 10 uncu maddesinin uygulamasında
yurt dışında;
a) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (a) bendi kapsamındaki
sigortalılardan geçici görevlendirilenler ile Kanunun 4 üncü maddesi birinci
fıkrası (b) bendi kapsamındaki sigortalılardan işleri nedeniyle geçici
olarak bulunanların,
b) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (c) bendinde sayılan sigortalılardan,
mevzuatında belirtilen usule uygun gönderilenlerin,
bu görevleri yaptıkları sürece sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri
devam eder.
• Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi
bulunmayan ülkelerde, işverenlerce üstlenilen işlere ilişkin işlemler
Yönetmeliğin 93. maddesine göre, Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmesi bulunmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki
işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır ve
bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası
hükümleri uygulanır.
Bu sigortalıların, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri
hâlinde, haklarında isteğe bağlı sigorta hükümleri uygulanır, ancak, bu
kişilerden ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.
Yurtdışına sigortalı götürecek işverene ait işyerinin, Türk kanunlarına
göre kurulu ve tescilli olmalıdır. Yabancı ülke mevzuatına göre kurulan
firmalarca yurtdışında gerçekleştirilen işlerde çalıştırılan Türk vatandaşları
hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
Yurt dışında üstlenilen işin, Kurumda tescili olan devamlı mahiyetteki
işyeri dosyasından bildirimi yapılan sigortalılarca gerçekleştirilecek
olması hâlinde, devamlı işyerinde yapılan işin mahiyetinin yurt dışında
üstlenilen işe uygun olması gerekir. İşveren durumu dilekçeyle Kuruma bildirir.
Dilekçe ekine, işin alındığını belgeleyen sözleşme örneği ile ilgili ülkedeki
Türkiye Cumhuriyeti Dış Temsilciliği yazısı veya Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca
düzenlenecek belge eklenir.
İşverenler, yurt dışında yapacakları işi, yeni tescil edecekleri işyeri
dosyasından bildirilecek sigortalılarca gerçekleştireceklerse; işletme
merkezlerinin bağlı olduğu üniteye işyeri dosyası tescil ettirerek, sosyal
sigorta yükümlülüklerini bu dosyadan gerçekleştirirler. İşyeri bildirgesi
ekine, bu Yönetmeliğin 31 inci maddesinde sayılan belgelerden ayrı olarak
işin alındığını belgeleyen sözleşme örneği ile ilgili ülkedeki Türkiye
Cumhuriyeti Dış Temsilciliği yazısı veya Dış Ticaret Müsteşarlığınca düzenlenecek
belge eklenir.
Kurum, çalıştırılmak üzere yurt dışına götürülen Türk işçilerinin her
biri için, kurulan sigortalılık ilişkisi hakkında Türkiye İş Kurumu’na
yazılı olarak bilgi verir. Talep etmeleri hâlinde, aynı mahiyetteki bilgi,
işverene ve sigortalılara da verilir.
• Yabancı ülkede bulunanlar bakımından işverenin
yükümlülüğü
Yönetmeliğin 95.maddesine göre işveren, geçici veya sürekli görevle
yurt dışında görevlendirdiği ya da yurtdışına götürdüğü sigortalının, iş
kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde, Kurum tarafından
işe el konuluncaya kadar, Kanuna göre hak kazandığı geçici iş göremezlik
ödeneğini ödemekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesindeki
gecikmeden dolayı işveren, gerek Kurumun gerekse sigortalının uğrayacağı
her türlü zarardan sorumludur.
Kurum, Kanuna uygun olarak yapılan ve belgelere dayanan geçici iş göremezlik
ödenekleri tutarını işverene öder.
• Sigorta olaylarının bildirilmesi
Yönetmeliğin 96.maddesinde yabancı ülkede meydana gelen kazanın bildirilmesine
ilişkin ilkelere yer verilmiştir. Buna göre; yabancı ülkelerde meydana
gelen iş kazasının, üç iş günlük bildirim süresi içinde, meslek hastalığı
ve vazife malullüğü olayları için ise Kanunda belirtilen haber verme süresi
olayın meydana geldiği, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde
meydana gelmesi hâlinde, üç iş günlük bildirim süresi iş kazasının öğrenildiği,
Kurumca kabul edilebilir belgelenmiş bir mazeretin olması şartıyla bildirim
süresi mazeretin ortadan kalktığı, tarihten itibaren başlar.
• Prime esas kazançlar
Yönetmeliğin 103. maddesinde, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının belirlenmesinde
Yasadaki ilkelere yer verilmiş ancak, geçici iş göremezlik ödeneği
alan sigortalılara istirahatlı bulundukları sürede;
a) Geçici iş göremezlik ödeneği dikkate alınmadan verilmesine
devam edilen tam ücretin,
b) Bireysel veya toplu iş sözleşmesine istinaden verilen geçici
iş göremezlik ödeneğinin işverene iadesi ile alınan tam ücretin,
c) Geçici iş göremezlik ödeneği ile ödenek alınan süredeki kazancı
arasındaki ücret farkının,
d) Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayalı olmadan
geçici iş göremezlik ödeneği aldığı sürede atıfet kabilinde yapılan ödemelerin,
çalışılan sürelerde ödenen ücretler olarak prime tabi tutulacağı belirtilmiştir,
istirahatlı olunan süre için (c) bendine göre ödenen günlük fark tutarının,
günlük sigorta primine esas kazancın alt sınırının altında kalması durumunda
günlük alt sınıra yükseltileceğine ilişkin düzenleme yapılmıştır.
• Prim ödeme gün sayısı ve günlük kazanç
Yönetmeliğin 107. maddesine göre, sigortalının bir günlük prime esas
tutulacak kazancı, bir ay için prime esas tutulacak kazancının otuzda biridir.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olanlardan;
günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış
ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o
ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi
suretiyle hesaplanır.
Sigortalının günlük kazançları hesabına esas tutulan gün sayıları, aynı
zamanda bunların prim ödeme gün sayılarıdır.
Sigortalının aynı ay içinde birden fazla işyerinde çalışması hâlinde,
o aydaki toplam prim ödeme gün sayısı 30 günü geçemez.
Bir ay içinde tam çalışan ve buna göre ücret alan sigortalı, prim ödeme
gün sayısı ayın kaç gün olduğuna bakılmaksızın 30 gün üzerinden bildirilir.
Ay içinde sigortalının işe başladığı tarih ile ayın kalan günleri kadar,
işyerinden ayrılan sigortalının ise çalıştığı gün sayısı kadar bildirimi
yapılır.
• Kısmi süreli çalışmalarda prim ödeme gün
sayısı
Yönetmeliğin 108. maddesinde Yasanın 80.maddesinde benimsenen kısmi
süreli çalışanların prime esas kazançlarına ilişkin ilkelere açıklık getirilmiştir.
Buna göre; işyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın
üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma kısmi süreli çalışma olarak tanımlanmıştır.
Kısmi süreli çalışma, işveren ile sigortalının yazılı olarak yapılan
iş sözleşmesinin niteliğine bağlı, aylık ücret karşılığı çalışma biçiminde
imzalanmışsa, sigortalı haftalık çalışma süresine bakılmaksızın tam ay
olarak bildirilecektir.
İş sözleşmesi saat ücreti karşılığı yapılmış ise kısmi süreli çalışan
sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin, 4857 sayılı İş Kanununa
göre günlük olağan çalışma süresi olan 7,5 saate bölünmesiyle, sigortalı
için bildirilmesi gereken prim ödeme gün sayısı hesaplanır. Bu şekilde
yapılacak hesaplamalarda 7,5 saatin altındaki çalışmalar 1 güne tamamlanır.
20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve 13/6/1952 tarihli
ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin
Tanzimi Hakkında Kanun kapsamında çalışan sigortalıların ay içinde çalıştığı
toplam sürenin sekiz saate bölünmesiyle, ayda kaç gün sigortalı bildirileceği
hesaplanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda 8 saatin altındaki çalışmalar
1 güne tamamlanır.
Yazılı sözleşme ile sigortalının yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak
kendisine ihtiyaç duyulması hâlinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin
kararlaştırıldığı çağrı üzerine çalışmalarda, çalışma süresi gün, hafta
ve ay olarak belirlenmiş ise bu süreler üzerinden; taraflar arasında çalışma
süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmemiş ise sigortalının aylık çalışma
süresi yukarıdaki fıkralar hükmünce hesaplanan gün sayısı üzerinden bildirilir.
Ancak, çalışma süresinin gün, hafta ve ay olarak belirlenmiş süreden fazla
olması hâlinde bu süre dikkate alınarak yukarıdaki fıkralar hükmünce hesaplanan
gün sayısı üzerinden bildirilir. Bu fıkranın uygulanmasında 4857 sayılı
İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümleri de dikkate alınır.
• Aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlenmesi,
verilmesi ve saklanması
109. maddeye göre, işverenler, bir ay içinde Kanunun 4 üncü ve 5 inci
maddelerine tabi çalıştırdığı sigortalılar ve 4857 sayılı İş Kanununun
7 nci maddesine göre iş görme edimini yerine getirmek üzere başka işverene
geçici olarak devrettiği sigortalılar ile sosyal güvenlik destek primine
tabi sigortalıların;
a) Sosyal güvenlik sicil numaralarını (TC Kimlik Numaralarını),
b) Ad ve soyadlarını,
c) Sigorta, işsizlik ve aylık sosyal güvenlik destek primlerini,
ç) Prime esas kazançlar tutarını,
d) Prim ödeme gün sayılarını,
yanı sıra;
e) Varsa 3568 sayılı Kanuna tabi olan meslek mensubunun
adı ve soyadı ile bunların meslekî oda kayıt numarasını,
f) İşverenin kamu idaresi olması hâlinde tahakkuk veya
tediye görevlisinin adı, soyadını,
g) Kurumca belirlenen diğer bilgileri,
taşıyan ve örneği Ek-9, Ek-9-A ve Ek-9-A-1’de bulunan aylık prim ve hizmet
belgesini ve yine örneği Ek-9-B, Ek-9-B-1’de bulunan aylık fiilî hizmet
süresi zammı prim belgesini, Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilen süre
içinde Kuruma vermekle; sigortalıyı çalıştırmaya son verdiği veya sigortalının
işten çıkması durumlarında, sigortalının işten ayrıldığı tarihten itibaren
15 gün içinde durumu ilgili üniteye bildirmekle yükümlüdür.
Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek sürelerde verilmemiş olmakla
beraber Yönetmelikte saylan hallerde belgelerin verilebileceği de düzenlenmiştir.
• Belgenin sonradan verilmesi
Yönetmeliğin 110. maddesine göre; işveren tarafından yasal süresi geçirildikten
sonra Kuruma verilen asıl, ek veya iptal mahiyetteki aylık prim ve hizmet
belgesi, aylık fiilî hizmet süresi zammı prim belgesi ve yıllık itibari
hizmet süresi prim belgesi muhteviyatının işyeri defter ve belgelerinden
tespit edilecek her türlü bilgi ya da kamu idareleri tarafından düzenlenen
belge veya alınan bilgi ile doğrulanması hâlinde işleme konulur. Diğer
kanunlar gereği defter tutmakla yükümlü olan işverenlerce yasal süresi
geçirildikten sonra verilen aylık prim ve hizmet belgelerinin fiilî tespitler
sonucunda işleme alınmasında geriye doğru en fazla bir yıllık süre esas
alınır. Defter tutmakla yükümlü olmayan ve olan işveren bakımından
ayrı düzenleme yapılmıştır.
• Ücret tediye bordrosu
Yönetmeliğe göre (m.112) işverenler, Kuruma verdikleri prim belgesinde
yazılı olanları doğrulayıcı nitelikte olmak üzere aylık ücret tediye bordrosu
düzenlemekle yükümlüdürler.
Aylık ücret tediye bordrosunda; Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının
(e) bendinin beş numaralı alt bendinde sayılan hususların bulunması zorunludur.
İşyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının
adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen
gün sayısı, sigortalının ücreti (aylık, haftalık, gündelik, saat veya parça
başı ücreti), ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının
imzasını ihtiva etmeyen ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz. Ücretlerin
ve diğer ödemelerin makbuz mukabilinde veya banka aracılığı ile yapılması
hâlinde ücret tediye bordrosunda imza şartı aranmaz.
• İşyeri kayıtlarının ibrazı
Yönetmelikte işyeri kayıtlarının ibrazı usulü de belirlenmiştir. Maddeye
göre; işyeri kayıt belgelerini saklama yönünden;
a) İşverenler, işyeri sahipleri ve alt işveren işyeri ile ilgili
tüm defter ve belgeleri, istenilmesi hâlinde, Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş ilgili memurlarına göstermek üzere, ilgili bulundukları
yılı takip eden takvim yılından başlayarak 10 yıl süreyle, Kamu idareleri
30 yıl süreyle, tasfiye ve iflas idaresi memurları ise görevleri süresince
saklamak zorundadırlar.
b) Sigortalıyı devir alan işverenler, devredilen sigortalılarla ilgili
yükümlülüklerini yerine getirmişler ise, yükümlülüklerini yerine getirdikleri
sigortalılarla ilgili kendilerine ait işyeri kayıt ve belgelerini birinci
fıkrada belirtilen sürelerle saklamak zorundadır.
Denetim ve kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurların istemeleri hâlinde
işverenler, bilgisayar ortamında sakladığı işyeri kayıt ve belgelerini
manyetik ortamda verirler. İşveren, denetim ve kontrolle görevlendirilmiş
ilgili memurlara uygun donanım ve yazılımlar, terminallere ulaşım imkânları
ve uzman personel sağlamak zorundadır.
• Sigorta primlerinin ödenme süresi ve erken
ödeme
115.maddede sigorta primlerinin ödenme süresi düzenlenmiştir. Buna göre;
Kanunda belirtilen sigorta primleri, Kurumca çıkarılacak tebliğde
belirtilecek süre içinde Kuruma ödenir.
Cari aya ilişkin prim borçlarının katma değer vergisi alacağından mahsup
suretiyle ödenmek istenilmesi hâlinde, Kurumca çıkarılan tebliğde belirtilecek
ödeme sürelerinin bitim tarihinden itibaren on beş gün içinde yapılan mahsuplar
süresi içinde yapılmış sayılır.
Kurum, işverenlerin her türlü borçlarını, varsa kendilerine yapacağı
ödemelerden mahsup etmeye yetkilidir.
Sigorta primleri, Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek süreler
dışında ödenmekle birlikte; 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine
istinaden iş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar
uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı için, kesinleşen mahkeme
veya özel hakem kararının, sigortalıya tebliğinden sonra on iş günü içinde
sigortalı işverene işe başlamak üzere başvurduğu takdirde, onuncu iş günün
içinde bulunduğu ayı takip eden ay başından itibaren ödenir.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
olmakla birlikte, 4857 sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü maddelerine göre kısmi
süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile Kanuna göre ev hizmetlerinde ay
içinde 30 günden az çalışan sigortalılar için eksik günlerine ait genel
sağlık sigortası primlerinin 30 güne tamamlanması zorunludur. Bu durumda
olan sigortalıların eksik günlerine ilişkin genel sağlık sigortası primleri,
Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı
alt bendi veya (g) bendi kapsamında ödenir.
Erken ödeme indirimine ilişkin süre, ödemenin yapıldığı günü takip eden
günden kanunî ödeme süresinin son gününe kadar (son gün hariç) geçen gün
sayısı dikkate alınarak hesaplanır. Taksitler hâlinde yapılan ödemelerde,
birden fazla taksitin erken ödenmesi hâlinde süre, erken ödenen her bir
taksit içinde aynı şekilde belirlenir. Kanunun 87 nci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen yükümlülerin ödeyeceği prim alacağının
yasal ödeme süresinin hesabında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 18 inci
maddesiyle uzayan süreler dikkate alınır.
Erken ödeme indirimi, ödemenin yapıldığı ayda ödeme vadesi başlamış
ayın prim tutarı hariç olmak üzere takip eden ayların primlerine ödemenin
yapıldığı tarihi takip eden günden başlamak üzere Bakanlar Kurulunca belirlenen
indirim oranları dikkate alınarak günlük hesaplanır.
İndirim miktarı, ödemesi gereken prim borcunun erken ödenen gün sayısı
ve tespit edilen aylık oranın bir günlüğü ile çarpımı suretiyle bulunur.
Bu miktar, ödemesi gereken prim borcundan çıkarılarak ödenecek tutar hesaplanır.
• İtiraz Komisyonları
Yönetmeliğin 121. maddesinde Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu, İdari Para
Cezaları İtiraz Komisyonu, İşkolu Kodu İtiraz Komisyonunun çalışma usul
ve esasları düzenlenmiştir.
Buna göre; Kurumca, sigortasız çalıştırıldığı veya eksik gün ya da kazanç
üzerinden Kuruma bildirildiği tespit edilen sigortalılara ilişkin tahakkuklara
yapılacak itirazlar Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonunca, Kurumca tahakkuk
ettirilen idarî para cezalarına yapılacak itirazlar İdari Para Cezaları
İtiraz Komisyonunca, işkolu koduna yapılan itirazlar ise İşkolu Kodu İtiraz
Komisyonunca değerlendirilerek, karara bağlanır.
• Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurları
122. maddeye göre, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları,
5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda belirtilen Kurum müfettişleri
ile sosyal güvenlik kontrol memurlarıdır. Yönetmeliğin 123. ve 124. maddelerinde
kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından yapılacak tespitler ve
yürütülecek işlemler düzenlenmiştir.
• Bilgi ve belge istenilmesi
Yönetmeliğin 129. maddesinde Yasanın 100. maddesi kapsamında bilgi ve
belge istenilmesi esaslarına yer verilmiştir. 5411 sayılı Kanun kapsamındaki
kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler
doğrudan, münferit olarak bilgi ve belge istenmesi hariç olmak üzere kamu
idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ise Kurumla yapılacak
protokoller çerçevesinde, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı
ağır sonuçlar doğuracak hâller ile özel hayat ve aile hayatının gizliliği
ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla özel kanunlardaki
yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa
Kurum tarafından kişilerin sosyal güvenliğinin sağlanması, 6183 sayılı
Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile bu Kanun kapsamında
verilen diğer görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi
ve belgeyi sürekli veya belli aralıklarla vermeye, bilgilerin elektronik
ortamda görüntülenmesini sağlamaya, görüntülenen bu bilgilerin güvenliğini
sağlamaya, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü belge ile vermek
zorunda oldukları bilgilere ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp,
disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya
kayıtları okunabilir hâle getirmek için gerekli tüm sistem ve şifreleri
incelemek için ibraz etmeye mecburdurlar.
Kanunun 100 üncü maddesi kapsamında bilgi ve belge istenilmesine ilişkin
usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak tebliğ ile belirlenecektir.
• Yürürlükten kaldırılan Yönetmelik ve uygulanmasına
devam edilecek hükümler
Yönetmeliğin 133. maddesine göre, 16/1/2004 tarihli ve 25348 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigortalar Kurumu Sosyal Sigorta İşlemleri
Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmaktadır.
Devralınan kurumlar tarafından çıkarılan ve bu Yönetmeliğin kapsamına
giren hususları düzenleyen yönetmeliklerin, Kanuna ve bu Yönetmeliğe aykırı
olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
• Sigorta ve emekli sicil ile tahsis numaraları
ve dosyalar
Yönetmeliğin geçici 1.maddesine göre; Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce sosyal güvenlik kurumlarına tescili yapılan sigortalıların eski tescil
bilgileri, sosyal güvenlik sicil numarası altında güncellenerek Kanuna
göre tescil işlemleri sonuçlandırılır. Bunlar için ayrıca sigortalı işe
giriş bildirgesi talep edilmez. Sosyal güvenlik sicil numarası ile tescil
edilene kadar eski emekli, sigorta ve Bağ-Kur sicil numaraları kullanılır.
Sosyal güvenlik sicil numaraları ile birlikte bu numaraların sadece arşivleme
işlemlerinde kullanılmasına devam edilir.
• Eski işyerlerinin tescil işlemleri
Geçici 2. madde uyarınca Kanunun yürürlük tarihinden önce, yürürlükten
kaldırılan 506 sayılı Kanuna göre tescili bulunan işyerleri için ayrıca
tescil işlemi yapılmaz. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamına giren sigortalılara ilişkin işlemler, tescilli olan bu
işyerleri dosyalarından sürdürülür.
• Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma
Bilindiği üzere 5510 sayılı yasaya göre ilk kez sigortalı olacaklar
bakımından kural olarak sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışma kaldırılmış,
mevcut sistemdekiler bakımından Yasanın geçici 14. maddesindeki ilkeler
benimsenmiştir. Yönetmeliğin geçici 21. maddesinde bu madde doğrultusunda
düzenleme yapılmıştır.
Maddeye göre, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya
sigortalı olanlar ile vazife malullüğü, malullük ve yaşlılık veya emekli
aylığı bağlananlar ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik
destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik
destek primine tabi olma bakımından Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili
kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
Ancak;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi oranı Kanunun 80 inci maddesine
göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden Kanunun 81 inci maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen prim oranına % 30 oranının eklenmesi
suretiyle bulunan toplamdır. % 30 oranının dörtte biri sigortalı, dörtte
üçü işveren hissesidir. Bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik
destek primine tabi olanların prim ödeme yükümlüsü bunların işverenleridir.
Sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışan sigortalının iş kazası
geçirmesi veya meslek hastalığına tutulması hâlinde bu sigorta kollarından
gerekli yardımlar yapılır.
Sosyal güvenlik destek primi, süresi içinde ve tam olarak ödenmezse,
ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her
bir ay için % 3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca,
her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak
üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca
açıklanacak bir önceki aya ait Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen
Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak
gecikme zammı hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı
günlük hesaplanır.
• İşyeri kayıtlarının ibrazında zamanaşımı
İşyeri kayıtlarının ibrazı konusunda getirilen geçici 23. maddeye göre;
Bu Yönetmeliğin 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen defter
ve belgeleri;
a) 10 yıl olan saklama süresi 2008 yılı için 5 yıl, 2009 yılı
için 6 yıl, 2010 yılı için 7 yıl, 2011 yılı için 8 yıl, 2012 yılı için
9 yıl olarak,
b) 30 yıl olan saklama süresi ise 2008 yılı için 5 ve sonraki
yıllarda 30 yıl tamamlanıncaya kadar her yıl birer yıl artırılarak uygulanacaktır.
• Yürürlük
Yönetmeliğin 134. maddesine göre, Yönetmelik hükümleri 2008 yılı Ekim
ayı başında yürürlüğe girecektir.
GENEL SAĞLIK SİGORTASI İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİ
• Genel ilkeler
Yönetmeliğin “genel ilkeler” başlıklı 5. maddesinde Kanunun 60 ıncı
maddesinde sayılan kişilerin genel sağlık sigortalısı olması zorunlu kılınmıştır.
Maddeye göre;
Genel sağlık sigortası kapsamında finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri
ile yol gideri, gündelik ve refakatçi haklarından, genel sağlık sigortalısı
ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler yararlandırılır. Genel sağlık sigortası
kapsamında finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile yol gideri, gündelik
ve refakatçi haklarından yararlanmak, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişiler için bir hak, bu Yönetmelikte belirtilen usul ve
esaslara göre bu hizmet ve hakların finansmanının sağlanması Kurum için
bir yükümlülüktür. Genel sağlık sigortası kapsamında finansmanı sağlanan
sağlık hizmetleri ile yol gideri, gündelik ve refakatçi haklarında, kişilerden
alınan primlerin tutarına göre herhangi bir farklılaştırma yapılamaz.
• Genel sağlık sigortalısı sayılanlar
Yönetmeliğin 6.maddesinde genel sağlık sigortalıları sayılmış, Yasanın
60. maddesine açıklık getirilmiştir.
• Genel sağlık sigortalılığının başlangıcı,
bildirimi ve tescili
Yönetmeliğin 9. maddesine göre; Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının
(a) ve (b) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar; sigortalı
veya isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edildikleri tarihten itibaren
genel sağlık sigortalısı sayılır ve ayrıca bir bildirime gerek olmaksızın
genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilmiş sayılacaktır.
• Genel sağlık sigortalısının prime esas kazançları
Yönetmeliğin 12. maddesine göre; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası
kapsamında sayılan genel sağlık sigortalılarının prime esas kazançları,
Kanunun 80 inci maddesine göre belirlenir.
• Genel sağlık sigortası prim oranları
Yönetmeliğin 13. maddesinde genel sağlık sigortası prim oranları belirlenmiştir.
Genel sağlık sigortası prim oranı, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a), (b) ve (c) bentleri ile Kanunun 5 inci maddesi (g) bendi kapsamındakiler
için Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasına göre hesaplanan prime
esas kazancın %12,5’idir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) ve (c) bentleri ile Kanunun 5 inci maddesi (g) bendine tabi olanlar
için bu primin %5’i sigortalı, %7,5’i ise işveren hissesidir.
• Prim ödeme yükümlüsü
Yönetmeliğin 14. maddesine göre; genel sağlık sigortası bakımından,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine tabi
olanlar için bunların işverenleri, Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendine
tabi olanlar için işverenleri, prim ödeme yükümlüsüdür.
• İstirahat raporlarında uygulanacak usul ve
esaslar
Yönetmeliğin 17.maddesine göre; Kurumca yetki tanınan işyeri hekimi
bir kerede en fazla 2 gün istirahat verebilir.
İstirahat raporlarında sigortalının çalışıp çalışamayacağı veya kontrol
muayenesinin yapılıp yapılmayacağı hususu belirtilir. İstirahat raporunun
bir nüshası işyerlerine ibraz edilmesi için sigortalılara verilmek, bir
nüshası Kuruma gönderilmek üzere en az iki nüsha olarak düzenlenir.
Kurumca yetkilendirilen tek hekim veya sağlık kurulu tarafından verilecek
istirahatlar, örneği Kurumca belirlenecek belgenin doldurulması veya elektronik
ortamda düzenlenmesi suretiyle verilir.
Ülkemizin taraf olduğu sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri çerçevesinde
akit ülke sigorta kurumu mevzuatına göre düzenlenen ve sözleşmenin uygulanmasına
ilişkin formülerlerle Kuruma bildirilen istirahat raporları aynen kabul
edilir.
Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki tedaviler
sonucu verilen istirahat raporlarının ülkemiz dış temsilciliklerince onanması
hâlinde Kurumca ayrıca tasdik aranmaz.
Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülke sosyal güvenlik
kurumları sigortalılarının, muayene ve tedavileri sonucu düzenlenecek istirahat
raporlarında bu Yönetmelikte belirlenmiş usul ve esaslar uygulanır. Bu
raporların, akit ülke sosyal güvenlik kurumlarına intikal ettirilebilmesi
için Kuruma verilmesi zorunludur.
• Finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin
amacı ve kapsamı
Yönetmeliğin 18. maddesine göre; genel sağlık sigortalısının ve bakmakla
yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmaları, hastalanmaları hâlinde sağlıklarını
kazanmaları, iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu
tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanması, iş göremezlik
hâllerinin ortadan kaldırılması veya azaltılması, iş kazası ve meslek hastalığına,
kazaya, hastalıklara veya konjenital (doğuştan) nedenlere bağlı olarak
ortaya çıkan durumlarda vücut bütünlüğünün sağlanması amacıyla Kanunun
63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde
sayılan sağlık hizmetlerinin finansmanı Kurumca sağlanır.
• Sağlık hizmetlerinden ve yol gideri, gündelik
ve refakatçi haklarından yararlanma şartları
Yönetmeliğin 32. maddesine göre; genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden ve yol gideri, gündelik
ve refakatçi haklarından yararlanabilmeleri için;
a) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c)
ve (f) bentleri hariç diğer bentleri gereği genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu
tarihten önceki son bir yıl içinde toplam otuz gün genel sağlık sigortası
prim gün sayısının olması,
b) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin
(2) numaralı alt bendi ile (g) bendine tabi olan genel sağlık sigortalısı
ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yukarıdaki bentte sayılan şartla birlikte,
sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihte atmış günden fazla prim ve
prime ilişkin her türlü borcunun bulunmaması,
c) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (d) bentlerine
tabi olan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
(a) bendinde sayılan şartla birlikte, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu
tarihte prim ve prime ilişkin her türlü borcunun bulunmaması,
şarttır.
• Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi
katılım payı
Yönetmeliğin 33. maddesi uyarınca; katılım payı, ayakta tedavide her
bir hekim ve diş hekimi muayenesi için 2 Yeni Türk Lirası olarak uygulanır.
Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi katılım payı tutarı, 213
sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı kadar
her yıl artırılır. Yeniden değerleme oranı kadar artırılması hâlinde çıkan
yeni kuruş kesirlerini tama iblağ etmeye Kurum yetkilidir.
• Ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için katılım
payı
Yönetmeliğin 35. maddesine göre; Ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için
katılım payı, Kurumdan gelir ve aylık alan genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişiler için yüzde on, kapsamdaki diğer genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için yüzde yirmi olarak
uygulanır.
Yatarak tedavi sonrasında hasta taburcu edilirken tedavisinin devamı
için düzenlenen reçeteler için katılım payı, ayakta tedavi kabul edilerek
birinci fıkrada belirtilen oranlarda uygulanır.
• Hizmet basamakları, sevk zinciri ve yaptırım
Yasanın 70. maddesi bağlamında hazırlanan 40. maddeye göre; Kanunun
63 üncü maddesinin birinci fıkrasının sadece (f) bendindeki sağlık hizmetlerini
sunanlar veya üretenler hariç olmak üzere sağlık hizmeti sunucuları Sağlık
Bakanlığı tarafından birinci, ikinci ve üçüncü basamak olarak sınıflandırılır.
Bu sınıflandırmada aile hekimleri birinci basamak sağlık hizmeti sunucusu
olarak yer alır. Kurum, Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak, bu basamaklar
ve sağlık hizmeti sunucuları arasında sevk zincirini; tanı, ön tanı, hekimlerin
ve diş hekimlerinin uzmanlıklarını dikkate almak suretiyle tüm yurtta veya
il ya da ilçe bazında belirlemeye yetkilidir. Genel sağlık sigortalısı
ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler, Kanunda, bu Yönetmelikte ve ilgili
mevzuatta belirtilen istisnalar dışında sağlık hizmetlerini istediği il
ya da ilçede sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusundan alma hakkına sahiptir.
Sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucusuna yapılan müracaatların bedelinin Kurumca
karşılanabilmesi için acil hâlin tespiti şarttır.
İş kazası ile meslek hastalığı, afet ve savaş hâli ile acil hâller dışında,
genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin Kurumca belirlenen
sevk zincirine uymaları zorunludur. Sevk zincirine uyulmaması hâlinde sağlık
hizmetleri bedelleri ve yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri Kurumca
karşılanmaz.
Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için sevk zinciri
kurallarının il ya da ilçe bazında farklı belirlenmesi hâlinde, kişinin
sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu ildeki sevk zinciri kuralları geçerlidir.
Belli bir program çerçevesinde tedavi gören ve bu durumları sağlık kurulu
raporu ile belgelendirilen genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü
olduğu kişilerin, bu tedaviyle ilgili sağlık hizmeti sunucusuna gidişlerinde
sevk zincirine uyma zorunluluğu aranmaz.
• Yurt dışında geçici veya sürekli görevle
gönderilme hâlinde sağlanacak sağlık hizmetleri
Yönetmeliğin 44. maddesinde Yasada öngörülen işveren yükümlülüklerinin
farklılaştırıldığı görülmektedir.
Maddeye göre; Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin
(1) numaralı alt bendinde sayılan genel sağlık sigortalılarından, işverenleri
tarafından Kurumca belirlenen usule uygun olarak veya kamu idareleri için
özel mevzuatlarında belirtilen usule uygun olarak;
a) Geçici görevle yurt dışına gönderilenlerin Kanunun
63 üncü maddesinde sayılan sağlık hizmetleri acil hâllerde,
b) Sürekli görevle gönderilenler ile bunların yurt dışında birlikte
yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilerin Kanunun 63 üncü maddesinde
sayılan sağlık hizmetleri acil hal olup olmadığına bakılmaksızın,
yurt dışında sağlanır.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılması nedeniyle genel sağlık sigortalısı sayılanların daimi olarak
altı aydan fazla süreyle yurt dışında görevlendirilmeleri durumu, bu Yönetmeliğin
uygulanmasında sürekli görevle yurt dışına gönderilme sayılır. Bu kişilerin
görevlendirilmesine ilişkin usul, görevlendirilen ülke ile ikili sosyal
güvenlik sözleşmesi olması hâlinde sözleşme hükümlerine göre yürütülür.
Geçici görevle yurt dışına gönderilenlerin Kuruma bildirimi, tedavi giderleri
oluşması hâlinde bu giderin talep edildiği sırada da yapılabilir. Sürekli
görevle yurt dışına gönderilenlerde ise yurt dışına çıkıştan önce Kuruma
bildirim yapılır.
Birinci fıkra kapsamında yurt dışında tedavi gören kişiler ile Bakanlar
Kurulu kararıyla askerî birlik hâlinde ya da kamu idarelerinin yetkili
makamlarınca yurt dışına askerî veya güvenlik amaçlı görevlendirilenlerin
sağlık hizmeti giderleri, öncelikle işverenleri tarafından ödendikten sonra,
yurt dışında görevli olduklarına dair belge ile birlikte mahalli konsolosluktan
tasdikli rapor ve sair belgelere dayanılarak Kurumdan talep edilir. Kurumca
karşılanacak tutar, yurt içinde sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına
tedavinin yapıldığı tarihte ödenen en yüksek tutarı geçemez. Aşan kısmı,
işverenlerince karşılanır. Kurumca ödemeler, ödeme tarihindeki Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınarak Yeni Türk Lirası
üzerinden yapılır. Yurt dışında sağlanan tedaviye yönelik olarak yurt içi
sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları için Kurumca ödenecek tutarların belirlenmemiş
olması durumunda ödenecek tutar, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca
belirlenir.
• Sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından
alınan sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi
5510 sayılı Yasanın 5754 sayılı Yasa ile değişik 73.maddesine göre,
acil haller dışında sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından hizmet alınamayacaktır.
Yönetmeliğin 53. maddesinde bu hususa yer verilmektedir.
• Genel sağlık sigortası bakımından işverenin
iş kazası ve meslek hastalığı hâlinde sorumluluğu ve rücu
Yönetmeliğin 55. maddesinde işverenin genel sağlık sigortası giderleri
bakımından sorumluluğu düzenlenmektedir.
Buna göre; işveren, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına
tutulan genel sağlık sigortalısına, sağlık durumunun gerektirdiği sağlık
hizmetlerini derhal sağlamakla yükümlüdür. Bu amaçla işveren tarafından
yapılan ve belgelere dayanan sağlık hizmeti giderleri ve yol gideri, gündelik
ve refakatçi giderleri, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından
belirlenen tutarı geçmemek üzere Kurum tarafından karşılanır.
Birinci fıkrada belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesindeki ihmalinden
veya gecikmesinden dolayı, genel sağlık sigortalısının tedavi süresinin
uzamasına veya malul kalmasına veya malullük derecesinin artmasına sebep
olan işveren, Kurumun bu nedenle yaptığı her türlü sağlık hizmeti giderini
ödemekle yükümlüdür.
İş kazası ile meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalının iş
sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı
hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca yapılan veya yapılacak iş kazasına yönelik
sağlık hizmetine ilişkin giderler ile yol gideri, gündelik ve refakatçi
giderleri işverene tazmin ettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde
kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
İşverenin bu maddenin uygulanmasına ilişkin sorumlulukları, yurt dışında
geçici ya da sürekli görevlendirme hâlinde de devam eder.
• Sağlık raporu olmaksızın çalıştırma hâlinde
rücu
Yönetmeliğin 56.maddesinde Yasanın 76.maddesinin 5754 sayılı Yasanın
değişmesinden önceki metnine yer verilmiştir. Bu nedenle 2.fıkra yeniden
düzenlenmelidir. Yönetmeliğin mevcut düzenlemesine göre, ilgili kanunları
gereğince çalışacağı iş için sağlık raporu alınması gerektiği hâlde, sağlık
raporuna dayanmaksızın veya alınan raporlarda çalıştığı işte tıbbî yönden
çalışmasının elverişli olmadığı belirtildiği hâlde, genel sağlık sigortalısını
çalıştıran işverenlere, bu nedenlerle Kurumca yapılan sağlık hizmetine
ilişkin giderler ile yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri tazmin
ettirilir.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki
kişiler, hekim veya diş hekimi sağlık raporu ile çalışamayacağı belgelenen
işlerde çalıştırılamaz. Bu kişileri çalıştıran işverenler, genel sağlık
sigortalısının aynı hastalığı ile illiyet bağı kurulan hastalıkları sebebiyle
Kurumca yapılan masraflarını ödemekle yükümlüdür. Bu kişiler, bir başka
işverene ait işyerinde çalışmış ise bu durumu bilerek çalıştıran işveren
ile genel sağlık sigortalısı, doğacak masraflardan Kuruma karşı müştereken
ve müteselsilen sorumludur.
• 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine
ilişkin geçiş hükümleri
Yönetmeliğin geçici 4. maddesi ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci
maddesi kapsamındaki bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret
odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler
personeli için kurulmuş bulunan sandıkların iştirakçileri ile aylık veya
gelir bağlanmış olanlar ile bunların hak sahiplerinin devir tarihinden
itibaren genel sağlık sigortalısı sayılacağı düzenlenmiştir.
• Yürürlük
Yönetmeliğin 71. maddesine göre;
Bu Yönetmeliğin;
a) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendinin (3) ilâ (8) ve (10) numaralı alt bentleri ile (f) bendinde sayılanlar
ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için, bu Yönetmeliğin 31 inci madde
hükümleri hariç 1/7/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
b) Birinci fıkranın (a) bendinde sayılanlar ve bakmakla yükümlü
olduğu kişiler için bu Yönetmeliğin 31 inci madde hükümleri 2008 yılı Ekim
ayı başında,
c) Kanunun 60 ıncı maddesi birinci fıkrasında sayılan diğer kişiler
ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için 2008 yılı Ekim ayı başında,
yürürlüğe girecektir.
AĞUSTOS 2008 |